"Ne eveli, ne ahiri" dizesinde eveli kelimesi "evveli" olarak yazılmalı...
"Terkederdim bu şehiri" dizesinde "terkederdim" kelimesi "terk ederdim" şeklinde yazılırken "şehiri" sözcüğünde ünlü düşmesi yapılmalı ve "şehri" şeklinde yazılmalı tıpkı aşağıda belirttiğim dizenizdeki gibi:
Resmine çarpı koyardım... dizesinde "resimini" değil "resmini" şeklinde doğru yazılmıştır...
Keyifli şiirdi ancak heceyi tutturabilmek için yazım kurallarından taviz verilmiş, daha kaliteli şiirlerinizi de okumuştum...
Hürmetler...
Şaire ve eserine saygımla...
ah şairem...
büyüyen hüzünlerde eksilir yaşam kimi zaman... ve bazen kurulan her cümlede dokunur insana yalnızlık... hep aynı yere tökezler imgeler. çünkü her şey bir tek şeyle ilişkilendirilmiştir bir kere. işte şiir böyle bir atmosferde işledi içime. ama bir tek şeye gerçekten sevindim. artık buradasın...
şimdi hoşgeldin dost. bir daha gitme emi...
dostça sevgimle.
bazen bir radyo kanalı açarsınız, yada televizyon... ya da bilgisayarınızda
müzik çalarınızda kayıtlı şarkılar... ah o yüreğimizi lime lime eden şarkılar
hani dinlerken her şarkıdan bir mısra doğar kaleme, düşer rengi kağıtlara ya
Gözyaşlarımın Mihrini Çözüyor Mendiller şiirini okurken her bölümde bir başka şarkı yakalıyor okuyan
yüreğimizin yüz sürdüğü, kimi zaman gözlerimizi nemlendiren, kimi zaman özleten hasretliklerimizi...
satır aralarında gizlenmiş bütün şarkılar kulağımda şimdi, şiir ayrı yerde şarkılar ayrı
şairin ustalığı ayrı
DÖN ÇIKTIĞIN OKYANUSLARDAN
okyanuslar derinliği, duyguların bütününü ifade ettiğini düşünürsek, dönmesi istenilenin kendine çekildiğini söyleyebiliriz ve bu çekiliş derinliğine, duygusallığına, suskunluğunadır ve şair demektedir ki... dargın da olsan, suskun da kaybolma kendinde konuş, konuşursan şiirler de konuşur, çiçek açar.
tebrik ederim şair, satır araları yine zengin bir şiirdi
selamlarımı bırakıyorum<...
Sınırları belirsiz bir haritanın
Son kervanı geçer topraklarımdan
…
Ne büyük bir yalnızlık, çıkmaz, umutsuzluktur bu şairin kaleminden dökülen, son kervan son umutlarını yüklenmiş geçip giderken yürek neyler acaba, nasıl bir hüzün içindedir, hangi karanlıklara gömülmeye hazırlar güneşini ve nedir bu içindeki belirsizliğin renginde boğulan kelimeler… okunması zor olsa da bu iki mısradan şairin hüznünü görmek mümkün olmaktadır. Biraz kendimizin sınırsız kentleri, biraz şiirin belirsiz sınırları… hangisi daha çok dokunuyorsa okuyana o kadar çok sınırları genişliyor şiirin, ustaca bir açık kapı bırakmıştır şair okuyucusuna…
…
Tutanaklarda isimsiz geçer suskunluğunda kimliksizliğim.
Kimliksizlik biraz sahipsizlik değil midir, ait olmadığımız bir şeylere, birine, bir yere, burada şair ait olmadığı yerdedir ya da başka bir pencereden bakarsak hep aldanmıştır işte benim dediklerine belki de inandığı aşkların yalanlara çıkışlarıdır kimliksizliği ki çıkılan yer uçur...
gün sonu belleğin iz düşümünde
sorgular başlar kendimden içre benliğime
hatalar/ günahlar/sevaplar hardiskimi
af dileyerek resetler...
bazen çamur bulaşır geçtiğim yollardan
bazen gül dikeni tenime
bazende kırdığımız şişenin dibinde geçliğimiz
olur olmaza kırılır /darılır
bir an'lık nefes bize misafirken...
masum değiliz hiç birimiz
hepimiz...
sorgulattı şiir günün başlangıç noktasında.
tebrikler
kutladım...
Bu günümün hüznüne masmavi fonuyla ilmik ilmik düğümlenip, sevdası yüreğime aktı bu şiirin ezgisi.
Sevdanın lirzmi gergef gibi betimlemeler de dokunmuş ve hasretler sancak tarafından vururken şaire sığınacak limanda bırakmamış!
Bir fırtına çıkar ansızın
Sen üşürsün
Ben üşürüm
Bizi bir titreme alır güvertelerde
Bilirim hasret hep sancak tarafından yaklaşır
ne kadar duru yalın ve hüznün iki kişilik melankolik hali? gözümün önünde canlandı, özlemli iki sevgili.
her yönüyle harika tümcelerin denizin iyot kokusuyla lodos da dağılmış uçamayan bir martının çaresizliği gibi
geldi bana.
Özlemin beni nefessiz bırakıyor
Dön çıktığın okyanuslardan
Finali can evimden vuran bir noktalama.
Yine mükkemmel bir şiir sunan bu kocaman yürekli sevgi seli adama teşekkür ediyor ve tüm içtenliğimle kutluyorum.
Adem bey harikasınız! Sevgilerimle...
:)
güldüm,zira ana sayfada
kaktüslerde çiçek açar s... yazıyordu, Sivas sandım da...
umut dedik elbet şiire
kokusuz da olsalar
kandırmazlar diye düşündük
eğer yürek istemezse elbette
ki
kanatır diyorken şair...
günaydın ve dostlukla...
Haydi, gel sevgili yasla döşüme
Bedenle can bulur başlar diyorsun.
Gönül dehlizinden iki gözüme,
Kendine yol bulur yaşlar diyorsun…
ÅÂiirdeki duygular tümüyle çok güzel.Yalnız bu kıtada kafiyelerde hata var bence.
DÖÅÂÜME ÜME ler rediftir.
GÖZÜME
Seçkiyi kutluyorum efendim.
" Öksüzüm , yetimim " kelimelerine eklenen " - im , - üm " ekleri , ek fiil geniş zaman 1. tekil şahıs ekleri olabilirken; aynı zamanda 1. tekil şahıs mülkiyet ( İyelik ) eki olarak da düşünülebilir.
Acaba , dedim ; birinci manasıyle şair , " Ben öksüzüm ; ben yetimim " demek mi istemiştir ? Yoksa " Benim öksüzüm , benim yetimim " demek mi istemiştir ? İkinci anlamıyla düşünecek olursak eğer "öksüzüm , yetimim " kelimeleri , şairin kendisine " Behlül bakışlım " diye hitap ettiği muhatabın sıfatı olur.
Niçin böyle düşündüğümü soracak olursanız cevabım hazır ! Şiirin zengin çağrışımlara gebe oluşuna dikkat çekmek içindir derim.
Şiir "gurbet"ten " sıla " ya gönderilen mektup gibidir . Gurbete gidilir de " Mektup selam söyle benden sılaya " denilmez mi ?
Şairimiz , lirizm ifade eden sımsıcak duygularla
hitap ettiği muhatabına selamıyla beraber dualarını da gönderiyor .
Her zaman söylerim ; söylemeye devam etmeyi edebi bir borç telakki ederim ki , Kars ve ...
Adımdan önce gelir dostlar biliyor bunu
Dünyada Samyeli çok bu işler ince konu
Dilerim onun ile kapansın ömrün sonu
Sonbaharımın gülü gazelidir Samyeli
yeni bir çocuk doğduğu zaman Allah adı ile yaşatsın deriz...
daha sonra türk töresinde olduğu gibi yaptığı bir yiğitlikten sonra o adı almaya hak kazanmıştır...
aslında o adı almak için yiğitlik yapmamıştır...
bazen ismler kendimizden büyük bazen de bir beden küçük gelirler bize...
bazen de tabiri caizse çuk oturdu deriz...
samyeli: çöl rüzgarı anlamına geldiği gibi aynı zamanda, estiğinde tende iz bırakan özelliğe de sahiptir...çilden büyük, gelişigüzel koyu renkli halkalardır onlar...ömür boyu samyeli nin izlerini taşıtır...
Safiye Hanıma ben sitemizin sultanı diye çok hitap ettim...
değerdi de...
mektebini bile okumadan yürekten hece şiirini kuralına kitabına uygun yazabilen kaç insan vardır ki hayatta...
gönlü geniştir...
h...
Siyah-beyaz donatılmış
Doğanın rengindeydi sevdalar bu gece.
Ölürse kafir ölmesin diye
Can üstünde olan tüm aşkların
Yüzünü çevirdim Kibleye.
Kelimelere yüklediğiniz derin manalar hemen ilk mısralarda kendisini hissettiriyor. Şiirinizi okurken devamlı tefekkür ufuklarında gezindim. Şiirinizi imrenerek alkışlıyorum. İlhamlarınız daim olsun efendim. Ömer Öner
Şair " Bu gece " dediği bir zaman içerisinde sevdaları " Siyah - beyaz " a boyanmış bir tabiatın ortasında ölmek üzere olan bir hastaya benzetiyor.
Bu durumdaki hastalara , ahirete imansız gitmesin diye "Kelime-i Şahadet " telkin edilir.
Şair de böyle bir halet-i ruhiye ile " Can üstünde olan tüm aşkların yönünü kıbleye " tevcih ediyor. Yani , sözü edilen mevta veya mevtalar müşahhas hale getirilmiş aşk veya aşklardır.
Aşk denilen ölüden geriye kalan ne varsa tarümar edilmelidir öyleyse .
Şiire teksif edilmiş ( yoğunlaştırılmış ) bir sitem muhtevası hakim kılınmış .
Tebrik ediyorum.
Anladım SAMYELİ !...
Soyadın tescillenmiş belgesi olan bu şiir; bir yanılgının da düzeltilmesi oldu.
Yanılanlardan bir de bendim. ( beşer, nisyan ile şaşar )
Ama olsun,
Ha genç şairimiz Samyeli,
Ha siz şairimiz Safiye SAMYELİ ...
Her ikiniz de aramızda olan değerli şair dostlarımızsınız .
Biz şiire bakarız, şiir okur, şiir anlatırız.
Sizleri de kutarız elbette .
Selam ve saygılar ..
En değerli mirasım babamdan bana kalan
Pembe cüzdan üstünde dizilidir Samyeli
Kim derse bu çakmadır yalan külliyen yalan
Kırk yıldır kütüğüm de yazılıdır Samyeli
İnandık iman getirdik değerli şairem, ne güzel dizelerdi yine kıskanırım bak,
Kutluyorum selam ile...
''Ölsem Üstüme Gelmesin'' bu deyimi biz de çok kullanırız.(Kars)
Hasta olup yataklara düşsem de ölümüm anında bile gelip benimle helalleşmesin gibi bir anlamı var.
Şiirde sanırım aşktan bahsetmiş şaire hanım.Yaşanmamış duyguların gönülde açtığı yara neticesinde hülyaları hapse mahkum ederek,aşkı da bir nevi istememesi....
Tebrik ediyorum.Sevgilerimle...
O feleğe bir kaç defa göz etsem
Bırakır mı güz ayını yaz etsem
Tuzak kursam avımdaki koz etsem
Sonra kendi avucunu yalasın
Felek senle elleşmeye bir bele meydan ola,
Açıla hak kapısı,adalet,divan ola,
Men gelmiştim mürşüdüme derdime derman kıla,
Ne bileydim ben gelince hak ile yeksan ola ......Şah Hatayinindir bu divani..
şiiriniz koşma olsa da divani tadındaydı... hecenin tüm güzellikleri var bu şiirin içinde..zaten haketdiyi değerini de bulmuş...çok çok kutlarım Melahat hanım...sevgilerimle..
Ya bitti sandıydım. İkiside mi vardı bunun şairim? İyi ki korkmuyor muşsun avrattan valla...
Kutluyorum selam ile.
"Halim arzetmeye seni tenha bulamam seni bulıcak olsam kendimi bulamam" demiş şair ama bu şiir bu okuduğum şiir için geçerli değil zannımca.hakikati çok hoş,güzel akıcı şen şaktak bir anlatımla dile getirmiş aslında şairimiz..
Hece şiiri okuyacaksam basma kalıptan sürekli kendini tekrar eden bir üsluptan uzak olmalı şiir.Sizin şiiriniz gibi
Keşkelerinden kurtulmaya çalışan bizim benlğiğimize kurulmuş bir otağ gibiydi şiir.Okudukça okuyası geliyor okuyanın
Dedim ya kalemin kendi ile mücadelesi sonucu böylesi güzel şiirler çıkıyor işte.Şiir boyacı küpüne batırılarak çıkmaz.hani boyacı küpü olsa bu kadar hızlı şiir çıkmaz.Ne çok işçiliği olan bir şiirdi.Tahmin edebiliyorum.Okuynın zevkine hürmet etmek için çok çetin mücadeleler sonucu böylesi hoş,okuyanı bir yerler götürecek,onu içine çekecek şiiri hakikatli şiir, şiirdir.
Çok teşekkür ediyorum böylesi güzel bir şiiri okuttuğunuz için.
eyvallah.
kutluyorum
Anksiyete; nedeni bilinmeyen, içten gelen, belirsiz, korku, kaygı, sıkıntı, kötü bir şey olacakmış endişesi ile yaşanan bir bunaltı duygusudur. Yaşamı tehdit eden yada tehdit şeklinde algılanan bir çeşit alarm duygusudur. İçten yada dıştan gelen tehlikeler yada tehlike beklentilerine karşı yaşanan bir tepkidir. Çok hafif gerginlik ve tedirginlikten panik derecesine varan değişik yoğunluklarda olabilir. Anksiyetenin patolojik özellikleri yanı sıra uyuma dönük işlevi de vardır. İç ve dış tehlikelere karşı koruyucu, uyarıcı, önlem alınmasını sağlayan bir yönü de vardır. Algılanan bu tehlikelere karşı benlik (ego) savunma düzeneklerini kullanarak baş etmeye, önlem almaya, kendini korumaya çalışır. Eğer benlik gücü yerindeyse sorun çözülür. Bu nedenle her zaman patolojik ve normal anksiyete arasında ayrım yapmak kolay olmayabilir.
Karanlık ve anksiyete bağlamında ele alınan şiirde;
hasarlı cümleler
üstüme b/asıp, yıldızların kollarıyla boğamazsa, icabı kesafet yarını bek...
Bu konuda bir iki kitap okumuştum.
Birisi Müslüman İlim Öncüleri Ansıklopedisi idi.
Yine bundan daha az kapsamlı bir kitap daha okumuştum.
Öğretmenlik yıllarımda öğrencilerime gerektiği şekilde
bilgi sunmaya çalışmıştım.
Hatta ben Paskal üçgeni değil Hayyam üçgeni demiştim (Binom açılımında)
(a+b) nin 3 cü, 4 cü...kuvvetten açılımlarında terimlerin katsayılarının bulunmasını
öğretirken Paskal'dan çok önce Hayyam'ın bulduğunu anılan kitaplardan bahsederek
anlatmıştım.
Keşke bu gün de ilimde öncülük edebilsek.
Şimdi ise Batılılar ilimde başı çekmekteler. İlimin vatanı yoktur. Allah ilmi çalışana verir.
Bizim şu tembelliğimizle öncülük eder halimiz yok. IKRA nın içinde çalışmak vardır.
Hani anlayan.
Çalışmak, çalışmak, çalışmak.
Gerisi boş.
İnsanlığa buluşları ile keşifleri ile hizmet eden herkese minnettarız.
Milleti milliyeti ne olursa olsun.
Güzel bir çalışma yapmışsınız.
Sağolun. Teşekkürlerimi sunuyorum.