hocam
çok güçlü bir yazı olmuş, hem toplumsal duyarlılığı yüksek hem de akademik bir derinliği var. “Eğitim hakkı ayrıcalık olamaz” cümlen yazının özünü mükemmel şekilde özetliyor. özellikle “bizde erişim hâlâ şansa bağlı bir ayrıcalık” ifaden, sistemdeki adaletsizliği çarpıcı biçimde gösteriyor. sade ama etkili bir dil kullanmışsın; her paragraf düşünmeye sevk ediyor. gerçekten farkındalık yaratan bir yazı olmuş.
selam sevgiler
hocam,
şiir tam bir ofis klasiği olmuş, hem samimi hem de içten bir mizah taşıyor.
“Patronumla aram iyi, üç ayda bir hep zam yapar” dizesinde yüzümde istemsiz bir tebessüm belirdi.
kahve kokusu, çalışma temposu, hafta sonu özlemi hepsi bir arada, günlük hayatın içinden dökülmüş dizeler.
çok keyifli, çok doğal bir şiir hocam.
selam sevgiler
hocam,
şiirin her dizesi gülüşe yazılmış bir dua gibi…
bir insanın gülüşü bu kadar mı evreni güzelleştirir, bu kadar mı bir kalbi titreştirir.
“Bir dudağın gökyüzü olur, bir dudağın kıyılarda dinginleşen okyanus” derken, kelimeler resme dönüşmüş sanki.
her mısra huzurla, sükûnetle dolu.
hele “Züleyha’nın gözlerinde bir Yusuf” kısmı…
aşkı, inancı ve sadakati bir nefeste anlatmışsın hocam.
böylesi dizeler yazan biri, duygusunu saklamaz zaten, yaşar.
çok derin, çok zarif, çok içli olmuş bu şiir.
gülüşün kadar güzel kaleminin de daim olmasını dilerim.
selam sevgiler
Güzel nazire olmuş hocam tebrik ederim kalemin kavi olsun saygılarımla ✍️
Şükrü hocam kahveyi bende çok severim buradan afiyeti şeker olsun yarasın hocam çok hoş bir şiir severek okudum kalemin kavi ilhamın bol olsun selamlar hayırlı geceler hocam sağlıcakla kalınız.
Sosyal Medyanın her ne kadar adının başında sosyal kelimesi olsada insanları asosyal yapan bir yapı. Normal insanlar sevgi ilişkilerini aşk ilişkilerini karşılıklı yüzyüze görüşerek sağlam bir zemine oturturlar. Bunu dışında gazetelere ya da sosyal medya oluşumlarına "Bakın ben boşta bir bayanım ya da erkek de olabilir, gelin tanışalım kaynaşalım." Türü yaklaşımlar her türlü maniplasyona açıktır. Kutlarım...
Maalesef öyle
Eşrefi Mahlûk olan insan, hizmetine sunulan tüm varlıklardan bile daha zayıf oluyor bazen
Var olma mücadelesini başka şeyleri yok ederek yürütüyor
Halbuki kâinat yurdu herkese herşeye yetecekken enaniyet
duygusuyla yakıp yıkıyor ne varsa
Çok güzel bir yazı paylaşmışsınız teşekkür ederim hocam
İnsanı tefekküre götüren sorulardı
Selam ve hürmetle
Güne gelmeye layık olan bu güzide yazıyı ve yazarını canı gönülden kutlarım
Çok haklısınız hocam
Büyükler hiçbirşeyi boşa söylememiş.
Ne yazık ki şu kapitalizm çağında özellikle de izm' lerle başgösteren ve doğrudan kadınları hedef alan bir yarış var
Halbuki kendini öğütüyor farkında değil bir çoğu. Özellikle bu yarışta (çoluğu çocuğu için rızık peşinde olanlar müstesna) fıtrata ıygun olmayan fiziki ve ruhi birçok yükün altına giriyor
Daha kendini toparlayamamış bir kadın nasıl verimli bir nesil yetiştirebilir ki hele bir de cehaletle kuşatılmışsa.
Üzerine çok konuşulacak derin bir konu gündeme getirmişsiniz
İlhamınız âli olsun
Selam dua ve hürmetle hocam
Güzel şiir sevgili Nurettin kardeşim
soru eklerini ayıralım lütfen
selamlar iyi günler
Tebrikler ne güzel şiir, ama sitede yok gibisiniz
sanırım bundan beş ay önce uğramışsınız
ve bu gün iki güzel şiir
Diğer şair arkadaşların şiirlerini de vakit buldukça okursanız mutlu oluruz
selamlar iyi günler
Yalnız sokaklarda bir gece kuşu...
Şehrin ışıkları geliyor derinden.
Yürüsem diyor yürüsem
Arınırım yükümden.
....
Tebrikler
Bazen yalnizlik dinlendirir beni
Her gecenin aydinliga kavuşmasi dileklerimle ayrica kasvetli gönüllere ışık dogsun
Güzeldi dogayla duygularin birleşmesi
Saygılar
hocam
yazınız çok yerinde bir farkındalık taşıyor
“kadın = ana, ana = kadın” vurgusu hem özlü hem çarpıcı olmuş
özellikle “dünyanın yarısı kadınlardan oluşur, diğer yarısını da kadınlar yetiştirir” cümlesi bütün metni özetliyor adeta
hem öğüt hem hatırlatma tadında, sade ama derin bir anlatım yakalamışsınız
anaya, kadına ve topluma dair bu duruş metinde çok net hissediliyor
selam sevgiler 🌿
hocam
şiir sade ama derin bir duyguyla yazılmış, kelimeler denizin kıyısında yankılanıyor gibi
“Bir avuç kum, bir tutam köpük” başlangıcı, hem geçiciliği hem özlemi çok güzel anlatmış
özellikle “Tesbih taneleri gibi yüreğimde sakladığım” dizesi içe dokunan bir zarafet taşıyor
sonundaki “Bir martı çığlığı duyması / Bir kanat çırpması / Özgürlüğe” kısmıysa şiiri özgürlükle mühürlemiş
selam sevgiler 🌿
Şiir oldukça derin, yoğun ve duygusal bir ifade taşıyor.
Tematik olarak, kayıp, ayrılık, acı, yalnızlık, özlem ve bekleyiş gibi insana dair evrensel duyguları barındırıyor.
Dilinin ve imgelerinin gücü, duygu yoğunluğunu bir kat daha artırıyor.
Şairin ruh halini ve içsel çatışmalarını, okurun da hissedebilmesi için güçlü bir şekilde aktarmışsın.
Şiirindeki bazı önemli unsurlara dair analiz yapabiliriz.
Ayrılık ve Kayboluş Teması:
Şiir boyunca bir kayıp, bir ayrılık, hatta terk edilmişlik duygusu hâkim. "Terki diyar sensiz buralar," ifadesi, bir ayrılığın ve geriye bırakılan bir dünyada var olmanın acısını dile getiriyor. Kişinin içsel dünyasında hissettiği boşluk ve keder, her satırda hissediliyor.
Zaman ve Doğa İmgeleri:
Sonbahar yaprakları, kar kokusu, gece, gündüz ve mehtap gibi doğa imgeleri, şiirin atmosferini belirleyen unsurlar. Sonbahar yapraklarının savrulması gibi bir kayboluş, kar kokusunda acı çeki...
Yerden göğe kadar haklısın hocam. Bir ülkede anneler ve geleceğin anneleri olan kız çocukları bozulursa o toplumdan artık hayır gelmez; o toplum artık belini doğrultamaz.
Analık gibi kutsal bir mefhumun Özgür Birey Olmak adı konan dejenerasyona kurban verilmemesi için kişiler ve devlet , elinden geleni yapmalı hatta elinden gelmeyeni de yapmalıdır.
Selam ve saygılar.
hocam
şiir baştan sona bir hasretin ilahî yankısı gibi, kelimeler adeta dua ile ağıt arasında gidip geliyor.
“Terki diyar sensiz buralar, suspus ve günahkâr” dizesi, şiirin ruhunu hemen hissettiriyor — hem yalnızlık hem pişmanlık aynı anda.
duygular çok yoğun; özellikle “kurudu gönlüm bir damla yağmadın üzerime” satırı içe işliyor, sessiz bir feryat gibi.
şiirin sonlarında “mühürledim gidişini bıraktım mahşere” derken, teslimiyetle yan yana duran bir direniş hissi var.
ağır, olgun, derin bir metin olmuş hocam; her satırında sızısı var, ama bir o kadar da edası.
selam sevgiler
hocam
bu yazı insanın iç döküşünün en saf, en derin hâli olmuş.
“kula anlatınca rezil oluyorsun, Allah’a anlatınca vezir oluyorsun” sözü zaten başlı başına bir hayat dersi.
her satırında hem bir kırgınlık hem bir teslimiyet hissediliyor; yargılanmaktan bıkmış bir kalbin secdede bulduğu huzur anlatılmış çok içten bir dille.
“dert, ekmek gibi bölünmüyor” benzetmesi de müthiş — sade ama çok çarpıcı bir tespit.
metnin sonunda dua ile kapanması, yazıya hem ruhani bir denge hem de kalıcı bir huzur bırakıyor.
sessiz, içe işleyen, çok güçlü bir metin olmuş hocam.
selam sevgiler
Şiir 17 yaşıma götürdü... İlk şiirimi bir gazeteye göndermiştim ve ayın şiiri seçilmişti" Ben sana yetişemem" ... Yüreğine sağlık...
Ne güzel şiir ile nefes alabiliyor olmak...