Vücudun bir şehre benzetilmesini ilk olarak Erzurumlu Emrah'ın bir deyişinde okuyup sevmiştim...
''Vücudum şehrini odlara yaktı''
Sıradanlıktan kurtulan hece şiirleri okutuyor kendini...
''Senin gibi hercai gelmez artık dünyaya,
Ne yaptın söylesene, şehrimde dudaklar küs!''
Şiir girişinden sonuna kadar duygu olarakta doku olarakta çok güzeldi...
Tebrikler değerli kalem...
''Hatta bir keresinde bir durakta attılar da bizi, diğer durak ineceğimiz yer diye, tren harekete geçerken bindik yine. Yüzsüz değildik be :) Çocuktuk işte !''
Bayıldım bu anlatıma...
Yazının tamamı çok güzeldi her kesitte kendimizden izler vardı...
Yazar hissediriyorsa yazmıştır benim nazarımda...
Sevgili ösgee (Özge) olduğunu düşünüyorum..:)..Ben bu kalemi nesirde daha da çok sevdim...
Lütfen devam edin...
Çokça tebriklerimle...
Çok güzeldi ablacığım... Beyitlerin her biri ayrı bir yüzleşmeye sürüklüyor insanı.... Söylediklerimizle yaptıklarımız birbirini tutmuyor... Bazen karşımızdaki insandan görüyoruz bu tutarsız halleri...
İşte böyle şiire vuruyoruz kendimizi...
Sevgimle...
işte şair hassasiyeti bu degil midir, yalnızca yaşadıklarını, subjektif anlamda yaşanması muhtemel olanları değil, aynı zamanda şairin konumundan uzak acı ve duyguları okuyucusuna da aktarabilecek yoğunlukta hissedebilmesi.tevekküle gark olarak ihya etti kutlarım çokca
Bazen bir şiirin temasında derine dalarız ne demiş şair ne demek istemiş nasıl demiş
bana ne hissettiriyor nereme vuruyor ve neremden etkiliyor beni diye bakınırız mısraların
birbiriyle ahengine.bazen alır seni diyar diyar gezdirir,bazen alır seni bütün karamsarlıklarınla
ruh deviniminde süründürür,bazen buram buram gurbet bazen bir yakamoz ışıltısı bazen yağmur bazen
bu bazenler her şiirde ayrı bir kılıf bulur kendine.Kutlarım Ablam her dem bu tadı almaktayım şiirleriniziden
defol git heee...isyan ulennnnnnnn diyesim geldi şairem...
son şiiri gecemin bünyeme rezerve şuan ...istesende alamazsın bilesin...
sevgimle hep...
uzunca bir süre ne eylül ne sonbahar
hay elime kramp gireydi de dayamasaydım merdiveni hazan'a :D
kalemine sağlık..
" kapı arkasına mı saklandın ilkbahar"
tebriklerimle..
biz büyüdük ve kirlendi dünya...!
keşke çocuk kalabilseydik...
nerelere götürdün beni bilsen şairem...
sevgimle...
Bir hüzün saatinde sağnak olmuş dizeler...
Solan yanlarımıza çarpa çarpa yağdı...
Bir bahar vakti yeşersin umutlar dileklerimle kutluyorum...
//ben haziranın asi kızı
güneşe başkaldıran başakların kardeşi
aklının uçurtmasına tutunan kiraz mevsimi
inatla kendi ütopyasına resmediyorken beni//
Haziran doğumlu olan biri olarak, aslında gönül rahatlığı ile şiirin en dikkatimi çeken kısımlarını buraya kopyalayabilirim. Üste eklediğim kısım mana olarak gönlümü almaya yetti... Uçarı, özgürlükçü, kendi kararlarını alma arzusunu yerine getireli yıllar olmuş biri için hiç yabancı değil bu dizeler...
//seni alan on yedi yerinden yaralı
kasıma nispet yapan haziran
her yıl yeniden doğuruyor beni//
Ciddi bir hüzün var bu bölümde... Yalnızca şairin içeriye girebildiği manasıyla önümde kapalı bir kapı... İyi ki doğmuşsun demekten kendimi alamadığım tuhaf bir sevgi şiirin sahibine...
Ki teknik güzellikleri bilen, şiiri özümseyen şairlerin kaleminden damlayan her kelime şairi okura daha da yaklaştırıyor...
Ve resimdeki buğdaylar... Ve gelincik çiçeği...
Uzaktan sev...
Ne ilkbaharı yaşadım doyasıya, ne kara kışı ne de yaz/sen.. Ben hep sonbahardayım...
Sen beni mi yazdın can. Harikaydı...
Eylül kokan dizelerinize sonsuz tebrikler teşekkürler...Hep sevgimle...
Kendi icin de cok tutarli
özgün
bir siir
itirazi hakli
sairin
tebriklerimle
---
bir öneri /dostca
büyük harfler siirin tüm özgünlgünü bozar
siirce hep
,
USTA KALEM, inanınız şiirinizi Nietzsche okuyabilseydi mest olurdu eseri nerelere kadar yetiyor imiş babında ve Olympos'un komşu Tanrı ve Tanrıça / cıkları da görebilseydiler eğer mısralarınızı kafayı yerlerdi " nerede bu mitolojik çağrışımlı tasvirlerde yerimiz " diye. Entellektüel birikimi çok yüksek bir eser koymuşsunuz ortaya - kusura kalmayınız sanki bir bilirkişi edasıyla yazarmışım gibi oldu, mekanik dilin ruhsuzluğu, ne yapayım da, bir şekilde beğenimi cümleleştirebilmeliydim - ruhani / tasavvufi masalımsı mitolojide AŞK tanımlaması zannederim abes bir ifade tarzı olacak ama fevkalade etkileyici ve enterasan bir üslup kullanmışsınız, başlık ile final dizelerinin arasında devasa bir tarihsel köprü var gibi nev'ine münhasır tanımlamalı imgeleri ile.
Çok çok beğendim, kutlarım ŞAHSINIZI haddimce,
SAYGILARIMLA
çağatay
susunca
gözlerim üşüyor,
ben onlara sarılıyorum.
susunca
kirpiklerim titriyor,
ben ellerimden tutyorum...
ama,
yetmiyor be şair,
inan yetmiyor...
düş yorgunu bir yürekle
keşke diyecek bir sözüm olsa
suskunluğuma
diyene
ama,
bak bu kadeh
şiirlerce susup
hala sevda diyen kalemin sağlığına.
sevmedim kader demeleri asla ama,
neden kol gezdiğini de anlamadım
hüzün denilenin gölgemizin dolaştığı tüm sokaklarda...
selam, sevgi ve dostlukla...
Yokolmasın bu sevdan sonrası Allah kerim
Sende buldum ben aşkı sende bitmek isterim
bitmek bilmeyen aşk...
küllenmeyen yürekte ateş...
çabuk davranıp ferman yazan ecel...
bir bilinmeze kaybolmak...
hasreti lokma lokma banmak...
bir kalemde bitmeyen aşk...
zorla seçilen aşk...
hasretin güneşe eş olması...
daha ne olsun....
Kardelen hanım içten tebriklerimle...
Tanıdık sahillerin tanımadık ambiyansında o nineyle rakı içmeyi ne çok isterdim salaş bir balıkçı kulübesinde, fonda Safiye Ayla, altımızda boş tahta kasalar, melamin tabaklarda izmaritler, yürek mi dayanır bu tabloya ?? Bir de pembe eserse rüzgar değmeyin gitsin keyiflere, sarımtrak iç burktu derininden, cesur sığınaklar da olmalı tabii, değil el uzatan olmalı kucak açan.
Hüzünlü ama çok romantik ve sıcacık bir şiirdi.
Kutlarım Şahsınızı Haddimce,
SAYGILARIMLA
çağatay
Lokma lokma hasret banmak ne harikulade bir tanımlamadır, güneşe eş yürekteki kor ateş nice pekiştirici ifadedir SAYIN ŞAİRE HANIMEFENDİ ...
Bir serzeniş, bir sitem ancak bu denli naif olabilirdi sanırım, kızgıda dahi duyguların nezaketi ile mısralamak sayfaya dökülen kelimeleri ŞİİR yazmak oluyor demekki - bunu sesli olarak kendime söylüyorum elbet - birbniri ardına o kadak nitelikli şiirler okum ki siteden bugün, tam bir sanat şöleni , benim de var gönlümde kocaman bir sarı yıldız, nezdinizde verdim siteye gitti.
Kutlarım Şahsınızı Haddimce,
SAYGILARIMLA
çağatay
"Anladım anne ! Çocukluk içindeymiş insanın bulabildiğince ! Çocukluğumu aramıyorum anne, özlemiyorum da. Sen haklısın çocuğum ben hala !"
Ne kadar doğru yazmışsınız, çocuk kalan bir yanımız vardır mutlaka.
Çocukluğumuzun masumiyeti yaşasın her daim, kirlenmiş yıllara inat..
Çok içtendi, çok güzeldi. Tebriklerimle...
Sitede sizin ve bir kişinin daha sayfasına geldiğimde sesi açıyorum.Ses ve yorum öyle etkili ki engelli kızım oturuyor ve dinleme pozisyonuna geçiyor.Tanıdığı birini görmüş gibi... Uzun zaman önce bunu söylemek istemiştim ama bu gün nedense içimden geldi... Bu yüzden şiirleri yazan kalemlerin yorumlaması bana hep daha can alıcı geliyor...
Şiir konusunda ustalar konuşuyorlar.Ben duyguyla dinliyorum sizi...
Teşekkürler ve selamlar...
Hani benim çocukluğum derken bütün yaramazlıklar sıralanmış ardı sıra... Varmış demek ki yaramaz bir çocuk.
Her ne kadar içimizdeki çocuk duruyor desek de bir bakıyoruz ki o da büyümüş, farkında olmadan.Kalan,sedece çocukluk anıları...
Yazılanlar biraz bana da benziyor aslında.Okuyan birçok kişi kendinden birşeyler bulacaktır muhakkak...
En güzeli hislerimize güvenmek, iyi beslediğimizde muhakkak doğruyu gösteriyorlar...
Tebrikler, sevgi dolu olup saklayan yüreğe...
Sevgilerimle...