Tema
Üye Ol Giriş Yap
Anasayfa Şiir Deneme Hikaye Makale Serbest Kürsü Yazarlar Forum AtışmaYENİ Online Üyeler

Etkili Yorumlar

"Serbest Şiir" düzenindeki şiirinizi hazla okudum Muhterem EFİLOĞLU. Bizim ÂŞIK LÜZUMSUZ'un dediği gibi; "yalansız, hilafsız" güzel buldum. Bir çoklarında (maalesef) olduğu gibi kelime kalabalığından ibâret değildi.Anlatım düzeni içinde, duyguları etkileyen unsurlar da başarıyla serpiştirildiği yerlerden şiire uzanarak konuyu destekliyor, şiirin fikir yapısına duygusallık katıyordu."Sophia Sevdası" baştan sona bir sevgi bağlılığının sistematik bir akıcılığı ile finale yöneliyor; "Sen de vazgeçme" umut ve dileği ile son buluyordu.Gönülden tebriklerimi ifade ile selamlarımla gözlerinizden öpüyorum. Sağlık ve huzurla Allah'a emanet kalın. (Aksakal)
Şiiri doğru okumak, doğru anlamak çok önemli. Başlığı önce '' Feshane'' olarak okuyunca son mısraya kadar İstanbul- Eyüp'teki Feshane ile ilgili bir dize aradım durdum)))) Sonra bir daha okudum. Baktım ''Fesâne'' imiş. Yahu iyi de kabahat sende. Efsane desen bunca yorulmayacaktım ))) Bu arada Hâmeran ya da Hâmera kelimesinin manasını bulamadım ama şiirin gidişatından Zümrüd-ü Anka olduğunu tahmin ettim. Tekerrür konusuna gelince: Ondan ben de bıktım bir Tarihçi olarak... Selam ve saygılar.
Fıkıh alimlerinin bu konudaki fetvaları şöyle: Bu tür hastalık sahibi olanlara eğer doktorları “ oruç tutarsanız hastalığınız daha da ağırlaşır, hayati tehlike oluşur. İyileşmek şöyle dursun daha da kötüleşir” derse o zaman orucunu tutmaz. Yerine fidye verir. Lakin bir şartı var. Öyle her doktorun dediği ile amel edilmez. İnançlı ve orucun bilincinde olan bir doktor olması şart. Dinden imandan oruçtan ibadetten haberi olmayan oruca gerekli saygıyı duymayan bir doktorun istediği kadar bilgili olsun sözü ile amel edilmez. Onbeş senedir şeker hastasıyım. İnançlı doktorlar “ Her hasta kendisini bilir amca. Eğer zarar görüyorsan tutmayabilirsin ama dayanabiliyorsan tut. Yalnız ilaçlarını iftar ve sahur zamanına göre ayarla “Diyorlar Ama inançsız doktorlar illa yiyeceksin diyorlar. Allah’a şükür hiç bir sene yemedim. Hatta ramazanlarda daha da rahat oldum. Selamlarımla.
Sultan 2. Mahmut döneminde saldırılar da karışıklıklar da sona ermiyordu. Sultan; “Bana öyle bir söz bulun ki, bu dertlerin, bu acıların, bu sancıların arasında onu okuduğumda umutsuzluğum gitsin, tasam bitsin, acım dinsin. Sonra mutlu olduğumda yine onu okuyayım, rehavete kapılmayayım, dünya nimetlerine tamah etmeyeyim, saltanat makamının, tahtımın gücüyle aslımı, insanlığımı unutmayayım. İşte bu sözü, bir yüzüğe yazdırayım, her gördüğümde, neşemde ve hüznümde bana aynı etkiyi yapsın.” diye emir buyurur. İlk başvurulan durak, elbette yüzük ustaları oldu. Yüzük ustaları; padişahın emrini duyunca, “Bu iş, bizim haddimize değil. Sözü bulmak, bilgelerin âlimlerin işidir.” der. Bir sonraki durak âlimler olur. Ancak âlimler “Biz tek sözle hem umutsuzluğu, hem mutluluğun rehavetini giderecek, hem de yüzüğe yazılacak kadar kısa bir sözü bulamayız. Bu şairlerin, ediplerin işidir.” der. Sonrasında nice şairler, edipler, işi kitap-kalem olanlar… Kim ne yazarsa yazın Sultan 2. M...
Bilgisayar ve iletişimdeki hızlı gelişmeler neticesinde dünya küreselleşti ve global bir köy haline geldi. Zaman ve mekâna ilişkin kısıtlamalar azaldı, toplumsal ve kültürel benzeşmeler arttı, duygudaşlık ve tepkiler ortak dil kullanmaya başladı. Dünyanın bir yerinde yaşanan acı veya mutluluk, çok uzak yerlerdeki insanlara ulaşabiliyor artık. Alınan kararlar, uygulamaya sokulan kurallar, ekonomik hareketlenmeler, biyolojik değişkenlikler, psikolojik baskılar, teknolojik gelişmeler, kısıtlı bir çevre veya ülke çerçevesinde kalmıyor, ilk bakışta hiç alâkasız gibi gördüğümüz yerlerdeki insanların hayatlarını da etkiliyor. Süreci hızlandıran sinema, televizyon, internet, cep telefonu gibi teknolojik vasıtalar, fikir ve düşünce dünyamıza çeşitli imkanlar ve fırsatlar sunuyor. Sophia Batı dünyasında sık kullanılan bir isim. Bu ismi seçerek yer aldığımız Orta dünyanın his ve düşüncelerini Küresel dünyaya ulaştırmak istemişsiniz. Müslüman ve Türk dünyasının uğradığı ga...
o gün sanki hayatının en güzel günü olacakmış gibi hissediyor şair. içinde bir kelebek kanat çırpıyor durmadan, sanki güzel bir haberin müjdesi gibi. güneş içine doğuyor, sanki tüm karanlıklarını aydınlatacak gibi ve o gün, sanki hayatının en güzel günü olacakmış gibi hissediyor. yüzünde sebepsiz bir gülümseme, kalbinde tarifsiz bir huzur. sanki tüm evren ona fısıldıyor, --bugün senin günün-- diye. eyvallah Müjgan hanım. en içten tebrikle iyi dileklerimle.
derin yalnızlık ve zamanın o soğuk, o sert yanlarıyla yüzleşmenin verdiği hisler. beklenen cemrenin düşmesiyle birlikte baharın geleceği bilindiği halde bir bekleyiş ve belirsizlik duygusu var. ve sürekli değişen anlar üzerine derin düşünceler.. ama güneş her gün yeniden doğar, umutlar da öyle. yağmur diner, gökkuşağının şöleni başlar; zorluklar geçer, güzellikler kalır. yapraklar dökülür, ağaçlar uykuya dalar; sonra yeniden yeşerirler. sonra yeniden bir temaşa. nehirler akar, denizlere kavuşur; hayat da yolunu bulur böylece. insan, zemheride en çok yalnızlıktan üşür, bir de sıcacık bir kalbin yanından uzakta kalmasından. eyvallah sevgili üstadım, yüreğiniz üşümesin hiç. sevgiyle güzellikle kalasın hep.
yakın bir arkadaşa olan derin sevgi, saygı ve dostluğunun güzelliklerini anlatan güzel bir atıf. şair, dostunun kalbine dokunabilmek için yazdığı her dizede onu öyle bir yüceltmiş ki, ona mutluluk dilemesi ve başarılı olmasını temenni etmesi sevgi ve bağlılığın en güzel örneğini sergilemiş şiirinde. bir insanın gerçekten dost olabilmesi için, sadakat, empati, anlayış ve karşılıklı güven gibi değerlerin hep ön planda tutulması ne kadar da önemli. dostluğunu baki olsun hep. en içten tebriklerimle saygı ve selam olsun.
ateş, rüzgar, küller, pervaneler ve tekerrür.. kelimeler üzerinden bir yeniden doğuş veya sürekli bir yeniden başlama hissi uyandırıyor şiir. adı destanlarda ve efsanelerde yüceltilmek istemeyen bir kişi kendi küllerinden yanan bir hâmeran (ateşe düşen pervane) olarak varlığını sürdürüyor. aynı zamanda ölüm ve yeniden doğuşla ilgili bir farkındalık ve kabul var. ancak bu bir yılgınlık ya da pes etme değil, aksine bir dönüşüm süreci olarak da görülüyor sanki. bu duygu, ateşe ve rüzgâra yük olmak, tekerrürden yorulmak gibi ifadelerle daha belirgin hale geliyor. şiir, yalnızca estetik değil, aynı zamanda felsefi bir dil taşıyor. ve acıya, her gömüldüklerinde yine, tekrar, binlerce kez ve sonsuz kere -acıdan filizlenen- o çiçeğim. eyvallah en içten tebrikler. ve iyi dileklerimle.
ulu ve de ulvi bir esinti rimeli de aktı mı gecenin aşkın yüzü suyuna hürmeten tetiğe basılı eli sözcüklerin vurgun yiyen her düş vara değil yokluğa düşkünlüğü dervişin aniden peyda olan ruh gibi aşk gibi çatalı sözcüklerin aldığı her darbe bıçkın bir imgeden çıkıp da yola yola devam etmenin haşmeti s/onsuzluğa da müptela iken şair şiirin hicvinde saklı iken ömür sonsuz saygımla üstadım
bir takvim... bir düş'ün takvimi hidayetin varlığı aşkın meali ve umuda dair o yolculuk sabır ve şükür ve de umut sözcüklerin ikbali ve de eşsiz bir şiir içten selam sevgimle değerli ağabeyim
acının bahşehrinden çıkan mısralar şiirlere dem olmuş kutlarım
çok güzel imgeler var şiirde kendini bilmenin tecellisi olsa gerek küllerinden yeniden doğmaya çalışan Zümrüt'ü Anka gibi. Kutlarım...
geniş şiir evreninizi seviyorum şair...insan özü var mısralarınızda. farklı ve güzeldi...kutlarım saygımla
ağır bir dersten çıkmış gibi hissettim kendimi...dizeler üşümüş kutlarım saygımla
Hayat ve içinde barındırdığı hüzün ile ümidin tüm renkleri, bir tablo içinde ancak bu denli güzel resmedilebilirdi. Kelimelerin bir tesbihin sıralı taneleri gibi intizam içindeki uyumu, dili yormayışı, akıcılığı, sürükleyiciği eseri ve yazarını bir daha devleştirmiş. Tebrik, takdir ve saygılarımla sayın Hoca m. Sağlıcakla kalınız, vesselam.
Şiir… Bir insanın alabileceği en güzel hediyelerden biri hazırlanıp sunulmuş o marifetli ellerinizden. Hediyeyi veren de, alan da çok güzel yürekli insanlar. Vefa abidesi Şükrü üstadım, Emeğinize, yüreğinize sağlık. Yine doyumsuz bir şiir ziyafeti verdiniz biz okuyuculara. Tebrik, takdir ve saygılarımla sayın Hoca m. Sağlıcakla kalınız, vesselam.
Aradan uzun yıllar geçse de ne ana ne de baba unutulmuyorlar. Rabbım rahmet eylesin. Size de sabırlar versin. Selamlarımla.
Sevgil dost ağabeyim Kıymetli üstadım Şükrü Atay hocam O engin, vefa abidesi yüreğinizde yer edinebilme onuruna nâil olduğum çok çok şanslı adlediyorum kendimi. Vefalı kaleminden sevgi saygı Muhabbet dolu gönül incileri dökülen kıymetli hocamla gönül köprüleri kurabilmek Ayrıca şahsım için her daim onur vesilesidir. Sevgili ağbeyimin, çok sıklıkla Vatana millete hayrı geçmiş memleketimizin önemli değerlerine dizeler,nâzireler yazması çok çok sıklıkla okuyarak şahit oldum. Değerli hocamın vefalı kaleminden ALLAH razı olsun. Yine o vefalı yüreğinde dosta dostluklara da her daim hazır bir köşe vardır. Çok çok teşekkür ederim sevgili hocam o engin gönül sarayında Şahsıma da yer ayırdığın için. En derin sevgi Hürmetle ellerinizden öpüyorum. Dost elinden zehir olsa yutarım, Dilinde bal şeker ezerse eğer. Kaşın eğse kendi yakam tutarım, Fikrimde ur, kusur sezerse eğer. Nedâmetin buğusunu dişlerim, ...
gittikçe güçlenen bir kalem görüyorum tebrik ederim öyküsel şiirini ses senin sanırım çok da güzel okumuşsun kutlarım