Hikmet Hocam bilir misiniz eskiden destan satarlardı . Acıklı olayları kaleme alan halk aşıklarının yazdıkları destanlar. Genelde tek sayfadan oluşan şiirler.
Şiirinizde o destanların tadı vardı
Yüreğinize sağlık
Okurken, sızısı ciğerime işledi. :( Allah kimseyi hiçbir anlamda evladıyla sınamasın ve sabırlar versin. Elin kolun dert görmesin benim can kardeşim çok dokunaklı ve kıymetli bir şiir olmuş.
Öncelikle çok geçmiş olsun değerli şair.
Net, duygusal ve etkili dizelerinizle ilettiğiniz mesaj ve hissiyat, gerçek okura direk geçiyor kanısındayım.
İçlenerek ve hissederek okudum.
Tez şifalara kavuşmanız dileğiyle, esenlik dolu güzel ve dolu yıllar temennisiyle... Saygılarımla...
Yürekten tebrik ediyorum değerli şair kardeşim.
Harika bir şiirdi... Hem duygusal hem düşündürücü, cümlelerin ve kelimelerin insanı boğmadığı; aksine rahatlattığı ve yerli yerinde, net, güzel benzetmelerle dolu, imge ve simge açısından bence gayet başarılı, dolgun ve olgun bir şiirdi.
İçlenerek ve severek okudum.
Kalemine, kelâmına sağlık.
Yürekten selam ve saygılarımla...
İnanır mısınız kıymetli Türkmenoğlu üstadım?
Nasihat ve ibret içeren naif dizelerinizi okurken hem duygulandım hem de bir yandan kaygılandım.
Net ve güçlü mesajlar içeren, insanoğlunu insaniyet nâmına gerçek insanlığa davet eden ve erdemli bir yaşantıya çağıran dizelerinizden ders çıkardığım epey noktalar oldu. Unuttuğumuz şeyleri hatırlatıcı şiiriniz ve özlü tavsiyeler içeren, gerçeklerden haberdar eden şiiriniz için çok teşekkür ediyor, yürekten tebrik ediyor ve candan saygılarımı sunuyorum..
Gönlüne sağlık kardeşim gayet duygulu bir şiir olmuş
İnsan kendi sesini kısıp, evrenin orkestrasını dinlemeye başladığında, mükemmel işleyişi fark eder üstadım.. Ne ile hemhal olunursa en sonunda onun bir kopyası olup çıkar insan. Tam olarak burada elzem olan da neye dönüşeceğini bilmektir..
Mürekkebiniz bereketlensin..
Selam ve saygılarımla..
Duygular şekil verir doğadaki eşyalara nesnelere hatta diğer canlılara. Sevinç ve aşk doluysak onlar da neşeli gelir gözümüze .
Denizde taş kaydıran çocuklar hatta büyük adamlar ne güzeldi hayal ettirdi beni.
Gerçekte çok gitmedim ama hayal ettirdi. Yüreğine sağlık dostum , arkadaşım , meslektaşım
Candan sevgiler ve saygılar
Üstâdım, bu arzunuza engel yok bence. Bir şekilde yenin, hatta yarınlara umutla bakın...
Meydanlar üç beş inada kalmasın. Bunu söylerken aslında kendime de söylüyorum. Zira şiirinizin tesiri altında kaldım.
Günün şiirini ve şairini gönülden kutluyorum.
Tebrikler
Anadolu binlerce yıldır bizim yurdumuz, adeta bir açık hava müzesi Anadolu'muz. Tabi bir çok şehirde de gerek Türk Tarihi ile ilgili olsun gerekse dünya tarihi ile ilgili olsun eserler var, bu eserleri korumak kollamak ve sahip çıkmak lazım, biz yapmazsak bunları gelecek nesillere örnek olmazsak gelecek nesiller hiç ilgilenmez. Bu iş ile hangi bakanlık ya da bakanlıkların birimleri ilgileniyorsa gereğini yapsınlar. Bunlar tarih hazineleridir ve elden çıktı mı kaybedilmiş demektir. Manidardı yazın kutlarım...
Her an vaktimizin daraldığının bilinciyle yaşarsa insan dünya daha güzel bir yer olacaktır mutlaka... Kutlarım içtenlikle...
Senin hasta resmen enübe olmuş yahu. Burnuma çam fısıklı irmik helvası kokularının gelişi ondan sanırım.
Selam ve sevgiler.
Bugün her ikimizin şiirinde de pişmiş kelle benzetmesinin olması ilginç ve güzel bir tevafuk olmuş.
Evet, maalesef memlekette yüzsüzlük ve edepsizlik öyle bir noktaya geldi ki insanın utancından yerin dibine girmesi gereken her şey artık büyük bir pişkinlikle ve adeta gurur duyuluyormuş gibi gözler önüne seriliyor. İşin asıl kötü tarafı da bu rezilliklerin bunca alıcı bulması. Bu programlar reyting rekorları kırıyor.
Selam ve sevgiler.
Çok güzel bir şiirdi. Özellikle de şu dizelere hayran kaldım:
Ben kalabalıktaki yalnız değilmişim.
Aksine ben herkesi olan kimsesizmişim.
Candan tebrikler.
Selam ve saygılar.
İnsanın aklına hemen şu soru takılıyor ister istemez;
İnsan bu dünyaya dertlerle boğuşmaya mı geldi yoksa evvela onun bir parçası olmaya mı gelmiştir?
Dünyanın tüm dertlerini kapının eşiğinde nöbete bırakıp, bulutların taze rüzgârıyla dönmeye başlayan bir kozmos inşa edemez mi? Bu aslında gerçeklikten kaçış değil, aksine, hayatın özündeki o saf neşeyi yakalamak için verilmiş bilinçli ve muazzam bir es’tir.
Bu şiirin mimarı, kelimelerin o kuru, mekanik dünyasını yıkıp yerine nefes alan bir coğrafya kurmuş sanki. Bize unuttuğumuz o en insani reflexi sadece durup hayatın akışını izlemeyi hatırlatırken, edebiyatın iyileştirici gücünü de bir kez daha kanıtlıyor. Maddiyatın ve kaygıların kuşattığı bir çağda buna gerçekten de çok ihtiyacımız var.
.....
Kelimeleriyle gökyüzünü mavi bir pelerin gibi omuzlarına dolayan bir şairin, görsel dünyasında da o pelerinin kıvrımlarını, gölgelerini ve derinliğini taşımaması imkânsız. Sevgili şairin dış dünya ile kendi iç evreni arasında kurduğu o incec...
Sevgili Ömer'in kalemi gerçekten de bir şairde bulunması gereken o rafine, derin ve imge gücü yüksek dünyasını roman sayfalarına da muazzam bir biçimde nakşetmiş.
Serbest şiirdeki imge başarısını, romanın o geniş ve nefes isteyen zeminine taşımak büyük bir maharettir.
Şiir, kelimelerin dikey fısıltısıdır.. az kelimeyle çok uçurum yaratma sanatıdır.
Roman ise o uçurumların eteklerine şehirler kurma, dağ başlarında fırtınalar estirme ve insan ruhunun dehlizlerinde uzun soluklu yürüyüşlere çıkma cesaretidir.
Bir şairin imge dünyasının o asil sarayından çıkıp romanın o amansız, uzun yollarına revan olması, edebiyat adına her zaman büyük ve heyecan verici bir doğumun müjdecisidir.
Görüyoruz ki sevgili Ömer şairimin şiirde harladığı o kutsal ateş, romanın geniş vadilerine kadar taşınmış.
ve cesaretini, heybesindeki en pırıltılı imgelerle kuşanarak göstermiş.
Mürekkebin daim, ilhamın asuman kadar sonsuz olsun sevgili Ömer.
Belî öyledir üstadım bu magazin denilen çöplüğün kargaları bunlar
Hani Kur’an-ı azimuşşanda bahis edilir ya firavunun şakşakcılarından !
Aynı o hesap bu bülonunda şakşakcıları ve egosun yüzünden bu hale gelmiş yazık etmiş kendine
Ne diyelim acınası durumdalar ama her göz görmüyor bunu
Burçak tarlasını duymuştum hatta yasını da ama şırasını ilk defa duydum ben de.
İmgeleriniz şahsa münhasır zaten üstadem.
Sevgiden yana birçoğunun fakir olması...
Sevginin lisanını ana dili gibi öğrenmediğinden olabilir belki de.
Kimbilir ya yasaklandı, ya saklandı bilinmezliklerde...
Kutlarım kaleminizi
En kalbi muhabbetlerimle✨
Şiirdeki o hızlı tempolu, sinematik, hem fütüristik hem romantik durum Attilâ İlhan havası veriyor. Tebrik ediyorum saygılar.
Kurban ibadetini sığ bir bakış açısıyla hayvan katliamı olarak nitelendirmek, hem binlerce yıllık bir inanç ve dayanışma kültürüne haksızlıktır hem de dünyanın tüketim alışkanlıklarıyla çelişen büyük bir tutarsızlıktır.
Bu iddiayı ortaya atanların ıskaladığı asıl gerçek şudur;
Kurban, yok etmek değil; yaşatmak, paylaşmak ve Yaradan’a yaklaşmaktır.
Eğer mesele canlı yaşamına duyulan mutlak bir hassasiyet olsaydı, bu eleştiriyi yapanların hayat boyu hiçbir hayvansal ürünü tüketmemesi gerekirdi. Her gün tonlarca balık, tavuk ve kırmızı et endüstriyel mezbahalarda gözlerden uzak şekilde vitrinleri süslemek için kesiliyor.Lüks restoran zincirlerinde, gurme mekânlarda tüketilen etleri gastronomi ve yaşam tarzı olarak adlandırıp, iş inanca, maneviyata ve en önemlisi muhtaçlarla paylaşmaya gelince buna katliam demek açık bir çifte standart değil de nedir?
Sormak gerekiyor;
Hangi katliam kitleleri birbirine sevgiyle bağlar? Hangi katliam binlerce kilometre ötedeki hiç tanımadığı bir insanın y...