Tema
Üye Ol Giriş Yap
Anasayfa Şiir Deneme Hikaye Makale Serbest Kürsü Yazarlar Forum AtışmaYENİ Online Üyeler

Etkili Yorumlar

Şiirinizde, derin bir hüzün ve çaresizlik duygusunu yansıtarak insanın içini burkan bir ağıt niteliğinde. Bebek üzerinden masumiyetin kaybını, toplumun duyarsızlığını ve yaşanan trajedilere karşı sergilenen tepkisizliği ele alıyor. Yangınlarla başlayan bu hikâye, sadece fiziksel bir kaybı değil, aynı zamanda manevi bir çöküşü de gözler önüne seriyor. "Uyu bebek" ifadesi, hem bir sitem hem de bir kabulleniş gibi yankılanıyor. Şiir boyunca kullanılan imgeler, doğa unsurlarıyla (bulut, yağmur, gök) harmanlanarak derin bir metaforik anlatım oluşturuyor. Özellikle "Mavi ile doğan bebek, bulut olup yağan bebek" dizeleri, masumiyetin göğe yükselişini ve belki de bir umudu simgeliyor. Son kıtadaki çaresizliği, toplumsal bir yüzleşme çağrısı gibi okunabilir. Çok dokunaklı ve düşündürücü. Muhabbetle...
tebriklerimle hayırlı çalışmalar
yaşanmış nice umutsuzluk hayal kırıklığı ve özlem duygu yağmuru gibi dökülmüş mısralara. farklı ve etkili betimlemelerle süslenmiş güzel bir şiir şairi ve şiiri tebrik ederim
Alemlerin Rabbi olan geçiktirir ama unutmaz o Hak sahibidir. Herkesler hakkını alacaktır üstadım içiniz rahat olsun... Kavi ve hak olsun her daim kalemin saygım ile.
Tek kişilik tiyatro gibi okudum, kendime rol verdim ve çok hoşlandım böyle okumaktan., Tebrik ediyorum. Ülkemizin başı sağ olsun
Şiirimin biride tanımadığım bir yazar sayfa doluncusu yorum yapmıştı şapka kalktı diye, bende kâr'ı kullanmıştım getiri anlamına gelen, adam kar diye yaz demiş yani yağan kar, neyimiş dilimizden arapça harflerini çıkaralım öz Türkçemizi kullanalım, iyi kullanalım bende razıyım ama dilimize pekişmiş kelime sayısı baya fazla onları çıkardığımızda nasıl konuşuruz kestire bilmiş değilim, neyse ben şapkamı çıkarmıyorum vesselam
Şiiriniz, insanın zahiri ve batını arasındaki denge arayışını derin bir şekilde ele alıyor. Dünyanın maddi cazibesine kapılıp, manevi değerleri unutan insanın içsel yolculuğunu anlatıyor. "İki yarım olmayınca dönmüyor artık dünya" dizesi, insanın hem zahirini hem de batınını birleştirerek bir bütün olma ihtiyacını vurguluyor. Sevgi ve samimiyet, bu yolculuğun temel taşları olarak sunulmuş. Ayrıca, "Denge insanı" ifadesi, hayatın fırtınalarında dengede kalmanın önemine dikkat çekiyor. Şiir, okuyucuyu hem düşünmeye hem de kendi iç dünyasına dönmeye davet ediyor. Çok anlamlı ve derin bir eser. Muhabbetle...
herkesin gördüğüne, açık seçik, ayan beyan ortada olanlara bile bakması gerekenler ya gözlerini yada gönüllerini kapatıyorlar. senin gördüklerini gönlü karalılar asla görmezler Bahadır hocam. Adaleti Mahşer gününde dert tasa edecek olanlar kapatsın gözlerini o vakit... EyvAllah emeğine, kalemine... selam ve saygılarımla.
"Ben dahil herkes bunun cezasını çekecek" diyecek bir insani refleksin olmadığı yerde on güne kadar ne olduğu belli olur yüz güne kadar zaten unutulur bir yıla kadar son suçlu da hapisten çıkar. Bize eşrefi mahlukat olduğumuzu tekrar hatırlatsın Rahman... Bizler unutalı çok oldu..
Rahman akıl denen olguyu sadece eşrefi mahlukat olarak insana bahşetmiş kullanmayı bilene elbette... güzel ve anlamı derin şiirinde kaybolduk yer yer aklım olmasaydı bulamazdım yolumu... EyvAllah Aslan hocam. kalemine sağlık... selam ve saygımla.
"Ben dahil herkes bunun cezasını çekecek" diyecek bir insani refleksin olmadığı yerde on güne kadar ne olduğu belli olur yüz güne kadar zaten unutulur bir yıla kadar son suçlu da hapisten çıkar. Bize eşrefi mahlukat olduğumuzu tekrar hatırlatsın Rahman... Bizler unutalı çok oldu..
Şiiriniz,, insanın içsel yolculuğunu ve teslimiyetle huzura kavuşma arayışını derin bir şekilde anlatıyor. Çöl metaforu, zorluklarla dolu hayatı ve bu zorluklar içinde anlam arayışını temsil ediyor. Yazar, inanç ve azmin, insanı nasıl dönüştürdüğünü ve gerçek huzurun dünyevi şeylerden vazgeçerek bulunduğunu vurguluyor. "Var" ile "yok" arasındaki farkı düşünmek, insanın kendi varoluşunu sorgulaması ve bu sorgulama sonucunda teslimiyetle bir anlam bulması gerektiğini işaret ediyor. Sonunda, yolculuğun aslında bir dışsal değil, içsel bir süreç olduğunu ve aranan şeyin zaten hep orada olduğunu fark etmek, metnin en vurucu noktası. Teslimiyetin, insanı özgürleştiren ve kurtuluşa erdiren bir anahtar olduğu güçlü bir şekilde ifade edilmiş. Muhabbetle...
Neden dese de biz yine de düşleri hayra yoralım hocam. Hayr diyelim hayrolsun. Selam ve sevgiler.
Başımız sağ olsun! Yangınında ölenlere Allah'dan rahmet, kederli ailelrine de sabırlar diliyorum. ABD'de koca bir eyalet yandı 25 kişi öldü, bizde bir otel yandı 76 insanımız yanarak can verdi. Her âfetten sonra, "Bir daha yaşanmasın inşAllah" diyoruz, kendi söylediğimize kendimiz inanmıyoruz. 99 Gölcük depreminde 17 bin insanımız öldü, 6 Şubat Maraş depreminde 53 bin insanımız öldü... Yok yok, biz adam olmayız, bu tamahkârlıkla olamayız. Zira, biz âfetlerden ders almayı bilmiyoruz ve aşırı dercede unutkanız. Tebrik ederim üstadım. Selam, saygı ve muhabbetlerimle...
Her seferinde sorumlu olanlarda hesap sorulacak. Hangi birinden.talan üstüne talan. Yeter artık. Geçenlerde mersine gittim. O güzelim toroslar istilaya uğramış Nerde ne kadar uyanık varsa Talan etmişler güzelim yeşil cenneti . Ki ben iç anadoludan pek ćıkmadım. Gördüklerime çok üzüldüm bir vatandaş olarak. Acaba bizi yönetenlerde üzülüyorum dur. Bilmiyorum. Ne olacak Memleketin hali İnsanımızın hali Kim dur diyecek bu aç gözlü uyanık rantçılara. Meçhul Hic umut yok heralde. Başımız saģolsun. Duyarlı yüreğinize sağlık hocam Saygılarımla Selamlarımla
Sorumlulardan hesap sorulacakmış ya. Ooohh yüreğimize su serpildi(!) Rahat rahat uyuyabiliriz. Uymaktan başka yaptığımız bir şey yok zaten. Haa unutmadan Ölenlere rahmet,kederli ailelerine de baş sağlığı dilediğimize göre bu cinayeti de ( evet bir cinayettir bu ) daha pek çok benzer cinayetler gibi unutup gideriz nasıl olsa. Ateş nasılsa düştüğü yeri yakıyor. Duyarlı yüreğine sağlık üstadım. Selam ve sevgiler.
Şiiriniz, toplum olarak yaşadığımız acılara ve ihmallerin yol açtığı trajedilere güçlü bir şekilde dikkat çekiyor. Özellikle "Yeter demek yetmiyor" ve "Unutulmaz denilen her acıyı unuttuk" dizeleri, döngüsel bir unutkanlık ve çaresizlik hissini çok etkili bir şekilde ifade ediyor. Sözde alınan önlemlerin yetersizliği ve sorumlulukların üstünü örten tavırlar, toplumun vicdanında derin yaralar açıyor. Şiir, hem bireysel hem de toplumsal bir özeleştiri niteliğinde. Duygusal derinliği ve toplumsal mesajıyla gerçekten düşündürücü bir eser. Tebrikler.
Fabrikalar, iş yerleri, gece kulüpleri, depolar... Peş peşe her gün bir yer yanıyor. Tedbirsizlikten kaynaklı diyorlar ama kundaklama ihtimalinden kimse bahsetmiyor. Orman yangınlarını üstlenen terör örgütünün "Ateşin Çocukları" denen gurubundaki iblislerin mekân kundaklamalarında da parmağı olduğundan şüpheleniyorum. 76 can kurtulabilir miydi? Tedbir alınsaydı kurtulurdu tabii. İşletmecilerin ve yöneticilerin ihmâli de affedilir gibi değil. Hiçbir şeyden ders çıkarmıyoruz ki bu faciadan da çıkaralım. Keyfinden taviz vermeyip kayak yapmaya devam edenlere ne diyeceğimi bilemedim. Yine de bu son olsun dileklerime ölenlere rahmet, yaralılara şifa ve sabır diliyorum.
Bu güzel şiir, Allah'ın Esmaü'l-Hüsna'sını anlatan derin bir anlam ve ahenk taşıyor. Her bir isim, Allah’ın yüceliğini, kudretini ve rahmetini farklı bir açıdan ele alıyor. Er-Rahman ve Er-Rahim isimleriyle başlayan bu dizeler, hem dünyada hem ahirette Allah’ın merhametini vurguluyor. El-Melik ve El-Kuddûs isimleriyle Allah’ın saltanatı ve noksanlıklardan uzak oluşu ifade ediliyor. Es-Selâm, El-Mü'min ve El-Müheymin isimleri ise güven, selamet ve koruyuculuğu hatırlatıyor. Şiirin devamında El-Azîz, El-Cebbâr ve El-Mütekebbir gibi isimlerle Allah’ın kudreti ve büyüklüğü dile getiriliyor. El-Hâlık, El-Bâri ve El-Musavvir ise yaratıcı gücün mükemmelliğini yansıtıyor. Ayrıca, El-Gaffâr ve Er-Rezzâk gibi isimlerle Allah’ın bağışlayıcılığı ve rızık vericiliği öne çıkarılıyor. Şiir, hem iman edenlere bir hatırlatma hem de Allah’ın yüce sıfatlarını anlamaya bir davet niteliğinde. Etkileyici bir eser. Muhabbetle...
Hep kapı eşiğine çul-çaputum sererim Asla şikâyetim yok neyse yazım ererim. Çokmudur bu garibe! Bir tatlı dil ararım Bal şekerde tezerim,kabahat mı komserim? Dedim ,müsadenizle Mihman hocam ben de.