Bir mıknatısın artı eksi kutbu gibi birbirlerine tamamen zıt fikirler taşısalar da yine birbirlerinden kopmayan iki samimi dosttur onlar. Birbirlerini hicivde yerden yere çalarlar ama dostluklarından zerre eksilmez.
Tam anlatmışsın ikisini de Halit bey kardeşim.
Selamlarımla.
Aynen öyle oldu insanlar Erhan hocam. Modalar, sodalar, insanlar olmuş insancıklar. Kalemine yüreğine selam olsun.
Hocam kaleminden öpüyorum başka bir şey demiyorum.dua ile …
Eh be Harun hocam ne yaptınız öyle..Muazzam bir Diriliş ti..🕊🇹🇷
Kaleminiz yüreğiniz hep varolsun emi..✨
Hoş geldiniz edebiyat dünyasına hocam değişik bir tarz ve güzel maniler okuyacağız kaleminiz den inşallah
2
“Ellere yâr olup sürsen ki sefa, Ar eder bakamam sana bir defa, Kurak kalsam da etmem hiç cefa, Kuruyacak elbet gözümün nemi, Bundan sonra bana yar deme emi?”
Burada sevgilinin başkasıyla mutlu olduğunu düşünmek bile büyük bir acıya sebep oluyor. "Ellere yâr olup sürsen ki sefa" ifadesi, sevgilinin başkalarına yâr olup mutlu olma ihtimalini anlatırken, "Ar eder bakamam sana bir defa" ifadesi, bu duruma katlanmanın ne kadar zor olduğunu dile getiriyor.
“Esrarlı gecede kanlanır gözüm, Kalem tutmaz elim mimlenir sözüm, Yüreğimi yakan ateşten közüm, Kuruyacak elbet gözümün nemi, Bundan sonra bana yâr deme emi?”
Bu bölümde, gecenin karanlığında yaşanan içsel acının yoğunluğu belirtiliyor. "Esrarlı gecede kanlanır gözüm" ifadesi, gözlerde biriken yaşları ve acıyı simgelerken, "Kalem tutmaz elim mimlenir sözüm" ifadesi, bu acının kelimelere dökülemeyecek kadar derin olduğunu anlatıyor, lakin duyan anlayan yok(giden için diyorum ,yoksa biz anlıyoruz en güzel şekilde).<b...
1
Ah bu vedalar ya da hiç sevmeyenler nasıl anlatılır derken kardeşim çok güzel ve derin duygu ve hisleriyle anlatmış. Bende birkaç söyleyerek devam edeyim elimden geldiğince…
Bu şiir, sevgiliye duyulan derin acıyı ve hayal kırıklığını zarif ve dokunaklı bir dille anlatıyor. Her bir mısra, sevgilinin yokluğunun ve geçmişte kalan anıların bıraktığı derin izleri gözler önüne seriyor, gelsen de artık beklemem bekleyenin yok diyor. Şiir, bir yandan ayrılığın verdiği acıyı, bir yandan da bu acının zamanla geçeceği umudunu taşıyor.
“Hicap perdesiyle boğulup yasa, Hüznün buğusuyla bıraktın tasa, Şâhittir sevdama o kırık masa, Kuruyacak elbet gözümün nemi, Bundan sonra bana yâr deme emi?”
Bu dizelerde, sevgilinin yokluğunun ve bırakılan yalnızlığın ağırlığı hissediliyor. "Hicap perdesiyle boğulup yasa" ifadesi, utanç ve üzüntünün bir arada yaşandığını anlatırken, "Hüznün buğusuyla bıraktın tasa" ifadesi, hüznün sebep olduğu derin kederi yansıtıyor. Kırık masa, sevgiliye du...
Muhterem hocam uzaya beni de
Götürürseniz.Eğer Ay'a iniş yaparsak
Sizden ricam Ayın karanlık yüzüne ay yıldızlı bayrağımızı asarak orayı aydınlatma onurunu şahsıma verirmisiniz.
Mümkün se !
Hayâl gücünüze ve ilhamınıza sağlık.
Beni baş astronot seçtiyseniz vay o uzay aracının haline ))))))
Dünyanın çeşitli devletlerinin astronotları toplanmış. Kimi aya gideceğiz, kimi Venüs'e gideceğiz, kimi Jüpiter'e gideceğiz derken bizim Temel atılmış: Haçan biz de Güneş'e gidecuğuk'' Demişler ki '' Ulan, Güneşe nasıl gideceksiniz? Daha varmadan yanarsınız.'' Temel cevap vermiş: '' Ula akşam serunluğunda gideceğuk''
Eeee ben de ana tarafından Trabzonluyum. Sizi akşam serinliğinde güneşe götürürsem şaşırmayın ))))))
Selam ve sevgiler.
Hocam,
Sonra aklıma geldi. Hali hazır uzaya çıkmışken bi şeyler yapalım yani turistik gezi artı bi şey olsun. Ben petro-kimyagerim, uzayda musade edin işe yarar mesela petrol, altın, etli ekmek filan varmı araştırayım
( Konya/Karamanlıyım, uzayda da olsa etli ekmeksiz olmaz hocam). Herkes kendi uzmanlık alanına göre bi şeyler yaparsa, uzayda dönmedik köşe bırakmayız. 😂😂😂😂
İşin şakası hani derler ya "Yok bir de uzaya çıkın da tam olsun. " öyle bir şoklanmadım değil yazı başlığını görünce :)))
Ben çok seviyorum böyle serileri, günüme neşe katıyor. Devam etmesi dileğiyle.
Kalemine tebrikler ederim...
Ne muhteşem bir anlatım, Üstadem!
Kelimeleriniz sabahın buğusuyla savrulan bir rüzgar gibi ruha dokunuyor. Bu yazınız, felsefi ve tasavvufi bir derinlik taşıyor. Her kelime, metaforlarla bezenmiş, okuyucuyu düşünmeye, anlamları çözmeye ve kendi iç yolculuğunu yapmaya yönlendiriyor. Dilin estetik kullanımı, duygusal ve entelektüel bir yoğunluk yaratıyor. Özetle, bu metin, bir hayat manifestosu ya da yaşamı sorgulayan bir iç monolog olarak okunabilir.
Yav Fikret üstadım “Bu bana yapılır mı hiç? diyecektim ama” Sen bana niye yaptın? diyeceğini bildiğim için vaz geçiyorum. 😀
Dünyada hiç sevmediğim, kaşığımı dahi sokmadığın bir yiyecek varsa o da cacıktır. 😀Kazaen bir kaşık yesem midem anında deliniyor sanki.
Ama sen dur bak o çekirdekler başına ne iş açacak?😀
Serüven güzel başladı.
Bakalım nerelere varacağız?
Aman uzay boşluklarında kaybettirmeyesin bizleri ha😀
Kolay geldin diyorum. Selamlarımla.
“
Bu güzel mısralar diğer aleme göz kırparken,
sende Uzay yolculuğuna hazırlan kardeşim :)
Çünküüü Edebiyat evi Uzay yolculuğunda
Her selamda yeniden doğ,
ama bir kelamda yitme ne olur
Tebrikler
selamlar
Hadi doğ bakim :)
Şiirler üstadların gönlünde yeşerir, dillerde lafız ve kalemde şiire düşer. Su berraklığında yazılmış şiirinizi yine su gibi içtim. Harikaydı şiiriniz. Kutluyorum yürekten. Hocama selam ve saygılarımla
Şehit kanıyla varolmuş olan namusumuz şerefimiz onurumuz olan al sancağımız
Uğrunda bin kez ölmeye değer
Gururlanarak okudum harika bir eser olmuş
Değerli kaleminizi tebrik ederim hocam
Maşallah
Selam ve saygılarımla
Bir Ağustos sabahı, Mustafa Kemal muharebe sahasında dolaşmaktadır. Etraf binlerce düşman cesedi, birbiri üzerine yığılmış yüzlerce topçu hayvanı, terk edilmiş silah, top ve cephane doludur… Atatürk şöyle söylenir:
“Bu manzara insanlığı utandırabilir! Fakat meşru müdafaamız için buna mecbur olduk. Türkler, başka milletlerin vatanında böyle bir harekete teşebbüs etmezler.”
Ganimetlerin arasında yırtılmış ve terk edilmiş bir de Yunan bayrağı gören başkumandan eli ile kaldırılmasını işaret ederek şöyle der:
“Bir milletin istiklal alametidir, düşman da olsa hürmet etmek lazımdır, kaldırıp topun üzerine koyunuz... "
Öylesine saygın bir liderimiz vardı bizim. Bir de kendi ülkesine olan bağını düşünün.. Bayrak bir ülkenin istikbalidir! Ne mutlu Türk'üm diyene!..
Fikret hocama selam olsun. Ustaya yakışan bir Bayrak/Vatan şiiri okudum o usta ellerinizden. Çok beğendim, favorilerime alıyorum, yürekten tebrik ediyorum. Saygılar, selamlar değerli hocam
Saygıdeğer Mehmet Fikret Hocam
Ortak milli değerlerimiz başta Atamız Atatürk, vatan, bayrak, cumhuriyetle harmanlanmış coşku dolu bir şiir okuduk kaleminizden. Milli duygularımızı canlı tutan daha nice şiirlerin altında imzanızı görmek isteriz. Sağlıklı ve mutlu günler sizinle olsun inşallah.
Gün geçtikçe derinleşiyor çizgiler, bu yaşa da bakmıyor aslında.
Yaşanmışlıklar da erkenden derin çizgiler oluşturabiliyor.
Tebrik ediyorum