Siz hiç gülen gözlerdeki o sonsuz güzelliği gördünüz mü?
Hele gamzelerde açan o gülleri...
Yürekten yüreğe öyle bir bağ kurulur ki hiçbir güç onu koparamaz.
Ana evladına o sevgi ile bakar. O sevgidir ki gözünü kırpmadan feday-ı can ettirir yavrusu için.
Bir gönüle sevda girince olmaz denilenleri oldurur. Yapılmaz denilenleri yaptırır. Mecnun’a çölleri gülşen eyleyen, Ferhat’a dağları deldiren Kerem’i kor alev gibi yandıran hep o sevgidir.
Sevgi ile bebeler büyür. Ana sütü gibi muhtaçdırlar ona.
Arılar, kelebekler, böcekler onu taşırlar çiçekten çiçeğe.Ağaçtan ağaca...
Gönüller onunla mesrur olur. Kalpler onunla huzur bulur.
Fakiri zengine, köleye sultana bağlayan rabıta hep o sihirli iksirdir.
Sevginin girdiği mekan aydınlık, ferahdır.
Zulmeti kovar.Nur ile doldurur her tarafı.
Huzurdur, mutluluktur, Saadettir.
Onun olduğu yerde kine, öfkeye şiddete asla yer yoktur.
Gönüllerimizi dolduralım o kıymetli iksirle.
Dağıtalım onu herkes...
Değerli üstadımıza tebriklerimle
selamlar saygılar
Söyleyecek ne var ki ,umut etmekten etmekten başka... Koskoca yüreğinizle öyle bir umun ki her şey gönlünüzce olsun ...
Aslında kardeşimin her konuya ayrı bir özen göstererek, gözlemleyen gözlerken her bir ayrıntıya önem veren bakış açısıyla, istenmeyen sorulara anında cevap veren yazısıyla hayran kalmamak mümkün değil. İrdelemek adına bilgilendirmek bilgilendirirken düşündürmek en büyük çabası olduğuna şahidim ve şahidiz her bir eserinde. Bir şeylere dikkat çekerken dikkatin gereken içeriğini de madde madde sıralayarak göz önünde bulunduruyor. Bazen göz önündekini göremez iken gözlerimiz Selvi boylulara kayarken, kısa boylu olanları gözden kaçıran bizlerin gözlemlerken buna dikkat etmemizi de sağlık verirken, bir şeyleri tam yerinde söylerken taktir etmemek mümkün değil. Biraz uzun ve karmaşık olsa da sözlerimin arkasındayım, biliyorum Sami kardeşim böyle pohpohlanmayı hiç sevmez, lakin eserini okuyunca bunları da naçizane söylemek istedim. Maşallah kardeşime her yazısında bu kadar emek ve çabaya hayranım devamını beklerim kardeşim selamlarımla.
Anlamliydi eser kutlarim ustayi
Yalnızlık bir tercihtir derim hep
kutlarım
ALlah sağlıklı ve uzun ömürler versin
Annenize de acil şifalar diliyorum
Kutlarım
Her hayırlı evlat annesinin gülüdür.
Anneler koklamaya kıyamazlar.
Yemez yedirir, giymez giydirirler.
Ayağına bir dikenin dahi batmasına tahammül edemezler.
Onun için anneler yerleri doldurulamaz varlıklardır.
Annenize hayırlı şifalar, o anneyi canından çok seven siz değerli şaireme ona hizmet yolunda sabırlar, metanetler diliyorum.
Selam ve dualarla.
Bu kırgınlığını henüz piyasaya çıkarmadığın ama okuduğum bir kitabından öğrenmiştim. O kitabı neden hâlâ yayınlamadın onu da çok merak ederim hep zira yazdıkların içinde en güzellerinden biridir o.
Evet.. Herkesin acısı kendisine. Herkes çektiği acıyı kendi bilir. O sebeple hele de iki yetişkin evlat sahibi bir babaya '' şöyle yap- böyle davran'' denmez bu saatten sonra.
Peki affetmek?
Bazen düşünürüm bir insanın hayatındaki yeri ve değeri içi boş bir gaz tenekesi hükmünde olan bir varlığı affetsen neye yarar?
Şiirde de belirttiğin gibi en doğrusu Allah'a havale etmek. O ne güzel bir vekildir.
Selam ve sevgiler.
Uzun zamandır okuduğum en güzel ve etkili şiirlerinden biriydi. Can-ı gönülden kutlarım sevgili Mehmet.
Selam ve sevgiler.
Ülkemizde görmeyi en çok arzuladığım yerlerden biridir Harput. Bir tarihçi olmam hasebiyle eminim Harput'un bana söyleyeceği çok şey vardır. Bu arada özellikle de rahmetli babamın anlattığı Arap Baba Türbesini görmeyi çok isterim.
Selam ve saygılar.
bir ömür bunu yapmadım mı hocam halen de
ve de başıma gelmeyen kalmadı
insanları çoğu sevgiden anlamıyor haz etmiyor da
sevilmeyi filan da talep etmiyorum hani
bana sevmeyi öğreten önce Allah sonra annem
beni sevenler yine Allah ve annem
ve annem şu an yanımda değil canı ile cebelleşiyor
ah be Nuri hocam keşke herkes bizim gibi olsa
selam dua ile
...
Şimdi fukara sevinçlerle direniyorum
Hüznü zengin düşlerime
Çözülmeyen, çözemediğim acılara saklıyım ben baba...
Çözülmesin istenen düğümler gibi kör olaydın ya
Madem kör olacaktın sen de baba.!..."
....
Şiir yazıldıktan sonra herkesindir fakat asıl hissettirdikleri yazanındır. Bunu başka kimse bilemez.
Şairimiz bu gerçekliği sahiplenircesine not düşmüş. Bunu göre göre şiirin bendeki aksiyle söz etme cüretinde bulundum ben de.:(
Kalem ve kelamın söz birliği ettiği güzel bir şiirdi.
Acısız bir hayat yok. Acıları tadlandıran bir ömür dileyelim o zaman...
Selam ve hürmetlerimle....
"Mirasından yediğin,dedene hor bakarsın
Genlerinden giydiğin,nenene kör bakarsın
Aklın dikiz aynada,önüne zor bakarsın;
Bilgelik taslasanda,akıldan kit gibisin"
Daha güzel bir anlatım görmedim şu ana kadar "zulüm 1453 de başladı" diyen parazitlere kapak olsun, tebrik ve takdirlerimle üstadım
MERHABA... her şeyden önce bunun bir metofor olmasını dilerdim ama şiirin altındaki notu ikinci kez okuduğumda fark ettim malesef, ve şiiri okurken acıyan yaralarım bu notu okuduktan sonra kanamaya başladı .
sanırım bizim yetiştiğimiz dönemler biraz böyleydi çocuklarını sevmesini bilmeyen ebeveynler ve toplum baskısı bizi travmalarla büyümeye itti o yüzden çoğumuz kırık ve döküküz,lafı uzatmak istemiyorum çok etkileyici ve güzel bir şiirdi gönüllerdeki yerini bulduğuna eminim tekrar tebrik ediyorum sevgi ve saygılarımla
Maalesef kimse ayana bakmıyor efendim
Kutlarım
Olsun hocam olsun...Yüregine saglik
Sert düşüşlerle bu şiiri yazan sizi bir fert olarak, bu sert hüzünlü halinizle dert ederek yazmanız sanki Harput ilinde sizinle oturup patlayacak bir bomba gibi, sert patlamalarla dert olan yaralarınızı patlatarak iyileştireceğinizi, mert halinizle hayretler içinde kalışınızı hissederek, size yazmayı gayret ederek seyreden olmak yerine, gönülden yazarak güldürmek istiyorum. Selamlarımla.(değişik bir yorum olsun dedim sürçü lisan ettim ise af ola).
Ankara sokkalarında gezdiğimi dşündüm bir an
kutlarım
Cahil iken ali geçinen insan bir yerde mutlaka bir falso verir ve öylesine bir rezil olur ki bir daha artık hiç bir konuda ağzını açamaz.
Aynen akıl hastanesindeki bir hastanın durumu gibi:
Doktor artık iyileştiğine inandığı akıl hastasını karşısına alır ve '' Seni artık çıkartacağım. Bayağı akıllandın. Yalnız çıkmadan önce bir test yapalım.'' Der ve aşlar sormaya.
-Bu ne?
-Göz
-Aferin çok güzel.. Peki bu?
-Kulak
-Harika... Peki bu?
-Burun
-Mükemmel... Peki son olarak bu ne?
-Ağız.
-Müthiş... Helal olsun. Hepsi doğru.
Akıl hastası gururla göğsünü şişirir ve elini poposuna dokundurarak cevap verir:
-Eeeee buna kafa derler doktor bey.
İşte bu hesaptır cahilken alim geçinenin durumu. Bir yerde mutlaka bir falso verir.
Selam ve saygılar.