"Yârim…
Anlatacaklarım uzun hikâyedir
Dilersen bir roman özeti sunarım sana
Saniyede bir tekleyen kalbim
Röntgenini çektiğim aralıksız içimden geçenler
Dilerim ki Rabbim çekmesin elini benden
Beti benzi atan gece
Hüznüme sirayet eden her hece
Elimine ettiğim bir güfte
Yazdıklarımdan sorma beni
Yazmadıklarımda saklısın ve alın yazımda
Yazgıma şerh düştüğüm binlerce kelime
Hecelediğim en sevdiğimse aşk denen bilmece."
Anlatacaklarımız vardır, saatlarca belki günlerce... Kafamızda planlar kurarız. Hiç susmasın isteriz diillerimiz.
Ama nasıl olursa birden bire basiretimiz bağlanır. Nutkumuz tutulur.
O güzelim tumturaklı cümleler, o şiirimsi ifadeler bir şimşek hızıyla zihnimizden uçup sonsuzluğa giderler sanki.
Dil tutulur, lâl olur. Bir cümle söylemeye bile muktedir olamaz.
İşte o zaman başka duygular girer devreye meramımızı anlatan:
Bir masum tebessüm,...
Aşk ve sevda fedakârlık ister, cefakârlık ister, sabır ister, karşılıksız vermek ister...
İster de ister Aslan Hocam.
Şiiriniz çok güzeldi.
Karşılıksız bir sevdanın şiirsel bir ifadesi.
Hem sevdanın itirafı hem de sitemi olmuş.
Tebrik ederim usta kalemi.
Selam ve dualarımla.
Bir Sevda Hikayesi gibi olmuş şiir.
Gönlün lütfeylemesi ile oluşmuş dizeler.Her şey ona bağlı.Eger lütfeylerse gönül,kakemler bir çaglayan gibi akar dizelere...Öyle de olmuş.
Ama bir gerçek:Gidenler asla geri dönmeyecek ve buna bile bile Şair yinede yazacak sevdasını tüm seven gönüllere...
Kutlarım.Harika bir şiiri zevkle okudum.
Gönlünüz hep sevdayla dolu olsun.
Sevgiyle kalınız.
Kıymetli ustam, ilk üç kıta gülmenin insan için önemini işliyor, son iki kıtada ise, fâni olan hayat mücadesi ve kaçınılmaz اَلَّذ۪ينَ اِذَٓا اَصَابَتْهُمْ مُص۪يبَةٌۙ قَالُٓوا اِنَّا لِلّٰهِ وَاِنَّٓا اِلَيْهِ رَاجِعُونَۜ sondan bahsediyor gibi geldi bana. Doğru anlamış mıyım bilmiyorum ama, tebrik ederim güzel şiirinizi ve hassas yüreğinizi.
Selâm,saygı ve muhabbetlerimle...
Mutluluğun konumu var tabi:Yüreğinin seni götürdüğü yer neresi ise konum orasıdır.
Mutluluk çok çeşitlidir.Sanırız ki aşık olduğumuz bir güzel kızla buluştuğumuzda dünyanın en mutlu insanı olduğumuzu düşünürüz.Ama gerçekler öyle değil tabi.Bilim bunu da araştırmış,insanı en mutlu kılan şey nedir,diye?Peki ne çıkmış?Gönülden gelem iyilikler yapmak.Iyilik yapmak insanı en mutlu kılan sey olarak girmiş literatüre.
Güzel bir şiiri tad alarak okudum.
Tebrik ediyorum.
Sevgiyle kalın ve Yüreğinizin götürdüğü mutluluk konumunda kalınız efendim.
Anne deyince, akan sular durur, ama anneler durmuyor işte. Tebrik ederim güzel şiirinizi ve nahif kaleminizi. İzninizle bir şiir de ben bırakmak istiyorum. Uygun görmeyip silerseniz kızmam, darılmam, saygı duyarım.
"Aaah anne ahh…
Bilsen ne çok özledim seni,
Dayanamaz oldum hasretine,
Sen görmedin, bilmiyorsun ama,
Dün, yine geldim ziyaretine,
Kimseler yoktu yanında anne.
Mezarındaki budanmamış güllerden başka.
Sarılıp boynuna, öpemedim ellerini.
Oturdum kabrinin bir köşesine,
Omuzunmuş gibi yasladım başımı mezartaşına,
Çocukluğumu hatırladım, saçlarımı okşamanı,
“Yavrum” deyip, sinene sarmanı bekledim,
Ellerin yoktu anne, mezarın soğuktu,
Ne ben konuşabildim seninle,
Ne de sen konuştun benimle,
Otlardan, dikenlerden temizledim kabrini,
Senmişsin gibi öptüm, kokladım üstündeki gülleri,
Sımsıkı sarıldım mezartaşına,
Söndürsün diye yüreğimdeki ateşini,
Yok anne yok, dinmiyor hasretim,
Ne yaptım...
Muhteşem doyurucu bir eser olmuş Aslıhan hocam.
Az kullanılan kelimeleri kıvamında serpiştirmişsiniz mısralara . Metin kalitesini ciddi yükseltmiş bu da doğal olarak.
Kafiye sözcükleri de aynen çok kullanılmaktan yıpranmamış sözcükler.
Bu dizeler karşısında ancak ihtiramla eğilirim..
Bu arada edebiyat evi imlemesi de şiirin salt buraya aitmiş gibi algılanmasına neden olmuyor, anonim olsa da yadırganmayacak, ileride okuyanların " bu ev nerde acaba" demeyeceği dozda olmuş.
Bazen burada atışmalarda, hicivlerde, kişilere, mekana bağlı olarak yazıyoruz, dışarıda birilerinin anlamlandırması zor oluyor yazılanları. O nedenle sizin şiirdeki anonimliği de değerli buldum. Herkes için bir şey ifade edecektir.
Kalbi tebriklerim ve saygılarımla..
Ha bu arada yakın bir zamanda da defterin ilk sayfasını paylaşırsanız sevinirim :)
Atsan gönlünde gülleri bu âşık koklar
Attığın oklar bu sinemi inan yaralar
--------------Yüregine saglik ustam Tebrik ederim
:))) Gülümserken bile sonuna kefen koydunuz ya ne diyeyim hocam:)) tamam çok güzel gidiyor derken gene hüzün ü eklediniz ama anladım sizin stiliniz o daha bir şey demeyeceğim..:)) şiir olarak mükemmel... gönlünüze sağlık..saygılar
Yürek gözlerin hükmünce görür
Bir damla hüzne gam olsa ne çıkar
Kutlarım
Kutluyorum kaleminizi HOCAM..Saygılar selamlar sunuyorum......
Severek ve hazla okuduğum, anlam ve
anlatım güzel olan nadide güzel bir şiirdi.
tebrikler ve saygılar sunuyorum hocam..
Gönlün dert görmesin Aslıhan Hocam.
Güzel bir şiir olmuş Edebiyat Ebi hakkında.
Bir vefa örneği.
Yalnız anlamadığım bir şey oldu:
(Edebiyat Evi ile başladığım defterin son sayfasına ait şiir)
Şiirinizin altındaki bu cümle neyi ifade ediyor?
Şiirlerinizi yazdığınız defterin ismidir de bu şiirle o defter doldu. Deftere yazdığım son şiir bu idi, bunu mu kasdediyorsunuz, yoksa Edebiyat Evi sitesini mi tekediyorsunuz?
Eğer birinci şık ise mesele değil yeni bir defter alırsınız ama ikinci şık ise o zaman gerçekden üzülürüm.
Selam ve hayır dualarımla.
Amenna. Gaybı Allah'dan başka kimse bilemez.
Allah'ın en seçkin kulları olan peygamberler dahi bilemez.
Allah Resulü'nün devesi kaybolunca bunu fırsat bilen Mekke'li müşrikler "Muhammed (sav) yerlerden , göklerden bahsediyor. Daha devesinin nerde olduğunu bilmiyor" diye alaya başladılar. Bunun üzerine Allah Resulü (sav) "Ben gaybı bilmem velev ki Allah bildire. Şimdi Cebrail geldi devemin falan yerde olduğunu bana söyledi" buyurarak Hazret-i Ali'yi gönderdi . Dediği yerde ipi bir kayaya dolanmış halde deveyi bulan Hazreti Ali, aldı getirdi.
Muhteva olarak çok güzel bir mevzuyu işlemişsiniz. Tebrik ederim Saffet Bey kardeşim.
Selamlarımla.
pek çok konuda duyarlılığımızı yitirdik sevgili şairem.
insan ayırmadan severdik sayardık birbirimizi.
bazen nefret soluyor insanlar ve çiçekler gibi bir bir soluyor insanlar ve kadınlar ve çocuklar ki
kısaca kimin kime gücü yeterse.
sevmeye dahi korkar olduk sevilmekten geçtim artık.
sebepsiz sevebilirken bizler sebepsiz canımız yanıyor
sizi seviyorum
23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramımız kutlu olsun
İnsanlar kendi putlarını kendileri yapıp kendileri tapsa da ve bizler o putları birer birer kırsak da bu boşuna bir uğraştır. Zira insanlar yeni putlar yapmaya ve yine tapmaya devam edeceklerdir.
Selam ve saygılar.
Bizim de çok sade olurdu yirmiüç nisanlarımız. Halat çekme, yoğurt yeme, çuval yarışı, şiir be bir iki konuşma ile biterdi bayramlarımız. Ama heyecanı bitmez, süslediğimiz sınıflardaki süsler kaybuncaya kadar devam ederdi.
Kutlarım güzel şirinizi.
Selâm ve saygılarımla...
Ne güzel, ne kadar nahif bir yazı ve fon rengiyle birleşnce, bir de üstte neyaz bir güvercin, altta kelebekler uçuşunca, yazıyı daha okumaya başlamadan önce insanın yüreğine bir sıcaklık, dudaklarına bir tatlı tebessüm geliyor, yani kompozisyonun pozitif etkisi tartışılmaz olmuş.
Tebrik ederim.
Daha nice böyle hoşgörülü, sevgi dolu mutlu şiirler nasip etsin Rab'bim yüreğinize ve kaleminize.
Selâm ve saygılarımla...
"Bir kara bulut gibi karanlığın üstüne
Çekilirken el ayak, akşam libasın örter." Hocam bu ne güzel bir tasvir klasik roman okur gibi bir şiire başladım ki bu çok az rastladığımız durum, akşama da hüznü giydirmişsiniz zaten devamında, bu şiiri ayrı sevdim yüreğinize sağlık ve selamlarımla
Muhteşem.
Bu sevda şiirleri,hüzün şiirleri yok mu,tüm Şairlere çok yakışıyor.Eğer ki sevdanın kıyısından köşesinden yaşamışsa,dizeler çok anlamlı ve gönüllere hüzün ve mutluluk veriyor.
Cok işten yazılmış güzel bir şiiri zevkle okudum.
Bu harika şiirin güzel Şairini gönülden tebrik ediyorum.
Kutluyorum kendisini.
Ömrünün her anının sevgi içerisinde geçmesini diliyor,selâmlar,saygılar sunuyorum.