Tema
Üye Ol Giriş Yap
Anasayfa Şiir Deneme Hikaye Makale Serbest Kürsü Yazarlar Forum AtışmaYENİ Online Üyeler

Etkili Yorumlar

Bu şiir bildiğin içine oturuyor. “Veda” kelimesi bile ağır, ama buradaki veda sadece bir kişiye değil; zamana, gençliğe, gidene, gelmeyene, söylenemeyene… *Öne çıkanlar:* - *"Bir bir eksiliyoruz bak hayattan"* Daha ilk dizeden tokat gibi. Yaş almanın, sevdiklerini toprağa vermenin o çaresiz sayımı. “Benim de fazla vaktim yok sanırım” derken kendi sırasını bekleyen bir yorgunluk var. - *"Affet diyeceğimde dilim varmıyor / Af dilemek, dile kolay... / Affetmek ise sana zor"* Burası şiirin kalbi bence. Pişmanlıkla gurur arası sıkışmış bir adamın sesi. Affetmek istemekle affedilemeyeceğini bilmek arasındaki o acı farkındalık. - *"Sen şefkat öksüzü, sevgi yetimi / Sen günahsız, sen bilgisiz, sen sessiz / Sen rüyalarımdaki küçük meleğim"* Burada bir baba-evlat ilişkisi seziliyor. “Şefkat öksüzü, sevgi yetimi” derken kendisinin veremediği baba sevgisi için vicdan azabı çekiyor. “Küçük meleğim” dediği kişi büyük ihtimalle çoc...
Adem Hocam hoş geldiniz. Selamlar ve saygılar. Şiirinizden esinlendim ben de sevdiğimi surata söyleyiverdim. Öyle sahneyi bırakmak olmaz sadece bana Renk renk balonları kaptım getirdim sana Sen de uçurtmaları uçur gökyüzünde kısa pantolonunla Ben kâh salıncaklarda kâh kırlarda Saçlarımı bırakıverdim hırçın esen rüzgarlara...
Bu rahmetliye her sene ölüm yıl dönümünde şiir yazıyorsun. Üstelik de eski şiirini yayınlamayıp her sene yeni bir şiir yazıyorsun. Şiirini de vefalı yüreğini da can-ı gönülden kutluyor, Harun Bey'e Allah'tan rahmet diliyorum. Selam ve sevgiler.
Yani, kalp ile beyin insanı ikilemde bırakmasa olmaz :) Yahu aynı bedenin organlarısınız, düşman değilsiniz, alın hormonları da aranıza, hepinizin anlaşabileceği mutlu olabileceği ortak adayı bulun işte :)) Bu ezeli çatışmayı güzel şiirleştirmişsiniz Melahat hanım.. Tebrik ederim Selam ve saygılar
Küp, içinde ne varsa dışına da onu sızdırır. Selam ve sevgiler.
Ben de hep benim ölümümün en mutlu olduğum gün gerçekleşeceğine inanırım hep. Nitekim başıma ne zaman bir felaket gelse genelde mutlu başlayan bir günümün sonlarına doğru gelmiştir. Selam ve saygılar.
Oldukça uzun bir aradan sonra sitemize tekrar hoş geldin. Kendi adıma seni ve şiirlerini özlemiştim. Evet, o safranî ağıtı ben de duyuyorum sık sık. Aynen dediğin gibi '' Eyvaaaahhh ! Bugün de ölmedim.'' diyor. ******* Bu arada kafama takıldı. Sen bu şiiri 12.05. 2026 Tarihinde saat 18.36 da nasıl yazabildin? Neyse.. Vardır bir hikmeti mutlaka. Selam ve sevgiler.
Günlerden pazar, Aylardan Nisan, Vakit ikindi. Bir rüzgâr geçer içimden usulca, Adını anmadan, izini sürmeden. Gölgem uzar sokak boyu yalnızca, Sen yokken şehir de eksik, ben de ben. Saatler ağır, suskun ve yorgun, Takvimler düşer avuçlarımdan. Ne varsa yarım, ne varsa solgun, Hepsi biraz senden, biraz zamandan. Tebrikler hocam, selamlar iyi günler
Senin şiirlerini okumak çok güzel kardeşim, gönülden tebrikler selam ve sevgiler
Bu dizeler yoğun bir gurbet ve özlem duygusu taşıyor. Şair, fiziksel olarak uzak olduğu bir yere — büyük ihtimalle çocukluk yurduna — duyduğu hasreti oldukça sade ama etkili imgelerle anlatmış. Öne çıkan unsurlar: “Ezgisi çalınır kulağımda / Gurbet türkülerinin.” Gurbet sadece bir mekân değil, aynı zamanda bir duygu hali. Türküler burada hafızayı ve geçmişi tetikleyen bir araç gibi kullanılmış. “Hazan yaprakları yüreğime dökülür.” “Hazan” sonbaharı ve solgunluğu temsil eder. Yaprakların yüreğe dökülmesi, içsel bir hüzün ve yıpranmışlık hissini güçlendiriyor. “Gün daha hüzünlü batar gurbet akşamlarında.” Zaman bile gurbetle birlikte değişiyor gibi; akşamlar daha ağır, daha duygusal yaşanıyor. “Kâh bir poyraz, kâh bir meltem…” Rüzgâr burada bir taşıyıcı: şairi anılara, çocukluğa götüren bir unsur. Hem sert (poyraz) hem yumuşak (meltem) rüzgârların kullanılması, özlemin farklı yoğunluklarını yansıtıyor. Genel olarak metin:<b...
Gülmek için ölmeyi beklemezsiniz, inşallah.. Hayatın güzel tarafları yakanızı bırakmasın :) tebrikler, selamlar..
benim bu sitede bu güne kadar yanlış arayıp bulamadığım çok güzel şiir. 8 li de güzel. 16 lı da . defalarca okudum. eyvallah
Vefasız dostlara sitem, arafta kalanlara da gözdağı gibi olmuş dizeler. Oldukça duygusal ve başarılıydı çalışma. Tebrik ederim Selam ve saygılar..
Üstadem, çok anlamlı bir sitem şiiri olmuş. Beğeniyle okudum, sizi ve eserinizi bana çok çarpıcı gelen şu dizenizle selamlıyorum: "Nihayet huzuru, sizin yokluğunuzda buldum" Huzur içinde kalmanız dileğimle...
Harika bir çalışma yapmışsınız. Müziğinizi de dinledim. Şimdi sıra geldi karşılıklı abone olmamıza, ben abone oldum sizden de beklerim. Selamler. // https://www.youtube.com/@daliXmelodi
Bugün okuduğum en güzel, en anlamlı şiirdi. Bu şiir bana Kanuni Sultan Süleyman ile Şair Bâki arasında geçen bir şiirleşmeyi hatırlattı. Şöyle ki: Bâkî neşeli, zarif, hoş-sohbet, nükteci, şakacı, bir şahsiyete sahipti. Nerede olursa olsun doğruyu söylemekten çekinmez biriydi. Bu itibarla bazen kırıcı olabiliyordu. Nitekim bir defasında Kanunî Sultan Süleyman da kendisine kırılmış ve onu Bursa’ya sürmüştü. Padişah bu kıymetli şaire haber gönderirken maksadını da şairce bildirmişti. Bâkî bed Bursa’ya red Nefy-i ebed Azm-i bülend Açıklaması: Huyu kötü olan Bâkî’yi Bursa’ya sürdüm. Orada devamlı kalsın. Yüksek kararım budur. Fakat padişahın bu hükümdarca ifadeleri şiirin sultanına çarpmıştı. Bâkî bu ağır ifadelere karşı derhal şu dörtlükle mukâbelede bulundu: N’ola kim nefy-i ebed azm-i bülend oldunsa ey Bâkî Bilesin ki cihân mülkü değil Süleymân’a bâkî Şahâ! Azminde isb...
Geçmişteki avcı-toplayıcı yaşam tarzını ve beslenme alışkanlıklarını özetlemişsiniz. Ne güzel. O dönemde insanların yaşamı, doğanın sunduklarına bağlıydı. Yemek düzenleri düzensiz, kaynaklar sınırlıydı. Şimdiyle karşılaştırıldığında, hazır gıdaların ve sürekli yemek yeme alışkanlığının olmadığı bir dünya. Bu durum, metabolizmalarının açlık ve tokluk dönemlerine adapte olmasını sağlamış olabilir. Ayrıca, doğal besinlerle beslenmek, sağlıklı yağ ve protein tüketimiyle dengeli bir diyetin temelini oluşturmuştur. Ancak bu yaşam tarzı, günümüzün modern yaşam koşullarıyla kıyaslandığında hayatta kalma mücadelesinin ne kadar zor olduğunu da gösteriyor. Şimdi elimizde yemek kitapları, diyetisyenler ve her an ulaşılabilen yiyecekler var; ancak bu kolaylıklar, sağlıklı yaşam alışkanlıklarımızı ne kadar etkiliyor, düşünmek gerek.
Serbest şiir her aklımıza geleni serbestçe yazabildiğimiz dizelerden oluşan kafa karışıklığı değildir. İşte bu şiir serbest şiirin nasıl bir şey olduğu konusunda en önemli örneklerden biri olabilir. Can-ı gönülden kutlarım üstad. Şiirinizi, şiir tadı alarak doya doya, içime sindire sindire okudum. Selam ve saygılar.
Zaman eğildi içimden, anlam dolu aynalarda… Sessiz bir yankı içimde, hep aynı şarkı… Bu dizeler sanki bir kalemin değil, yorgun bir kalbin itirafı gibi. Okurken insan sadece okumuyor, kendi kırıklarını da hissediyor. Bazı satırlar vardır, geçip gitmez… İçinde kalır, ağır ağır sızlar. Sizinki de öyle. Kaleminize ve o derin, suskun duygunuza sağlık.
Bazen sayfalar dolusu ansiklopedinin anlatamadığını şair bir kaç cümle yada bir kaç satır ile anlatır lakin şairin ilham kaynaklarından biri de yazdığı şiire yazılan yorum yani şiire verilen emek ve şaire verilen değer onun için her yazar değerli her şiir güzeldir zira buram buram emek kokar şairin gözünün nurudur şiirler azda olsa bir kaç satır yorum almayı hak eder bizlerde elimizden geldiği kadar yorum yazmaya çalışıyoruz nice güzel şiir ve yazılara saygılar selamlar