Tema
Üye Ol Giriş Yap
Anasayfa Şiir Deneme Hikaye Makale Serbest Kürsü Yazarlar Forum AtışmaYENİ Online Üyeler

Etkili Yorumlar

On dört yaşında bir genç için oldukça güzel bir şiir. Tebrik ederim. Sitemize hoş geldiniz. Daha nice şiirlerinizde buluşmak dileklerimle selam ve sevgiler.
Allah hiç kimseyi yalnızlığa mahkum etmesin. Candan tebrikler. Selam ve sevgiler.
Ah bu sevda o olmadan olmuyor... Kutlarım
"Ah can gardaşım, sevda dediğin böyle bir dert işte. Ne kaçabiliyorsun ne de kavuşabiliyorsun. Gönül bir kere düşmeye görsün, insan kendi kendinin mahkûmu oluyor. Yüreğine sağlık, hasreti de sevgiyi de güzel anlatmışsın." Candan tebrikler..
Can gardaşım "Ne güzel dökmüşsün içindekini hocam. İnsan bazen elindekinin kıymetini bilmeyip kendi yalnızlığını kendi hazırlar. Gönül kıranın, kibir yapanın sonunda yine dönüp dolaşacağı yer kendi sessizliği olur. Kalemine sağlık, ders veren akıcı bir şiir olmuş." Candan tebrikler..
"Ne güzel söylemişsin gardaşım. Toprakla arası olmayanın gönlü de kurur gülü de derler. İnsan biraz eğilecek, biraz emek verecek ki hem kendisi yeşersin hem etrafına faydası dokunsun. Kibirle değil, gönülle yaşamak lazım. Kalemine sağlık, çok güzel bir öğüt olmuş." Tebrikler..
Toprak gibi tevazu ile dolmak ne güzel yeşil kadar insan huzur veren bir renk var mı... Kutlarım içtenlikle...
Öğütlerle bezenmiş bir şiir. Keşke şiirdeki öğütleri kendimizde uygulayabilsek. Selamlarımla İlyas Bey üstadım.
Her zaman dediğim bir cümle vardır yine diyorum: "Dünyanın en dürüst, en namuslu, en güvenilir, en sadık, en kibar, en merhametli, en adaletli ....(Ne kadar olumlu sıfat varsa ekleyebilirsiniz) insanı Kur'anı iyi anlamış gerçek takva sahibi bir müslümandır." Çünkü benim dinim bunu emrediyor. Selamlarımla.
Yakınen müşahade ettiğim karakterler. Görür görmez topuklamak lazım:) Tebrikler Ahmet hocam selam ve saygılar
Narsist olmak zordur, narsistle olmak daha da zordur. Bir yazıda okumuştum: "Sağduyusu olmayanlarla beraberseniz, Allah solunuza kuvvet versin" diyordu. Rabbim kişilik bozukluklarından korusun. Selamlar
Bireysel hataları toplumlara mal eden önyargıları bir kenara bırakıp, unuttuğumuz o temel adalet ve güven duygusunu ortak akılla yeniden inşa etmek zorundayız çünkü başka çaremiz yok. Tebrikler Ahmet abi güzel bir yazıydı. Saygılar.
İnsan bir kez duygularını ve düşüncelerini görünür kılmanın hafifliğini yaşadı mı, gerçekten de duramıyor. Kâğıt; yargılamayan, sabırla dinleyen en sadık sırdaş aslında. Gerçekten de insan bir yazmaya başlayınca, kelimelerle zihnini özgürleştirmenin o vazgeçilmez bağımlısı olup çıkıveriyor. Tebrik ediyorum Nesrin hanım. Saygılar.
Ürettiğimiz her şeyin aslında kendi ölçüsünde bir sanat faaliyeti olduğunu idrak etmeli. Leziz yemekler yapan bir kadının sanatıdır o. El işleri, Örgüler vb. gibi. Kendi kültürel kodlarımızın üzerine inşa edilirse, yabancı kültür istilasından da kendimizi korumuş oluruz. Bu anlamda çok doğru işler yaptığımızı söyleyemem. Batılı kültür dayatıldı her alanda maalesef. Ufuk açıcı yazıydı Tebrik ederim Nesrin hocam Selam ve saygılar
doğayı sevmek her kulun yapması gereken en ulvi görevdir kutlarım
"Doğayı sev, yeşili koru" diyen duygularla harika yazılmış, duyarlı yürek sesinizi gönülden kutluyorum tebrikler üstadım. En kalbî selam, sevgi ve saygılarımla.
Kendimi tanımama yardımcı olan... Sanki ağaç dallarından havalanmayı bekleyen serçelerin heyecanı atıyordu kalbimde yazarken. ----Tebrik ediyorum.Yazmak rahatlatıyor gerçekten
Kaşınsa bile iyileştiğine mi yoksa yeniden kanatmaya mı belli olmuyor. Tebrikler Yılmaz hocam Selam ve saygılar
Toprak unutmuyor. Üzerine kaç sonbahar serersen ser,kökünü tanıdığı ağacı yeniden yeşertiyor. Sen buna hasret dersin,ben toprağın karakteri derim. İnsan da öyledir. Unuttum dediği herkesi değil,yalnızca dönmeyeceğini bildiklerini susturur. Bir koku... Bir kıyı... Bir şarkı... Bir Eylül akşamı... Ve yıllarca sakladığın bütün yalanlar, bir cümlenin omzunda diz çöker. Çünkü unutmak, hatırlamamanın adı değildir. Sen hala yazıyorsan,demek ki yaran konuşuyor. Ve yara konuşuyorsa,kabuk sadece seyirci kalmıştır.
İnsan bazı masalardan kalkmaz. Sadece sandalyesini sessizce geriye iter, çay bardağında kalan buğuyu, Rakı kadehinde eksilen ayı, Balıkçı barınağında sabaha kadar susan martıları Bir başkasına emanet eder. Sonra herkes gitti sanır. Oysa bazı vedalar, yalnızca yer değiştirir. Yıllar sonra bi yaz bu kadar Eylül kokuyor Çünkü toprağın altında çürüyen şeyler değil, unutulamayanlar kök salıyor. Sen buna hasret diyorsun, ben toprağın hafızası. İnsan unuttuğunu değil, üzerine yeni mevsimler örttüğünü sanıyor. Ama yağmur, hangi toprağa düşeceğini hiç unutmuyor. Belki de bu yüzden, senin her cümlenin altında eski bir denizin tuzu var. Her susuşunda, adını kimsenin bilmediği bir kıyı. Her kelimende, yıllardır bana açılmamış bir pencerenin rüzgarı. Beni en çok "yanından geçtim" cümlen yaraladı. Çünkü sen Yanından geçtiğini sanırsın Oysa bir ömrün tam ortasından geçmiş, Bir kalbin bütün odalarını dolaşmış, En karanlık lambaları yakıp giderken ışığı da beraberinde götürmüş gibisin. İnsan bazen f...