Tema
Üye Ol Giriş Yap
Anasayfa Şiir Deneme Hikaye Makale Serbest Kürsü Yazarlar Forum AtışmaYENİ Online Üyeler

Etkili Yorumlar

Büyük bir beğeniyle okudum yazınızı, bir taraftan da en sevdiğim şarkılardan biri olan '' Bu Kalp Seni Unutur mu?'' Şarkısını dinlerken. Candan tebrikler. Selam ve saygılar.
Gülüm Hocam, Gülüm Dostum beni bu kadar içten etkileyen ve yazmaya teşvik eden ve bu kadar içten ve samimi güvenilir bir yazı abartmıyorum kesinlikle bizi sizi tanımak için sunduğunuz en güzel fırsat Gülüm Hocam. Çok çok teşekkür ederim bu iletişim süreci için köprü kurduğunuz o kadar çok yürek olacaktır ki zaten var daha da artsın inşallah...Bilindik bir tabir vardır her insan bir dünya. Hakikaten de öyle dökmeden yazmadan konuşmadan hatta beden dili, hal dili, mimikler, jestler ile iletişim süreci. Dünyadaki kaos insanın içindeki gürültü dinmeden, dünyadaki kaos dinmez. İletişim sınavımdaki bir soruydu kendi öz iletişiminiz hakkında bilgi veriniz? Öyle güzel dost, rehber oldunuz ki sonsuz teşekkür ederim. Lütfen adres verin, bembeyaz bir orkide göndereyim Gönül Kalemi dostum Gülüm Hocama... Sevgilerimle...
Bazen düşünüyorum da üstadım; bizi sahip olduğumuz şeylerden ayrı bir sahiplenme duygusu çağırıyor buraya. Mor salkimlarla süslü bir mahallede sanki hepimiz kapı komşusuyuz birbirimizin, içimizden birine kötü bir şey olduğunda kalkıp birbirimizin yüreğini tıklatıp " Ben yanındayım." diyebiliyoruz. Bazen de hiçbir şey söylemese de kalemdaşımız onun kelimeleri aşikar ediyor ruhunun ahalini.. Dil bazen söyleyemez ama kalem en ince sızıları bile cesurca kağıda döker.. Yazan ne şanslı burada, onun gibi damdan düşmüş nice muharrir var çünkü bu çatının altında.. Gül kokar parmaklar gül derdikçe.. Bülbüle dönüşür kalem yürüdükçe.. Yürek arşı alaya kokar dokundukça.. Selam ve saygılarımla..🙋‍♀️🪻🦋
İnsanlar sizi sizin anlattığınız kadar bilirler. Bu bilgi insanları bazen ilgilendirir, bazen umurlarında bile olmaz. Çoğu kez umurlarında olmaz. Hatta çoğu kez '' Bana ne yaaaa, anlat derdini Marko Paşa'ya derler içlerinden, size ise vah ''vahhhh üzüldüm.'' derler. İnsanlar genelde geniş zamanlarında etraflarında çok dost (!) bulurlar da dar zamanlarında, zor zamanlarında kimsecikleri bulamazlar. Bulsalar bile bu uzun süreli olmaz. Eğer sıkıntılarımızı, dertlerimizi birilerine açtığımızda bu bizi en azından rahatlatıyorsa sorun yok ama kendimizi daha kötü hissettiriyorsa bence sır kabilinden bu paylaşımları yapmamak daha mantıklı olur. Hele de işin içinde bir dava konusu varsa ve o davanın önemli bölümü davalının akıl sağlığı ile ilgiliyse. Evet, sonuç olarak: Allah yar ve yardımcınız olsun. Eğer yazarlıktan ne kadar para kazandığınız bile dava konusu ...
Eski Karsî'nin gümbür gümbür geri gelmesine en çok ben sevindim. Çünkü şiir gibi şiir okuyorum bu sayfada. Candan kutlarım. Selam ve sevgiler.
sahiden de iyi oluyor neye yoğunlaşsak da edebiyat evinin eşlik etmesi çok şeye bedel sevgimle aynı anda pek çok işi yapmayı sevmişimdir
“Öpen Var Mı” şiiri, sade ama derin bir yalnızlık ve özlem duygusunu aktarırken, günlük hayatın küçük ayrıntılarına ve içsel yolculuklara ustaca dokunuyor. Son dizedeki soru, hem bir arayışı hem de kalbin gizli dünyasına dokunacak bir teması sessizce ama etkili biçimde ortaya koyuyor.TEBRİKLER..
“Uyumsuzluğun” şiiri, ruhun kırık ve eksik yanlarını, hayallerin bozulmuş yollarını ve dilin artık kelimelere sığmayan hallerini çok yoğun bir şekilde hissettiriyor. Her dize, okuyucuyu kendi içsel kırılganlıkları ve uyumsuzluk duygusuyla yüzleştiriyor; şiir adeta bir ruhun sessiz çığlığı gibi akıyor.TEBRİKLER..
Murat gardaşım Şiiriniz, “Har Alazı” başlığıyla ruhun en derin ve tutkulu hislerini adeta bir müzik aleti gibi titretiyor; her mısra hem acıyı hem de duygusal coşkuyu eşsiz bir ahenkle yansıtıyor. Gönül teline vurulan mızraplar, hicranın ve hüznün melodisiyle birleşerek okuyanı derin bir içsel yolculuğa sürüklüyor; bu çalışma, duyguyu ve müziği bir araya getiren çok etkileyici bir şiir olmuş.TEBRİKLER..
Gardaşım Her dizesinde aşkın ve özlemin derin acısını öyle içten ve samimi bir şekilde aktarmışsınız ki, okuyan adeta yüreğinin ritmini sizin hislerinizle tutuyor. “Her doluyu boş ettim” mısrası, kaybolan sevgiyi ve bitmek bilmeyen özlemi öylesine etkili bir şekilde özetliyor ki, şiir hem hüzünlü hem de dokunaklı bir başyapıt niteliğinde.Tebrik ederim selamlar..
Ne güzel burada dostluklar, arkadaşlıklar, kardeşlikler... Sınav her yerde var, okulda, iş de, ailede, arkadaşlar arasındaki ilişkilerde, hayat da büyük bir sınav değil mi? Olsun sıkıntı yok dersler beklemez, okunduğumuzu bilmek de güzel... Başarılar dilerim Allah muvaffak etsin... Kutlarım güne gelen bu güzel yazını...
Değerli hocam şiiriniz, çok özgün bir dil yakalamış. “Adam güz rengi / Kadın kış beyazı, Laf salatası söylemişler ortaya, Kadın bir ismi karalıyormuş Dudak kalemiyle” gibi imgelere mest oldum açıkçası. Bu atmosfer, okuru daha ilk andan itibaren soyut bir anlatımdan somut bir hissin içine çekiyor. Özellikle sofra metaforu üzerinden ilerleyen ilk bölüm, ilişkinin doğasını çok başarılı bir şekilde örüyor. Özenle yerleştirilmiş imgeler yalnızca süs değil; iki karakterin ruhunu, birbirine temas biçimini ve aralarındaki gerilimi taşıyan güçlü unsurlar haline gelmiş. Şiirin ikinci bölümünde ise tonun değişmesi dikkat çekici. Sofradaki oyun yerini daha sert, daha tehlikeli bir aşka bırakıyor. “Aşk eşkıyaymış / söz firari” dizeleriyle birlikte metin, romantik bir yakınlıktan çıkıp firari, tetikte bir duygu haline evriliyor. Şiirin en etkileyici yanı, yalnızca bir aşk şiiri değil; tat, beden, mevsim ve dil üzerinden kurulan çok katmanlı bir ilişki anlatısı. Yüreğiniz...
Değerli hocam, yazınız hem anlatım dili hem de kurduğu mizahi akışla gerçekten çok keyifli ilerliyor. Özellikle günlük hayattan tanıdık isimler ve programlar üzerinden kurulan anlatı, okuru içine çeken bir sıcaklık oluşturmuş. Nuray Yılmaz’dan başlayıp Sahrap Soysal’a kadar gelen çizgi, aslında sadece bir isim yolculuğu değil; Türkiye’de “yeme-içme ve izleme kültürünün” dönüşümünü de ince ince gösteriyor. En güzel tarafı ise, bu kadar esprili ve akıcı bir dilin altında ciddi bir gözlem gücünün yatması. Özellikle tarif kısmındaki karşılaştırma bölümü hem güldürüyor hem de toplumsal bir gerçeği çok sade bir şekilde ortaya koyuyor. Bu da ikinci bölüme dair merakı doğal olarak yükseltiyor. Kaleminize sağlık. Hem güldüren hem düşündüren, altı dolu bir anlatı olmuş. Devamını merakla bekliyorum. Selam ve Tebrikle...
Merhaba Demir ağabeyim, devrelerim yandı yine şiirinizi okurken. İmge/tasvir/anlam/duygu tam bir aşk çilingir sofrası gibiydi şiir. Sanırım ben de kafayı buldum biraz okuken. Kutluyorum çokçana, çokçana. Selam ve saygılarımla ağabey. çağatay
Bu kadar mı müthiş hissedilir? Ateşin üzerinde düşlerini kurutmak kadar hüzünlü ve anlamlı. Kutlarım saygımla
Sami Hoca, Gülüm Hoca, Adem Hoca, Ahmet Zeytinci Hocayı okuyorsun, bir taraftan ders çalışırken bir taraftan müzik dinliyorsun ama yazılara, şiirlere yorum yazamıyorsun ve Külyutmaz Sami Hocanın bu mazereti yutacağını zannediyorsun. Hey gidim hey... O değil de Kütüphanede ses yapılmaz. Müziği inşallah kulaklığından dinliyorsun. Ve son olarak: Müzik dinleyerek ders çalışmak da bir çalışma şeklidir tabii ki sınavda sorulan soruya ''Angara'nın bağları da gıvrım gıvrım yolları / Ne zaman zerhoş oldun da galdıramıyon yolları '' Diye cevap vermezsen. Ya da '' Kabe'de hacılar hu deyip dönerken sizin sorduğunuz şu soru da soru mu şimdi? Diye itiraz etmezsen. Selam ve saygılar.
Yazının benimle ilgili kısmına cevap vereyim: Adem'in umre programı içinde Kudüs de var mı bilemiyorum ama olmasını mümkün görmüyorum. İsrail'i Kudüs'e Hıristiyanları bile sokmuyor ki Müslüman olan Adem'i soksun. Umre programı ilgili anlatacakları varsa da kendisi anlatır zaten. İsrail'in Hıristiyanarı da Kıyame Kilisesine sokmamasına gelince: Yüz verirsen deliye, gelir pisler halıya. Bence iyi ediyor. Selam ve saygılar.
Dost kimdir, dostluk nedir tam olarak bilmediğimizden canımız yandığında dost vefasızlığı diyoruz hemen adına Halbuki hakiki dost ne vefasız olur, ne yolda bırakır ne de gam kederde kalmana izin verir. Yanında bir değerin varsa ve yadında da kıymetli ise işte o dosttur ve hiç bir zaman pişman etmez, kurulan dostluğa da halel getirmez. Sami Hoca'ya katılıyorum dost parmak sayısını geçmez gerisi ya tanıdıktır, ya arkadaştır Dost ki halsizsen halindir dilsizsen dilin susuzsan suyundur şaşarsan sağduyun, dedim naçizane Öyle olmak öylesini bulmak dileğiyle Yüreğinize sağlık Melahat Hanım muhabbetle💐
Yer, gök alt üst olmuş, o yetmiyormuş gibi böylesine kurşuni bir gecede üstelik duygular tetikteyken bir kaza bela çıkmadan hikaye mutlu sonla bitmiş ya ne mutlu. Evet, her zamanki gibi zevkle kendisini okutan güzel bir şiirdi. Kutlarım üstad. Selam ve saygılar.
Her zaman ki gibi duygu dolu yürekten muhteşem bir gönül sesi düşmüş sayfaya. Güzel yüreğine sağlık değerli Ablam. Selam, sevgi ve dua ile.