Tema
Üye Ol Giriş Yap
Anasayfa Şiir Deneme Hikaye Makale Serbest Kürsü Yazarlar Forum Atışma Online Üyeler

Etkili Yorumlar

Hayatta bazı şeylerin çözümlenmesi için içten duyguların olması ve duyguların coşkusu ile olmak gerekir ki insan hayata gülümsesin yoksa başka türlü olmaz bunu okurken anlıyorum, gülmek sevmek gerekir karşılıksız diyerek yeniden geldim kardeşim hayırlı geceler dilerim kardeşime selamlarımla.
Hayat bazen bitti deyince başlar İşi düşen dostça hatırlanırsın... Kar ve fırtınayla sert geçer kışlar En dibe vurunca akıllanırsın... Dostluk rüzgarı ama işi düştü mü dostun. Bu nasıl da olası aslında -imiş çünkü dostluğun sevginin çıkarsız olduğu gerçeği ile yaşadım bir ömür halen de. Ama olası işte. Defalarca da bitti mi hayat artık nasıl bir hengame ise adına hayat denilen elbet mutluluk peşinden koşturan aslında insanlar da öyle peşinden koştuğumuz ve yalnızlık bile işgal ediliyor ve gerçek sevgi ve insanlık. Her defasında aynı hataya da düşüyor insan. Sonuna kadar güvenmek asla şüphe etmemek ve dersini almış olsa da insan ve işte hayat tam da bittiği yerden.. Anlaşılmaz insan oğlu. Bir rütbe mi ki de dostluk ve sevgi ve itimat ettiklerimiz. Elbet ara vermeden eklenen hayal kırıklıkları. Hep mi tekerrür eder tarih? Belki de suçu üstlenmesi gereken tek insan...
Serbest şiirin en güzel hali, tek cümle içinde umudu umutsuzluğu hasreti ve vuslatı kullanma sanatı, dolayısıyla muhteşem bir anlam barındırıyor, çok sevdim bu şiiri, tebrik ve selamlarımla hocam
Gelmiş geçmiş en güzel en önemli insanlara bakıyorum da hep bir dost var yanlarında..ki içlerinde en çok dost bildiğim ve sevdiğim de Hz. Ebubekir'dir, o kadar merak ediyorum ki inşallah görmek nasip olur, hep O'nu düşünerek okudum özellikle "doğru sözü dosta gider" dizesinde Miraca çıkan peygamberimize(s.a.v) bir an bile düşünmeden" O söylüyorsa doğrudur" diyen dostluğu getirdi aklıma, dost olmak da bir makamdır dolayısıyla, hakkını vererek yazmışsınız bu makamın, tebrik ve selamlarımla hocam
Şiir seven insan çoğu zaman gönlü yaralı insandır, ama her zaman yurduna, bayrağına, sevdiğine sevdalı insandır. Şiir sevmeyenler ise hep yaralayan tarafında yer almışlardır. Şiir ise yürekteki duyguların kâğıda dökülüp bundan sonra okuyanlara, dinleyenlere aktarılmasıdır. Yüreğinizdeki hissiyatın bir şiir okuru olarak tarafıma intikal ettiğini belirtmek isterim kıymetli ozanım. Tebrik ediyorum. Kaleminize sağlık. Nice şiirlere. Esen kalın. Saygılarımla.
Dünyanın beşten büyük olduğunu bu beş zalim ülkeye haykıracak bir babayiğitin olması gerekiyordu. Elhamdülillah onu bir Müslüman Türk lider haykırdı bütün dünyaya karşı. İnşaallah bu haykırış uyuyan Türk Milletinin ve diğer milletlerin uyanmasına bir vesile olur. Birleşmiş Milletler diyoruz ama sadece beş daimi ülke yönetiyor dünyayı. Kararları onlar alıyor, onlar uyguluyor. Diğer üyeler sadece figüran. Keyflerine göre toplanıyorlar, keyflerine göre karar alıyorlar ve kararları veto ediyorlar. Artık bu düzenin yıkılması lazım. Daha doğrusu misyonunu yitiren bu Birleşmiş Milletlerin, Natonun, Avrupa Birliğinin yerine Türk ve İslam dünyasının başını çektiği, önderliğini yaptığı yeni bir dünya düzeni kurulmalıdır.Artık Türk dünyası da, İslam dünyası da bunların kuyruğu, kuklası olmaktan kurtulmalıdır. Dünyaya nasıl Amerika ve Avrupa hakim olduysa aynı gayret, aynı çalışma,aynı basiret, aynı teknoloji, aynı bilim kuralları ile de müslümanlar hakim olmalıdır. <br...
Aşk ile çile... İşte insan zaten bu yola giriyor bile bile... Yere edenler yürekte unutulur mu adı ne olursa olsun... Kutlarım içtenlikle...
Gerçekten de elleriniz. Ve tabii ki yüreğiniz.. İkisi birleşince çağlıyor adeta. Öyle olunca da şiirler destana dönüşüyor adeta. Eminim yazmayı düşündükleriniz en az bir bu kadar daha vardır. Selam ve saygılar.
Adem Efiloğlu şiiri’ne girersiniz; Şiiri kategorisine bi göz atsanız da genelde zaman kaybınızdır, kolay kolay net ipucu vermez. Önce çok hızlı bir şekilde mısraları süzersiniz acaba ilk kitabının çıktığı günle bir ilişki var mı yoksa rastlantısal mı babından. Küçük bir olabilirlik payı bırakarak yoğun bir odaklanmayla başlarsınız okumaya, kafanızda henüz bir yorum şekillendirmeden tedbirli bir şekilde ilerlersiniz mısralarda. Önce bin dere ile nefes münasebetini kurmaya çalışırsınız ki yukarılarda tutuşan aşkın suyuna takılırsınız… zaman da bir belirgindir ki sormayın gitsin : ) vakitler sevdaya çaldığında… ama mana ufak ufak toparlanmaya başlamıştır, zevkle süzülürsünüz alt kıtalara. Onüçüncü mısra “ yavaş ol biraz, o kadar basit değil” der, habersiz sevilir mi ??? Şimdi ilk onüç mısrayı daha fazla ilerlemeden tekrar bir arada okumakta fayda var ki ondördüncü mısrayı müteakip akıntıya kürek çekmeyesiniz. Dördüncü kıtanın başında istifham dediğimiz ...
Bence de varsın taşın kabınızdan köpüren dalgalar gibi, ziyadesiyle hakkınızdır bunca şiirin şairi olarak, şiirlerinizde yaşayan hem Yıldız, hem Gülüm hanım olarak ... " Maviden ülküsü mevsimin: Tenimde şerit değiştiren imgeler Az evvel yakaladım kuyruğundan Ben ki benden kaçan kayan yıldızın yıl dönümü Aşkın şiarı özlem Hicabın da bam teline basan elem Gökte saklı miladi takvim İçimde saklı hicri feri öykümün Öykündüğüm bir Allah’ın kulu olmadı ki ömürde" Şiir altlarına şairin mısralarını kopyala yapıştır yapmaktan zerrece haz etmem, ama ben bu mısraları bu bütünlükte izah edemem... Kutluyorum Mektepli Kardeşimi çokçana, Selam ve saygılarımla. çağatay
Vayyyy sevgili İshak'ım, bu nasıl ilk deneme yahu :)) Ne kadar cinas var hepsini kullanmışsın sanki :)))) Böylesi tekniği çok güçlü şiirlerin benim için en büyük handikapı manayı bırakıp tekniğe yoğunlaşışımdır. İşimi zora koydun :)) Kutluyorum Çokçana, Yorumu yaptım bitirdim ama şiirin ne/neler söylediğini gönder tuşuna bastıktan sonra anlamaya çalışacağım :))) Selamlar, saygılar. çağatay
Bir gez gönül yıktın ise, kıldığın namaz değil Yetmiş iki millet dahi, elin yüzün yumaz değil Bir gönül yaptın ise, er eteğin tuttun ise Bir gez hayr ettin ise, birine bin az değil demiş Yunus Emre. Gönle giremeyenin gözde de yeri yoktur. Gönle girebilmek için insanî vasıflara haiz olmak gerekir. Bunu başarabilenler etrafına daima huzur, barış ve mutluluk getirir. Yüreğinize sağlık. Selam ile.
Merhaba Sayın Hocam, Nasıl bir tekniktir bu yahu ?? Sizin sayfanızda ne yazacağımı şaşırıyorum, şahsınızı takdir etmek haddim değil, zira buna yetecek donanımım/tecrübem yok, ayrıca sayfanızdan gördüm yaşınız da benden büyük, bizim kültürümüzde küçüklerin büyüklerini takdir etmesi çok yakışık almaz.. Ama çok ciddi bir tevazu ile kaleme alıyorsunuz mısralarınızı, ben de " bu tekniğin muhteşemliğinin farkındayım hocam " demek istiyorum, sanki emeklerinizin hakkını daha bi verebilirim gibime geliyor ya da öyle bir şey işte hocam ... Kelime öbekli redifler ve öncesindeki kafiyeler harika. Tunç kafiye var, Cinas var, Zengin kafiye var, Tam kafiye var, Hiç yarım kafiyeden medet umulmamış, Teknik duraklar anlam durağına da sahip, bölünme yok, abab, cccb ... gibi genel geçer koşma şemasından çok öte aaaabb ccccdd eeeeff ... kafiye örgüsü nice zordur, ne ikili ne üçlü, tam dörtlü kafiye, maaşallah, maaşallah... Sadece redifleriniz bile...
Çocukken savaşta ölmekten daha kötüsü büyükken imansız ölmektir. Çünkü çocuklar masumdur ve savaşta ölünce şehit olur, cennete gider. Savaşlar cephede çatışma şeklinde değil artık. Bir füze atılıyor, kime isabet ederse o ölüyor. Asker değil, sivil ölüyor. Kalleşçe, zalimce, şeytani bir savaş yöntemi. Savaş denmez zaten buna, katliam denir. Türklerden başka hiçbir millet sivil hassasiyeti göstermiyor. Bu haslet bize ait. Milletimle gurur duyuyorum. Konu önemliydi. Keleminizi, yüreğinizi kutlarım. Sevgilerimle.
Rabbim kimseyi sevdiklerinden ırak bırakmasın. Irak bırakıyorsa da hikmetinden sualimiz olmuyor, vardır bir hayırı diye yorumluyoruz üstadım. Ama insanız işte bunu bilsek de yüreciğimiz acıyıveriyor en derininden, O bizi anlar, O bizi affeder, vakti zamanı geldiğinde salıverir sevdiklerimizi bize, bizi sevdiklerimize. Valla Üstadım bu sayfaya girdiğimde hem ferahlıyorum, hem de çok strese giriyorum. İki zıt duygu nasıl oluyor bilemiyorum. Şiirsel ifadelerin ulviliği içimi ferahlatıyor ama ben neresindeyim bu mısraların diye kendime sorunca da başlıyor güç bir süreç. Kutluyorum Çokçana, Yine kafam dolu dolu ayrılıyorum sayfanızdan. Selam ve saygılarımla. çağatay
Erol Bey bilirsiniz ben kendi ölçülerimde sosyal demokratım, genel anlamda da siyasi yelpazenin sol tarafındayım, kuvvetle muhtemel hayat boyu duruşum da bu çizgide sürecek. Bu duruşum beni kör, vefa bilmez, vicdansız, takdirden yoksun, istemezuk-bilmezuk felsefeli bir insan yapmaz, yapamaz. Pek çok yönlerine saygı duyduğum kimi geçmiş liderlerimiz Türkiye'mizi Sayın Cumhurbaşkanı'nın temsil ettiği ağırlığın yarısına ulaşacak şekilde yönetemediği gibi tüm batı dünyasına başta kıta Amerika'sı olmak üzere el pençe divan durmuşlardır. One minute çıkışı da Dünya Beşten Büyüktür söylemi de - halen pek çoğumuz farkında olmasak da - uluslararası tüm dengeleri kökünden değiştirmiştir, değiştirmeye devam etmektedir. Sayın Cumhurbaşkanı Ulu Önder Atatürk'ten sonra Türkiye Cumhuriyeti'nin tartışmasız vizyonu ve misyonu en geniş, en sağlam yegane lideridir. Saygı duyulası çok büyük bir şahsiyettir. Mesleğim gereği yıllardır pek çok ülkede iş yapıyorum, toplantılara girip çık...
Seven sevdiğini yanında ister. Ayrılık acısı zehirlidir ve çok yakıcıdır. Mükemmel bir hasret şiiri okuttunuz Hocam. Yüreğiniz var olsun. Selam ve sevgilerimle.
Bazen iyi ki farkında olmuyoruz geçip giden günlerin diyorum, ne çok yaşanmışlıklarımız var arkamıza bakınca, bir kısmı da ciddi can yakıyor. Yol yakınken yarınlarımızı en azından şu saatten sonra ahiret için yaşamakta fayda var, tabii ki bunu kendim için söylüyorum. Kutluyorum çokçana, Selam ve saygılarımla. çağatay
Mükemmel güzellikteki bu şiiri yazan yüreğinizi kutlarım. Birleşmiş Milletler Konseyinin veto hakkı olan 5 daimi üyesi var. ABD, Çin, İngiltere, Fransa ve Rusya. Kurucu üyeler, daimi üyeler, geçici üyeler... 193 üye ülkenin hangisinde huzur var? Türkiye de kurucu üyelerindendir. Ne faydasını gördük? Anca tonlarla para öde... Geri dönüşümü sıfır. Rusya veto hakkı olan 5 ülkeden biri. Şimdiki tabloya bakın. Diğerleriyle ortak hareket etmediği, çıkarlarına ters düştüğü için kapışmış vaziyette. Dünya Savaşı çıkmasına ramak kalmış da olabilir gidişata bakılırsa. İhtimal dahilinde yani. Sonuç; çıkarlar çatışmadığı müddetçe ortalık berkemal, yoksa ortalık toz duman. Demek ki konsey monsey hikâye. Tırnağın varsa kendini kaşıyabilirsin. Aksi takdirde av olursun, birileri çıkıp gelir ve seni yutuverir. 15 Temmuz'da bizi yutmaya çalışanlar da bunlar değil miydi? Güçlü olmak zorundayız. Ele güvenen yele güvenir. Uçuuup gider. Süpermiş, süpermenmiş... İnsanları...
Nazım da bitmedi gitti Niyazımda saklı sevdiklerimin adı Dilemması yüreğin Varsın taşayım kabımdan köpüren dalgalar gibi İmgeler nasıl ki kabartma tozu ruhun Tedavülden kalkmadan daha çok sevmeliyim elbet kendimi Ve gülümsüyorum işte. Rahmetli halanızın ruhu şâd olsun, mekânı cennet olsun inşallah. Vefa dolu yüreğinizden süzülüp gelen harika duygularla yazılmış muhteşem güzellikteki yürek sesinizi gönülden kutluyorum tebrikler efendim. Ne mutluluk verici, geçmişine vefa duyan pırlanta gibi bir kalbe sahipsiniz, yad etmek ne güzel bir duygudur. Gönlünüze ve kaleminize sağlık diliyorum. Her şey gönlünüzce olsun ve yolunda gitsin inşallah. En içten selam ve saygılarımla. Esenlikler dileğiyle. Allah'a emanet olun.