Tema
Üye Ol Giriş Yap
Anasayfa Şiir Deneme Hikaye Makale Serbest Kürsü Yazarlar Forum Sohbet Online Üyeler
(0 oy)

Aynadaki Sesten Gönlümüze Yansıyanlar

Eğitimci Şair Yazar Bülent GÜNDOĞAN’ın 2012 Haziran ayında Zambak Yayınlarından çıkan birbirinden güzel hikâyelerini okumak nasip oldu. “Aynadaki Ses”ten yüreğimize yansıyanları aciz kalemimizle tanıtmayı görev saydım kendime…

Yazar “Yazan çok ama yazar az” diyor. Daha doğrusu yüreğe dokunan kalemlerin sayısı çok az demek istiyor sanırım.  Herkes yazıyor ama yaşanılan olayları yürek atmosferine çekerek hayatın sıcak sahnelerine dönüştüren kalemlere çok ihtiyaç var. İşte yazar bu ender kalemlerden biri. Bülent GÜNDOĞAN’ın özgün kaleminde duyarlı bir duyuşu hissediyoruz. Şiir diliyle yazılan hikâyeler,  adeta seher yeli gibi esiyor, şebnem olup yüreğimize düşüyor. Kullanılan Türkçenin berraklığını hemen fark ediyorsunuz. Az ve öz sözle çok şeyleri ifade etme becerisini gösterebilen bir kalem. Rabbim kalemini daim ve bereketli etsin. Dualarım gül yürekli Bülent kardeşime. Daha nice eserlere imza atmasını Cenab-ı Allah’tan niyaz ediyorum.

Gül yüreği, engin gönül güzelliğiyle nakşettiği nadide satırlarını büyük bir keyifle, zaman zaman da yanağıma düşen gözyaşlarım ile okudum. Bu gönül buketinden çıkan, yüreklere dokunan hikâyeleri aciz kalemimle gereği gibi anlatamayacağımı biliyorum. Tanıtımın da çok gecikmiş olduğunun farkındayım. Hikâyeleri hazmederek okuduktan sonra yazmak istediğim için gecikti. Beni duygu anaforuna sokan bu değerli eserin okunmasını istedim.

  2011 Mayıs ayında Sütun Yayınlarından birbirinden güzel hikâyelerin yer aldığı “Kayıp Kelebekler Haritası” isimli eserini zevkle okumuş ve âcizane üzerine birkaç kelam etmiştim. Şimdi sırada “Aynadaki Ses” var. Bu nadide eserlerin yollarının açık olmasını diliyorum. Hayatın sıcaklığını yüreklerimize duyuran mâhir kalemden dökülen birbirinden güzel hikâyelerle sizleri baş başa bırakıyorum. Hikâyelerden bazen önemli sözleri bazen de yüreğime dokunan satırları sizlerle paylaştım.

Badem Yağlı Bol Boyalı

Hikâyemizde yazarın Kayseri Hunat Hatun Camii’nin yanında şehla gözlü, nur yüzlü, çatlak dudaklı, seyrek saçlı, ihtiyar âmâ boyacı ile yaptığı anlamlı ve derin muhabbete doyamayacaksınız.

İşte bu maddi gözü kör ama manevi gözü açık boyacının çok anlamlı sözleri… “… Gücüme giden körlük değil, sözde görebilenlerin beni görmezlikten gelmesi…” “… Ben böyle mutluyum, hiç değilse ışığı görünce gözlerim kamaşmıyor…”  “…Yaradan bizi birbirimizle imtihan ediyor. Yazık ki şu kalabalık bunun farkında değil…” “… Bazen iyi ki körüm diyorum. Kör olmak o kadar renkli ki; her şeyi istediğim renkte görebiliyorum…”.

Islak Mavi

Haliç, Galata, Karaköy, Üsküdar ve İstanbul… Denizin çağırdığı adam…  Denizle hemhal olmuş münzevi bir deli!.. Islak ve mavi bir hayat…

Şekerliğimizde Zehir Var

Talaslı Hacı Cemil Baba… Mavi boncuk ve akide şekeri dağıtan kimine göre bir deli, kimine göre bir velî… Satırlar sizi Samanpazarı’na, Güllük Camii’ne, Tahirağa Mahallesindeki dar sokaklara misafir edecek ve geçmişinizi hatırlayacaksınız.

Şehrin Şarkısı

Karamancı sokağında misket oynayan çocuklar… Model kapma yarışındaki gelinlik kızlar… Fikri Ağabey… Diş Hediği… Muammer Ağabeyin taklacı kuşları… Çamurla lakaplı Samur kediyi ve eski mahalle komşuluklarının güzelliklerini yeniden hatırlayacaksınız.

Eller Bizi Ne Bilsin

Yaşlı babaannenin torununu okutma sevdası… “Ömrüne bereket torunum. Hem kendini ışığa çıkardın, hem de nice genç yüreklere ışık olacaksın…”  Satırlarda büyük duasının bereketini göreceksiniz.

Aynadaki Ses

Güllük Mahallesi, Setenönü, Hacı Kılınç… Askerden parçalanmış bir yüz, çolak bir kol ve yarım bacakla yurduna dönen Hüseyin Emmi’nin ibret dolu hikâyesini yüreğiniz burkularak okuyacaksınız. Aynaya derdini anlatan, aynaya konuşan yüreği yaralı bir ananın duygularına da şahit olacaksınız.

Hüzün Kovan

Taşradan Ankara’ya kalkan tren… Muhsin, Hasan ve Sezgin adındaki üç garibin iş arama sevdası… Ökkeş Dayı ile dostlukları ve gurbette yaşayanların dramını duygulanarak okuyacaksınız.

İki Yüz, Bir Adam

Kalabalıklar içinde kaybolan bir hayata şahit olacaksınız. “Durun kalabalıklar, bu cadde çıkmaz sokak! Haykırsam, kollarımı makas gibi açarak: Durun, durun, bir dünya iniyor tepemizden, Çatırdılar geliyor karanlık kubbemizden” diyen üstad Necip Fazıl’ın dizeleri gibi bu hikâye sizi alıp bir yerlere götürecek.

Yaz Odası

Kalabalıklar içinde yalnızlık… Sükûtun yaşandığı bir mekân… Tv, gazete ve örgüyle geçen suskun zamanlar… Yerine göre büyüyen ve küçülen evlatlar… Şefkat yetimi, sevgi öksüzü çocukların garipliğini hissedeceksiniz. Kuyudan sarkan dua ipine sarılarak hayata tutunmayı, ilk çocuk olma dramıyla satırlarda belki de kendinizi bulacaksınız.

Son Turnalar Geçerken

Haminne’nin Vuslatı… “İnsanlar vardır, içinde başka insanları büyütür; İnsanlar vardır, kendine kucak açan ne varsa onu çürütür.” Başkaları için sevgi çiçekleri eken Anadolu kadar acılı, deniz yürekli bir kadının gizem dolu hayatından ilginç ve ibretli sahnelere şahit olacaksınız.

Çifte Kumrular

“Cezve için en zor olanı, tek fincan kahve için girmektir ateşe.” Sözü sizi epeyce düşündürecek. Eşini Yunan Savaşında kaybeden Cemile Teyze’nin yalnızlığına ortak olacaksınız.

İkindi Bereketi

Mahallenin ürkek, sessiz, efendi simitçisi ile tanışacak, taze mis kokulu simitler kokacak belki de burnunuza…

Çırak

Berber Aziz Usta’nın evlatlığının emanete riayetini, vefasını okuyacak, Cuma günleri yetimhanedeki traş olan çocuklarla manen birlikte olacak, yardım etmenin hazzını yüreğinizde hissedeceksiniz.

Dünün Ekmeği

Varlıkla imtihan olunan günümüzde yoklukla imtihan olanlardan birini tanıyacak, tereyağlı peynirliden gelen kokuyu Tuna ile birlikte sizler de hissedeceksiniz…

Rüzgâra Karşı Uçar Acemi Kuşlar

Babadan alınan ibret dersine şahit olacaksınız. “Hazanı görmemişsen her mevsimi bahar sanırsın… Sabret, elindeki çekirdeği toprağa ek. Bizim yokluk sandığımız belki de ebedi varlığa işarettir.”

Aynı Bahçenin Çiçekleri

Kibar öğretmenin yaşadıklarını hissedecek; sabırlı, azimli, sevgi dolu yüreğini görecek, ayrık otunun nasıl gülfidanına dönüştüğüne şahit olacaksınız. “Öğretmen, süt sağan çobana benzer. Sağım yapılmazsa süt çekilir memeden.” Pembe ve mor menekşelere ders veren idealist öğretmenin azmini ve öğrencilere olan sevdasını okuyacaksınız.

Muhabbet Çeşmesi

Celal Dayı’nın odalarında oturup, çay muhabbetini yudumlayacak, cağ kebabının serüvenini okuyacak muhabbet çeşmesine ortak olacaksınız. “Helalinden bir yudum su, zâkirin hem dilini, hem de kalbini çalıştırır.”

Gözlerdeki Hüzün

Tartıcı çocuğun hazin hikâyesine ortak olacak, yüreğinizden bir şeylerin koptuğunu hissedeceksiniz.

Gelin Vermez Gülü

“Mutluluk kuşa benzer, bir havalandı mı bir daha gelmez ele” İftiraya kurban giden bir gelinin acıklı hayat hikâyesini yüreğiniz burkulacak okuyacak ve derinden bir ahhh çekeceksiniz...

Yağmur Tutan Kuşu

Demirci Halil Usta, Sakız Ana ve oğlunun ibret dolu hikâyesini okuyacaksınız. “Anaların yüreği billurdan, bir incindi mi incinir Yaradan”

Komşunun Duası

“Her keder, bir kaderle takdir edilir; başa gelene değil, kadere boyun eğilir.” Kendini çok akıllı sanan kurnazın pirincin taşıyla dişini nasıl kırdığını okuyacak, aldatanın aslında kendini aldattığına şahit olacaksınız.

Ateşten Bir Ah

Ateşte kavrulan hasadın insanlara verdiği ibret dolu sahneyi okuyacak, sadece nefsini düşünenin içine düştüğü acıklı durumu göreceksiniz.

İki Dünya Zengini

“Güzelin gözyaşını herkes siler, yiğitlik çirkinin nazını çekmekte” İki dünya zengini olabilmenin yollarını, hayır ve hasenatın, yardımlaşma ve infakın önemini anlayacak, bir kez daha düşüneceksiniz.

Dilek Taşı

“Kötülük yapan kendine yapar. Doğru olan dağlar aşar. Yalancılar düz yolda şaşar.” sözüne şahit olacak, ibret dolu hikâyeyi severek okuyacaksınız.

Aşk İzi

“Her kuyunun dibinde pırıl pırıl bakan gözler vardır, bakmasını bilene” Fedakâr, cefakâr ve vefakâr bir öğretmenin öğrencisine sahip çıkmasını okuyacak, yetim sahipsiz Sait’in mücadelesine şahit olacaksınız. En önemlisi de aşk iziyle nurlanmış iki gencin, engin yüreklerini, kendisinden daha çok bir başkasını düşünmenin (Diğergamlık) erdemini okuyacaksınız. Bunun günümüzde neden çok az olduğu konusunda yorumlar yapıp hayıflanacaksınız…

Mahir bir gönül eri değerli kalemin yazdıklarını kısa bir yazıda gerektiği gibi ifade edemediğimi biliyorum. Sürçü lisanımız olmuşsa affola… Hayırlı okumalar diliyorum. Selam ve dua ile… Eğitimci Yazar Ali ÖZKANLI 

Sitede Önceki / Sonraki
Yazarın Önceki / Sonraki
Oylama
0 (0 oy)
  • Yorumlar 0
  • Yorum Yaz
  • Tebrikler
  • Beğenenler
  • Popüler Yazıları
Yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın.

edebiyatevi.com

Aynadaki Sesten Gönlümüze Yansıyanlar

Ali  ÖZKANLI Ali ÖZKANLI