Demokratik açılım söylemleriyle Türkiye’mizin içine girdiği tartışma kazanında buldum kendimi. Devlet Bahçeli’inin; gerekirse Anadolu’yu yeniden feth ederiz, sözleri beni bir heyulanın içine doğru sürükledi. Her ne kadar berî dursam bu mevzûdan bu mevzû geldi buldu ve çekti beni içine. Birkaç kelam da ben edeyim istedim:

Ben kürt asıllı bir Türkiye vatandaşıyım. Müslüman olarak ay yıldızlı bayrağımın gölgesinde vatanımın her karışını namusum bilerek ve koruyacağıma dair kutsalım adına and içerek, 72 milyon vatandaşı kardeş bilerek yaşıyorum, hayatımı idame ediyorum. Çanakkale savaşında 72,5 millet batıla karşı mücadelesinde nasıl yek-vücût olduysa ve şu anda koyun koyuna şehit olarak yatıyorsa; onların torunlarından olan ben de şu an birlik ve berberlik için aramıza kin ve nefret tohumları saçmak isteyen içerdeki ve dışarıdaki bedbahtlara karşı onların azmiyle mücadele ediyorum, edeceğim.

Devlet Bahçeli’nin yukarıdaki sözleri bu ülkenin bir neferi olarak bende ve en az benim kadar milletin de vicdanlarında onulmaz bir yara açmıştır. Anadolu’nun feth edilecek neresi var bunu bilmek isterim. Fetih için emrine amade hangi orduya sahiptir, bu kin ve düşmanlık kime karşıdır, kendi milleti ve devletiyle kavgalı bu üslubun kime ne yararı var. Bu külhanbey, sokak kabadayısı tavrı milletçe bir Osmanlı tokadı gibi yüzüne indiğinde aklı başına muhakkak gelecek ancak o vakte kadar milleti ayrıştırmaya ve çatışmaya sevk edecek bu provakatif söylemlere (gerekirse Anadolu’yu yeniden fethederiz…gibi…) dur diyecek bir irade yok mudur? Her konuda açıklama yapan devletin ve milletin yetkili makamları neden bu konuyu ıskalamışlardır. Başkalarının yazdığı ve mili eğitim müfretinda yer alan bir şiiri okudu diye insanları mahkum eden yargı bu aleni toplumsal tahriki neden görmezden geliyor bilinmez.

Bahçeli Türkiye’de yaşayan Türkleri sadece MHP’ye oy verenler olarak görüyor. Geriye kalan % 85’in içinde Türk var mı yok mu varsa bunlar ne düşünüyor önemli değil onun için. Kendisini bilge; kalanını cahil kabul eden bir gafletin içerisine giriyor. Bu devlet sahipsiz değildir? Vakit aklın başa devşirilme vaktidir. Artık ne zaman asmak kesmek; yakıp yıkmak sevdasından vazgeçecek bilmiyorum. Fakat bildiğim ve emin olduğum bir şey var: Kaybeden Türkiye ve üzerinde yaşayan ve her zaman ve zeminde bulunduğu konuma razı edilmeye mecbur bırakılmış halk oluyor.

Demokratik açılıma, Kürt Sorunu, Doğu Sorunu diyenler var kabul. Ancak bu sorun bir o kadar da Türk Sorunu değil midir? Yani Kürtler kadar Türkler ve diğer vatandaşlar bu sorundan olumsuz etkilenmiyorlar mı etkileniyorlar. O halde neden bu Türk(ün) sorunu olmasın? Öyleyse ortak rahatsızlığımız olan bu sorunun çözümü konusunda bütün halkların istekli olmaları gerekmez mi? Terör belasına bu zamana kadar nice şehitler verdik, harcanan paranın 420 milyar liradır, o bölgenin kaynakları milli hasılaya taşınamıyor, insanlar arasında bölgesel farklılıklar derinleşiyor ve daha türlü türlü sıkıntılar... Bu demokratik girişimi sanki PKK ile işbirliği gibi göstermeye çalışarak buradan oy umanların üzerinde tüm Türkiye’nin hakkı vardır. Eğer gerçekten ülkeyi ve milleti (vatandaşı) düşünüyorsanız Türkiye’nin önünü tıkayan bu sorunlarla devam etmesini istemeyin. Çözüm konusunda varsa önerilerinizi ortaya koyun, çözüm üretin, fikrinizi söyleyin. Asmak kesmek; vurmak kırmak, bunlar değil halkın beklentileri. Millet sizi her şeye muhalefet edesiniz diye değil Türkiye’nin önünü tıkayan sorunları çözmek için seçti. Lütfen görevinizi yapın, sorumluluğunuzu yerine getirin.
( Türk Sorunu… başlıklı yazı yasin-tepe tarafından 25.09.2009 tarihinde sitemize eklenmiştir. Sitemizde yayınlanan eserlerin hukuki sorumluluğu , kullanılan materyaller ve yazının içeriği yazarlarına aittir.İzin alınmadan kaynak gösterilse bile sayfamızdaki eserler başka yerde yayınlanamaz. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. )
Okuduğunuz Yazının Site Kurallarını İhlal Ettiğini Düşünüyorsanız, Site Yönetimine Bildirmek İçin Tıklayınız.
 

EdebiyatEvi.Com | Edebiyat ve Kültür Platformu

EdebiyatEvi.Com | Edebiyat ve Kültür Platformu

EdebiyatEvi.Com | Edebiyat ve Kültür Platformu