Bizden Adam Olur
UEFA kupası final maçı Kadıköy'de oynanacak. Birçok Avrupalı maçı izlemek için İstanbul'a -Saraçoğlu'na- gelecek. Bu sebeple Saraçoğlu Stadı'na Avrupa standartları getirilecek. Bunun için bir dizi hazırlık yapılıyor. Hazırlıkların en ilginci saha ile seyirciler arasında kalan tel örgülerin kaldırılması bana sorarsanız. Yeni bir şey öğrendim, bu tel örgüler maçtan hemen sonra tekrar kaldırılacakmış. Benim bildiğim tel örgüler tehlikeli şeylerden korunmak için kurulur. Meselâ Hayvanat bahçelerinde insanları tehlikeli hayvanlardan korumak için ya da hayvanların kaçmalarını engellemek için falan…Gerçi en son Fenerbahçe-Galatasaray maçını izleyince bu tel örgülerin ne kadar büyük bir anlam taşıdığını daha iyi anladım. Ayrıca nerelerde kullanılabileceğini de görmüş oldum. Yanlış anlamayın. Sporcuları tehlikeli insanlardan korumak için demek istemedim.
Spor müsabakaları kardeşlik için, dostluk için, birlik beraberlik için, tanışmak ve kaynaşmak için yapılan bir tür eğlencedir. Fakat bizde bir gariplik var ki sormayın. Spor bizim için namustur, millet memleket meselesidir, yenilirsek bitik; yenersek değme keyfime falan… Allah aşkına bu mudur? Sporcusu seyircisi böyle bakıyoruz spora. Yukarıda adı geçen derbide sporcuların maçın sonlarına doğru ortaya koyduğu rezaleti, dahası koyun sürüsü gibi bu sporcuların ardından sahaya inmeye çalışan seyircileri görünce, stadyumlarımızdaki tel örgüler daha bir anlam kazandı benim için. Sadece stadyumlarda değil bu tribün terörü. Toplu seyir alanlarında (kahvehaneler, kâfeler, çay bahçeleri, lokâller…) maçı seyreden farklı taraftarlar arasında da aynı duvarın olması gerektiğini üzülerek belirtmek isterim. En çok neye yanıyorum biliyor musunuz? Bir maç seyretmeyi dahi beceremiyoruz. Yazık, böyle nereye kadar…
Bütün bu olanların bir nedeni olmalı. Gelişmiş ülkelerdeki müsabakalarda tribün gösterileri, ekranı başında izleyenlere zevk, eğlence verirken (Meksiko dalgası, bayrak sürüme, türlü danslar…) biz, ülkemizde yaşadıklarımız karşısında ( küfür, dayak, kavga, döner bıçakları…)dehşete kapılıyoruz. Bunun bir izahı olmalı. Neden?
Bütün bu olanların birçok sebebi vardır muhakkak: Hakemler, futbolcular, kulüp yöneticileri, federasyon ve tabii ki seyirciler. Bu etkenler içerisinde en masum olanı seyirciler bence, neden? Çünkü yönlendirilen bir yığın insan var o an tribünlerde. Çünkü seyirciler bir etkinin sonucu olarak tepkilerini dile getiriyorlar. En önemli etken futbolcular gibi geliyor bana. Maçta bir oyuncunun her pozisyona itiraz etmesi, maçtan pek anlamayan bazı seyircilerin bilinçaltında acaba hakem yanlı mı davranıyor düşüncesini veriyor. Ve seyirci bunu da etkisine kapılarak hakeme ve rakip takımın bütün bireylerine bir şekilde (i..e hakem, ş....siz hakem, ve daha ağza alınmayacak bin bir türlü küfür…) tepki koyuyor. Sen topunu oynasana kardeşim. Hakem niçin var? Pozisyonlara karar verildikten sonra yapılan itirazlar ne zaman reddedildi de sen hala itiraz ediyorsun. Bu sebeple futbolculara zamanında çok sert ihtarlar verilmeli. Taşkınlık yapan seyirciyi değiştirmek kolay değil elbet. Adamın biri yanında üç dört yaşında çocuğu ile gelmiş maça. Ettiği küfrü burada yazsam emin olun aynı küfürleri içinizden siz de -birine bin katarak- bu adama ederdiniz. Ancak bunun nedeni yine de sporcudur. Dikkat edin efendi gibi futbol oynayan sporcuların hiçbir hareketine, pozisyonuna itiraz yok. İtirazlar, genellikle en çok itiraz eden sporcuların pozisyonlarına denk düşüyor.
Sonuç olarak, bize barbar diyenlere prim vermemek için, birlik beraberliği, kardeşliği tesis etmek için, gülünç duruma düşmemek için ( mezkur maçta iki yabancı sporcu bizimkilere bakıp hallerine gülüyorlardı. İsim vermeyeyim küfür nedeni olabilir), en acısı seyirci ile saha arasına konan bu utanç duvarının kaldırılması için….. Lütfen, herkes üzerine düşeni yapsın. Saygılar…
Bizden Adam Olur başlıklı yazı yasin-tepe tarafından
24.04.2009 tarihinde sitemize eklenmiştir.
Sitemizde yayınlanan eserlerin hukuki sorumluluğu, kullanılan materyaller ve yazının içeriği yazarlarına aittir.
İzin alınmadan kaynak gösterilse bile sayfamızdaki eserler başka yerde yayınlanamaz.
Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
- Yorumlar 2
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın.