Ne Oldu Bize
Değerli okuyucularım… Geliniz bugün bir nefis muhasebesi yapalım. Ne dersiniz? Hesaplaşmaya var mısınız? Nefsimizle, yaptıklarımız ve yapmadıklarımızla yüzleşmeye var mıyız? Sözlerimiz, davranışlarımız ve de en önemlisi özlerimizle tanınmaz bir hale geldik. Ne oluyor bize? Onlardan, bunlardan ve şunlardan bahsetmiyorum. Benden senden yani bizden bahsediyorum.
Kişiliğimizi kaybediyoruz. Değerlerimiz alt üst oldu. Tanınmaz bir hale geldik. Yaşadıklarımız mü’minlerin hayatına benzemez oldu. Sahabe-i Kiram günümüzde yaşasaydı biz onlara deli derdik kesin. Onlar da bizim hal-i pür melalimizi görselerdi bunlar müslüman demezlerdi değil mi?
Helal ve haram kavramlarımız değişti. Kâfirlerin yaşantısına özene özene özümüzü kaybettik. Lüks, zevk-ü sefa, gösteriş aldı başını gidiyor. Ecdadımız yoklukla imtihan edilmişlerdi. Şimdi bizler varlıkla imtihan ediliyoruz. Gelirimiz çoğaldı ama değerlerimiz azaldı. Evlerimiz güzelleşti ama yüreklerimiz kötüleşti. Cebimiz doldu ama gönlümüz boşaldı. Hayatımız renklendi ama ruhumuz kirlendi. Çok kazanıyoruz ama kazandıklarımızı değeri kalmadı. Her çeşit yiyecek her mevsimde hemen elimizin altında. Ama eski lezzeti kalmadı.
Rahmetli anamın yoğurduğu hamur leğeninde omzumuzda mahalle fırınına götürüp pişirttiğimiz ekmekleri çok özlüyoruz. Fırında pişen ekmeğin kokusu bir başka idi. Kokusu sokağın ta başından hissedilirdi. Sadece ekmeği mi özlüyoruz. Hayır, geçmişte olan iyi ve güzel olan çok şeylerin özlemini duyuyoruz. Domatesler, biberler, salatalıklar, fasulyeler bir başka idi. Tadı damağımızda kalırdı. O günler mazide kaldı değil mi? Şimdiki deyimle nostalji oldu bizler için. Artık ekmeğimiz çeşit çeşit bakkalımızda marketimizde hazır bizleri bekliyor. Bazılarımız almıyor bile. Sabahleyin gazetesiyle birlikte ekmeği de evine bırakılıyor.
İnsanlarımız bir başkaydı. Dostluklar, kardeşlikler hısım ve akrabalık bir başka idi, İlişkiler çok sıkı idi. Birbirine çok yakın ve samimi idi insanlar. Şimdi insanlar ayrıldılar. Aralarında uzun mesafeler var. Eskiden mahalle oturmalarında din ve dünya işleri konuşulur hasbihal edilirdi. Büyükler edeple dinlenir hayır duaları alınır nasihatleri tutulurdu. Sıla-ı rahim sıkça yapılırdı. Şimdilerde bayramlar, düğünler, cenazeler olmasa birbirimizle görüşemez olduk. Sıla-ı rahim nerdeyse öldü can çekiyor desek yalan olmaz sanırım. En yakınlarımızı bile aylar sonra görüyoruz.
Çok değiştik dostlar çok. Camide bile safla arasında boşluklar var. Namaz bitince füze gibi kalkıp gidiyoruz. Daha birbirimizin yüzüne bakmadan, hal hatır sormadan ayrılıyoruz. Musahafa bile lüks oldu. Yaptığın zaman bile hayırdır ne oluyor gibi yüzüne bakanları gördükçe yüreğimiz yanıyor. İnsanlarımız çok değişti. Hem de çok. Artık dostluğun yerini menfaatler almaya başladı. Bir çıkarı olmazsa yanına uğramıyor insanlar. “Menfaati bitenin muhabbeti de biter” deniliyor ya. Aynen öyle. Düne kadar en yakınında olanlar bir anda karşında olabiliyor. Sırttan vurmalar çoğaldı günümüzde.
Kişiler değişti de kurumlar değişmedi mi. Hem de ne değişti. En çok da onlar değişti. Yanardönerlik bir numara oldu. Ümmetin emeği ve parasıyla kurulan müesseseler birer birer buz gibi elimizden kayıp gittiler. Ve hâlâ da gidiyor. Kınayanın kınamasından çok korkar oldular. Aman onlardan görünelim, onlar gibi yapalım dedikçe yüreklerimizden düştükte düştüler. Yüreklerimizden düşmeleri çok önemli değil. Gayya kuyuları çok çetindir. Rabbim oraya düşürmesin. “İçimizdekilerin yüzünden bizleri de helak eder misin Allah’ım” diyoruz artık.
Bizler kendi halimize bakalım dostlar. Kâfir, zalim, fasık ve facir yapacağını yapıyor. Biz müslümanlar olarak ne yapıyoruz. Karanlık karşısında bizde bir mum yakıp aydınlanmaya yardımcı olabiliyor muyuz acaba? Doğu Türkistan’daki kardeşlerimiz yıllardır çeşitli işkenceler altında hayatını verirken, Mısır’da seher vakti kardeşlerimiz namaz kılarken kurşunlanırken, Irak’ta binlerce insan katledilirken, Filistin’in üzerinde hâlâ kara bulutlar varken, Suriye’de atılan kimyasal gazlardan binerce masum bebekler zehirlenirken, Arakan’da insanlar diri diri yakılırken bizler neler yapıyoruz? Sıcak evlerimizde yemeklerimizi afiyetle yiyip çaylarımızı yudumlarken yedikleriniz boğazınıza düğümlenmiyor mu? Hiç mi vicdanınız kalmadı! Nasıl da duyarsız olduk Allah’ım! Ne oldu bizlere! Dünyanın bir tarafında mazlumlar ezilirken hiç yüreğimiz acımıyor vicdanımız kanamıyor mu? İmanımızı kontrol etmenin zamanı gelmedi mi kardeşlerim? Ne oldu bizlere!
Çok önemli değerlerimizi yitirdik. Kâfirler ve zalimler görevlerini en iyi şekilde yapıyorlar. Batıl davasına samimi sarılıp mücadele edenleri görünce kendimden utanıyorum. Bizler Hakk davamızın samimi erleri neden olamıyoruz? Dünya hayatı bir oyun ve eğlenceden ibaretti dostlar. Hayat bizleri aldatmasın. Bizleri oyalamasın. Bunların hesabı elbette sorulacaktır. Rabbimin hesabı çetindir. O gün diller, eller ve ayaklar şahitlik edecektir. Buna imanımız tamdır.
Haydi; vakit geçmeden, ah, vah, eyvah demeden aklımızı başımıza alalım. Hayatımıza bir çeki düzen verelim. Şeytana ve nefsimize dur diyelim. Selam ve dua ile… ALİ ÖZKANLI
Kişiliğimizi kaybediyoruz. Değerlerimiz alt üst oldu. Tanınmaz bir hale geldik. Yaşadıklarımız mü’minlerin hayatına benzemez oldu. Sahabe-i Kiram günümüzde yaşasaydı biz onlara deli derdik kesin. Onlar da bizim hal-i pür melalimizi görselerdi bunlar müslüman demezlerdi değil mi?
Helal ve haram kavramlarımız değişti. Kâfirlerin yaşantısına özene özene özümüzü kaybettik. Lüks, zevk-ü sefa, gösteriş aldı başını gidiyor. Ecdadımız yoklukla imtihan edilmişlerdi. Şimdi bizler varlıkla imtihan ediliyoruz. Gelirimiz çoğaldı ama değerlerimiz azaldı. Evlerimiz güzelleşti ama yüreklerimiz kötüleşti. Cebimiz doldu ama gönlümüz boşaldı. Hayatımız renklendi ama ruhumuz kirlendi. Çok kazanıyoruz ama kazandıklarımızı değeri kalmadı. Her çeşit yiyecek her mevsimde hemen elimizin altında. Ama eski lezzeti kalmadı.
Rahmetli anamın yoğurduğu hamur leğeninde omzumuzda mahalle fırınına götürüp pişirttiğimiz ekmekleri çok özlüyoruz. Fırında pişen ekmeğin kokusu bir başka idi. Kokusu sokağın ta başından hissedilirdi. Sadece ekmeği mi özlüyoruz. Hayır, geçmişte olan iyi ve güzel olan çok şeylerin özlemini duyuyoruz. Domatesler, biberler, salatalıklar, fasulyeler bir başka idi. Tadı damağımızda kalırdı. O günler mazide kaldı değil mi? Şimdiki deyimle nostalji oldu bizler için. Artık ekmeğimiz çeşit çeşit bakkalımızda marketimizde hazır bizleri bekliyor. Bazılarımız almıyor bile. Sabahleyin gazetesiyle birlikte ekmeği de evine bırakılıyor.
İnsanlarımız bir başkaydı. Dostluklar, kardeşlikler hısım ve akrabalık bir başka idi, İlişkiler çok sıkı idi. Birbirine çok yakın ve samimi idi insanlar. Şimdi insanlar ayrıldılar. Aralarında uzun mesafeler var. Eskiden mahalle oturmalarında din ve dünya işleri konuşulur hasbihal edilirdi. Büyükler edeple dinlenir hayır duaları alınır nasihatleri tutulurdu. Sıla-ı rahim sıkça yapılırdı. Şimdilerde bayramlar, düğünler, cenazeler olmasa birbirimizle görüşemez olduk. Sıla-ı rahim nerdeyse öldü can çekiyor desek yalan olmaz sanırım. En yakınlarımızı bile aylar sonra görüyoruz.
Çok değiştik dostlar çok. Camide bile safla arasında boşluklar var. Namaz bitince füze gibi kalkıp gidiyoruz. Daha birbirimizin yüzüne bakmadan, hal hatır sormadan ayrılıyoruz. Musahafa bile lüks oldu. Yaptığın zaman bile hayırdır ne oluyor gibi yüzüne bakanları gördükçe yüreğimiz yanıyor. İnsanlarımız çok değişti. Hem de çok. Artık dostluğun yerini menfaatler almaya başladı. Bir çıkarı olmazsa yanına uğramıyor insanlar. “Menfaati bitenin muhabbeti de biter” deniliyor ya. Aynen öyle. Düne kadar en yakınında olanlar bir anda karşında olabiliyor. Sırttan vurmalar çoğaldı günümüzde.
Kişiler değişti de kurumlar değişmedi mi. Hem de ne değişti. En çok da onlar değişti. Yanardönerlik bir numara oldu. Ümmetin emeği ve parasıyla kurulan müesseseler birer birer buz gibi elimizden kayıp gittiler. Ve hâlâ da gidiyor. Kınayanın kınamasından çok korkar oldular. Aman onlardan görünelim, onlar gibi yapalım dedikçe yüreklerimizden düştükte düştüler. Yüreklerimizden düşmeleri çok önemli değil. Gayya kuyuları çok çetindir. Rabbim oraya düşürmesin. “İçimizdekilerin yüzünden bizleri de helak eder misin Allah’ım” diyoruz artık.
Bizler kendi halimize bakalım dostlar. Kâfir, zalim, fasık ve facir yapacağını yapıyor. Biz müslümanlar olarak ne yapıyoruz. Karanlık karşısında bizde bir mum yakıp aydınlanmaya yardımcı olabiliyor muyuz acaba? Doğu Türkistan’daki kardeşlerimiz yıllardır çeşitli işkenceler altında hayatını verirken, Mısır’da seher vakti kardeşlerimiz namaz kılarken kurşunlanırken, Irak’ta binlerce insan katledilirken, Filistin’in üzerinde hâlâ kara bulutlar varken, Suriye’de atılan kimyasal gazlardan binerce masum bebekler zehirlenirken, Arakan’da insanlar diri diri yakılırken bizler neler yapıyoruz? Sıcak evlerimizde yemeklerimizi afiyetle yiyip çaylarımızı yudumlarken yedikleriniz boğazınıza düğümlenmiyor mu? Hiç mi vicdanınız kalmadı! Nasıl da duyarsız olduk Allah’ım! Ne oldu bizlere! Dünyanın bir tarafında mazlumlar ezilirken hiç yüreğimiz acımıyor vicdanımız kanamıyor mu? İmanımızı kontrol etmenin zamanı gelmedi mi kardeşlerim? Ne oldu bizlere!
Çok önemli değerlerimizi yitirdik. Kâfirler ve zalimler görevlerini en iyi şekilde yapıyorlar. Batıl davasına samimi sarılıp mücadele edenleri görünce kendimden utanıyorum. Bizler Hakk davamızın samimi erleri neden olamıyoruz? Dünya hayatı bir oyun ve eğlenceden ibaretti dostlar. Hayat bizleri aldatmasın. Bizleri oyalamasın. Bunların hesabı elbette sorulacaktır. Rabbimin hesabı çetindir. O gün diller, eller ve ayaklar şahitlik edecektir. Buna imanımız tamdır.
Haydi; vakit geçmeden, ah, vah, eyvah demeden aklımızı başımıza alalım. Hayatımıza bir çeki düzen verelim. Şeytana ve nefsimize dur diyelim. Selam ve dua ile… ALİ ÖZKANLI
Ne Oldu Bize başlıklı yazı Ali ÖZKANLI tarafından
11.09.2013 tarihinde sitemize eklenmiştir.
Sitemizde yayınlanan eserlerin hukuki sorumluluğu, kullanılan materyaller ve yazının içeriği yazarlarına aittir.
İzin alınmadan kaynak gösterilse bile sayfamızdaki eserler başka yerde yayınlanamaz.
Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
- Yorumlar 0
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın.