Gök Yakut Mavisi
Bir baktım ki sustu dediler.
Yemiyor içmiyor
Gülüp konuşmuyor
Öylece hareketsiz yatıyor.
Gördüğü kara yıkıntılardır
Bazıları çıkmayan canda umut arasa da
Bir son nefestir beklediği
Son bir nefes...
Hayatı iyisiyle kötüsüyle yaşarken
Yüksek kaleler kurmuştu
Dört bir yanına.
Daha görülecek bir sürü işi vardı.
Bilemezdi habersizce kapanacağını
Bu dünyanın kapılarının.
Ele avuca sığmıyordu çalışkandı
Bir şeyler üretmek çabası hiç bitmedi
Hep birilerine bir şeyler vermek istedi.
Elbette çok hatalarda yaptı
Her beşer gibi.
Birilerini yüceltirken
Birilerini kırdı acımasızca
Başka hayatlara müdahale etti
Kendi bildiğince.
Bir çoğu aldanışlarla tükendi.
En sevdiklerine hoşçakal derken
İçinde bir sızı kaldı.
"Gök yakut mavisiydi" umudun adı
Haziran hiç böylesine ağlamamıştı
Bulutlar bir yürek gibi kabarıyor
Sağanaklar boşalıyordu yeryüzüne
Kepek gibi dökülüyordu teni
İçinde halen sönmeyen yaşama ateşi
Dipdiri bedenini özlüyordu
Hükmetmeyi hüküm vermeyi özlüyordu
Oysa güneşin ışıkları çekilmeye başlamıştı
Gök kapıda Azrail pusudaydı.
Ta ki
O Haziran gecesine kadar
Hastalığında bile rahat durmadı
Yakıp yıktı ortalığı
Bağırırken bir avazdı
Hatırını sorunca nazdı
O geceden hatırda kalan
Donuk gözleri
Ve suskunluğuydu
Sustu...
Yazan ve Seslendiren Mehmet Fikret ÜNALAN
Yemiyor içmiyor
Gülüp konuşmuyor
Öylece hareketsiz yatıyor.
Gördüğü kara yıkıntılardır
Bazıları çıkmayan canda umut arasa da
Bir son nefestir beklediği
Son bir nefes...
Hayatı iyisiyle kötüsüyle yaşarken
Yüksek kaleler kurmuştu
Dört bir yanına.
Daha görülecek bir sürü işi vardı.
Bilemezdi habersizce kapanacağını
Bu dünyanın kapılarının.
Ele avuca sığmıyordu çalışkandı
Bir şeyler üretmek çabası hiç bitmedi
Hep birilerine bir şeyler vermek istedi.
Elbette çok hatalarda yaptı
Her beşer gibi.
Birilerini yüceltirken
Birilerini kırdı acımasızca
Başka hayatlara müdahale etti
Kendi bildiğince.
Bir çoğu aldanışlarla tükendi.
En sevdiklerine hoşçakal derken
İçinde bir sızı kaldı.
"Gök yakut mavisiydi" umudun adı
Haziran hiç böylesine ağlamamıştı
Bulutlar bir yürek gibi kabarıyor
Sağanaklar boşalıyordu yeryüzüne
Kepek gibi dökülüyordu teni
İçinde halen sönmeyen yaşama ateşi
Dipdiri bedenini özlüyordu
Hükmetmeyi hüküm vermeyi özlüyordu
Oysa güneşin ışıkları çekilmeye başlamıştı
Gök kapıda Azrail pusudaydı.
Ta ki
O Haziran gecesine kadar
Hastalığında bile rahat durmadı
Yakıp yıktı ortalığı
Bağırırken bir avazdı
Hatırını sorunca nazdı
O geceden hatırda kalan
Donuk gözleri
Ve suskunluğuydu
Sustu...
Yazan ve Seslendiren Mehmet Fikret ÜNALAN
Gök Yakut Mavisi başlıklı yazı Mehmet Fikret ÜNALAN (Kul Fikret) tarafından
09.06.2014 tarihinde sitemize eklenmiştir.
Sitemizde yayınlanan eserlerin hukuki sorumluluğu, kullanılan materyaller ve yazının içeriği yazarlarına aittir.
İzin alınmadan kaynak gösterilse bile sayfamızdaki eserler başka yerde yayınlanamaz.
Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
- Yorumlar 1
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın.