İçmeyen kim
varsa masadan kaldır;
Sağ yanım yas
tutar solumda sancı…
Doldur
acısından çekinme doldur;
İnleyen
nağmeler dilimde hancı…
Ne bir heves
kaldı ne de muradım;
Hasret mi
yaklaşan hep adım adım;
Dudakla
buluştu son kalan yudum;
Can verdi
kadehim elimde hancı…
Peşime düşünü
taksalar bile;
Hasret ocağını
yaksalar bile;
Teselli uğruna
baksalar bile;
Ayrılık
görünür falımda hancı…
Sabrımın
sonunda sükûtlarıma;
Vur emri
verilmiş ağıtlarıma;
Yazdırma
ağrımı kâğıtlarıma;
Baykuşlar
tünüyor dalımda hancı…
Suçunu beyana
yeltensin günah;
Girdiğim
hicrana bulandı sabah;
Yardan gelen
derde yine eyvallah;
Izdırap rengi
var gülümde hancı…
Gülmek istesem
de gülemiyorum;
Dökülse
gözyaşım, silemiyorum;
Yas mı var
matem mi bilemiyorum;
Her nota
ağlıyor telimde hancı…
Ali ALTINLI –
02/04/2015
Saat: 09:33