Umudun dar sapaklarından düze iniyor âşıklar Ereğini yitirmiş bir eşkıya kahkahası dağlarımda Her düş kendi masalına tutunarak mayalanır aşka Anlamsız bir denklemin namlusu parlarken güneşte.
Susup bir gün savağının koyu gölgesine uzanarak Kanamalı bir düşün içinde tutunmak senli günlere Islanmış bir mevsim artığına sevda çulunu sererek Dudaklarındaki maviş denizlerde boğulmak seninle.
Usulca içime sızan karanlık gibi saçlarına dokunmak Sırrımı güneşten önce gül dallarına asarak kurutmak Sen uyanmadan heybemdeki sabrı nehirlere salmak Kirpiğindeki o öldüren gizemle yüreğini kucaklamak.
Yağmurlar yağıyor parmaklarımdaki kör hücrelere Usul usul bir sevdanın irini akıyor talan şehirlerime Yağsan ömrüme aşk gibi, karışsan mevsimlerime Yaşasam seni, şu kahırlı ömrün kıraç mezralarında.
Düğümlendikçe boğazıma, sana yutkunmak sabırla Yoksul düşlerimin yol ayrımlarında pusulam olsan Uzak bir yolculuğa sarsam seni, yokluğuna sarılsam Her gece sayıklamalı bir düş gibi içinde soyunsam.
Bu kış da üşümesin kanatların, konuver pencereme Aşkın duvarındaki nem gibi çevir yüreğini gözlerime Muştulu yalnızlıkla doğsun seherler, anı ol çerçevemde Damarlarımdaki aşk gibi dolaşmalıyım kadın cennetinde.
( Yağsan Ömrüme Aşk Gibi başlıklı yazı S. Yetgin tarafından 13.05.2015 tarihinde sitemize eklenmiştir. Sitemizde yayınlanan eserlerin hukuki sorumluluğu , kullanılan materyaller ve yazının içeriği yazarlarına aittir.İzin alınmadan kaynak gösterilse bile sayfamızdaki eserler başka yerde yayınlanamaz. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. ) Okuduğunuz Yazının Site Kurallarını İhlal Ettiğini Düşünüyorsanız, Site Yönetimine Bildirmek İçin Tıklayınız.