Elveda
Puslu bir yol bu
sonu görünmeyen.
Karanlık gecede yarasa misali
uçuşuyor yalnızlığım.
Kokun en içte ta derinlerde gizli
yaşam ise adi...
insanlar mı_? ¿
onlar,
onlar zaten yok ki.
Herşey bir dönme dolap sanki
ne olup ne bittiği
umurunda değil artık evrenin.
Dedik ya puslu bir yol bu
siyahlaşmış yüzler,
grileşmiş kalpler var her tarafta.
Umut denilen pembelik ise unutulmuş
bir hatıra bile değil artık.
Hani yeşillikler içinde yaşanırdı yaşam_?
Koca bir yalanmış.
Bunu şimdi daha iyi anlıyorum,
yalnızlık gerçekten de
insan için zindanmış.
Yağmur damlası gibi ıslak,
çöl toprağı gibi yakıcı,
ölüm kadar soğuk.
Yalnızlık....
başlı başına bir bitim
bir son bu,
diğerlerine benzemeyen.
Anlamı kadar ürkütücü ve iğrenç.
Böyle olduğunda bile,
dost olduğu söylensede
devasa bir yalandır,
kandırmacadır,avuntudur.
Bir yoldur bu puslu,
önü görünmeyen.
Kokuların birbirine karıştığı
çoğunun ise yok olduğu.
Senin kokun hariç,
O en derinlerde,
en gizli mâbette...
ne acıdır ki;
O da bir başına,benim gibi yalnız.
Temmuzun kavuruculuğu bile
ısıtmıyor içimi.
Mevsim artık her daim kış.
Bir kardelenim ben,
soğuk iklimlerin çiçeği.
Yaz nedir bilmem.
Bildiğim; yalnızlık ve soğuktur.
Dallarım kartanelerini
köklerim toprağı hissetmez.
Ölümdür benim adım.
Kaskatı kesilmiş vücutlardır mekanım.
Donuk bakışlardır,
yok olan hissedişlerdir,
olamayan dokunuşlardır.
Yaşadığım yalnızlıktır,
yaşanılması en güç olandır.
La mekanlarda bulurum adımı,
hiç kaybolmam..
yaşarım bir başıma,
Yaradanı,seni ve vuslatı.
Biliyorum gitme vakti geldi.
Son yolculuğumda yine yalnızım,
Bak: gözlerim kapanıyor artık.
Tenim soğudu,nefesim yok..! ! !
artık ben sonsuz yalnızlıkta
her zaman olduğu gibi bir başıma.
Elveda...
21 Ocak 2000 / Cuma
sonu görünmeyen.
Karanlık gecede yarasa misali
uçuşuyor yalnızlığım.
Kokun en içte ta derinlerde gizli
yaşam ise adi...
insanlar mı_? ¿
onlar,
onlar zaten yok ki.
Herşey bir dönme dolap sanki
ne olup ne bittiği
umurunda değil artık evrenin.
Dedik ya puslu bir yol bu
siyahlaşmış yüzler,
grileşmiş kalpler var her tarafta.
Umut denilen pembelik ise unutulmuş
bir hatıra bile değil artık.
Hani yeşillikler içinde yaşanırdı yaşam_?
Koca bir yalanmış.
Bunu şimdi daha iyi anlıyorum,
yalnızlık gerçekten de
insan için zindanmış.
Yağmur damlası gibi ıslak,
çöl toprağı gibi yakıcı,
ölüm kadar soğuk.
Yalnızlık....
başlı başına bir bitim
bir son bu,
diğerlerine benzemeyen.
Anlamı kadar ürkütücü ve iğrenç.
Böyle olduğunda bile,
dost olduğu söylensede
devasa bir yalandır,
kandırmacadır,avuntudur.
Bir yoldur bu puslu,
önü görünmeyen.
Kokuların birbirine karıştığı
çoğunun ise yok olduğu.
Senin kokun hariç,
O en derinlerde,
en gizli mâbette...
ne acıdır ki;
O da bir başına,benim gibi yalnız.
Temmuzun kavuruculuğu bile
ısıtmıyor içimi.
Mevsim artık her daim kış.
Bir kardelenim ben,
soğuk iklimlerin çiçeği.
Yaz nedir bilmem.
Bildiğim; yalnızlık ve soğuktur.
Dallarım kartanelerini
köklerim toprağı hissetmez.
Ölümdür benim adım.
Kaskatı kesilmiş vücutlardır mekanım.
Donuk bakışlardır,
yok olan hissedişlerdir,
olamayan dokunuşlardır.
Yaşadığım yalnızlıktır,
yaşanılması en güç olandır.
La mekanlarda bulurum adımı,
hiç kaybolmam..
yaşarım bir başıma,
Yaradanı,seni ve vuslatı.
Biliyorum gitme vakti geldi.
Son yolculuğumda yine yalnızım,
Bak: gözlerim kapanıyor artık.
Tenim soğudu,nefesim yok..! ! !
artık ben sonsuz yalnızlıkta
her zaman olduğu gibi bir başıma.
Elveda...
21 Ocak 2000 / Cuma
Abdullah Artaç Arslan
Elveda başlıklı yazı ArTaÇ tarafından
26.02.2016 tarihinde sitemize eklenmiştir.
Sitemizde yayınlanan eserlerin hukuki sorumluluğu, kullanılan materyaller ve yazının içeriği yazarlarına aittir.
İzin alınmadan kaynak gösterilse bile sayfamızdaki eserler başka yerde yayınlanamaz.
Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
- Yorumlar 0
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın.