Tema
Üye Ol Giriş Yap
Anasayfa Şiir Deneme Hikaye Makale Serbest Kürsü Yazarlar Forum Sohbet Online Üyeler
(0 oy)

Çoban Kızı

ÇOBAN KIZI 

Çoban kızı, bak hele dalıp gittim derine;
Muzdaribin döşüne, yaslandım hasta gibi.
Gonca güller kırıldı diken kondu yerine; 
Çiçekler dökülünce, yapraklar yasta gibi.

Her anımı anlatsam sana intizâr olur.
Yıllar nasıl da geçti, kuzuların sesiyle,
Tüm dağların eteği kupkuru mezar olur;
Kaç kaval dile gelir bir çoban nefesiyle.

Hırçınca esen rüzgâr, okşuyor derimizi 
Nasılda şaha kalktı sümbülleri Toros'un 
Baharın yağmurları yıkasın kirimizi.
Dağlar, ovalar bizim denizler Barbaros'un.

Gözlerim dumanlandı yâr aklıma gelince
Sıra sıra, dizilmiş Torosların dağları
Eteklerden laleler kokusunu salınca 
Efkar basar, gam basar mor sümbüllü bağları.

Bir resmini koyacak çerçevemiz yok artık;  
Karanlık odalarda  penceresiz kalmışım 
Sevdiğimiz Leyla'yı yâd ellere bıraktık
Uykumun ortasında bir rüyâya dalmışım. 

Biz geldik gidiyoruz gelenler tazeleri 
Külçe külçe, kederi taşımak size kaldı;
Gel Hoca Efendi, gel kaldır cenazeleri;
Gülizar bahçelerde yaşamak bize kaldı.

HARUN YILDIRIM 

Saçlarına taç yaptım gökyüzün'den yıldızı;
Bize bir dilek, tuttum gönlümün çoban kızı.
Sitede Önceki / Sonraki
Yazarın Önceki / Sonraki
Oylama
0 (0 oy)
  • Yorumlar 1
  • Yorum Yaz
  • Tebrikler
  • Beğenenler
  • Popüler Yazıları
Yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın.

edebiyatevi.com

Çoban Kızı

Harun Yıldırım Harun Yıldırım