Tema
Üye Ol Giriş Yap
Anasayfa Şiir Deneme Hikaye Makale Serbest Kürsü Yazarlar Forum Sohbet Online Üyeler
(0 oy)

Beyhude Adam

Sokaklardan geçerken,
yolun bitmediği bir zamana akıyordu,
bütün meyve bahçelerine,
ormanlara, tarlalara, dağlara,
elveda deme zamanındaydı,
yoksullukla birlikte yoksunluğun
gölgesine anlamsız izler bırakıyordu,
hayat perdesine…

Kime sesleniyordu belirsizdi,
gözler ne yaşarıyor ne de gülüşüyordu,
avuç avuç dualardan mahrum kalmıştı,
sevgiden yana umutsuzluk içinde ,
kahrolmuştu duyguları,
boş caddelerden geçiyor,
dünya çilesinde sefa içinde,
cefasını çekmeden gidiyordu…

Her tarafı peyderpey dağınık,
sıladan habersiz,
zihniyeti vuslata kavuşacağı günün
hesabından mahrumdu,
ne bir adım öndeydi
ne de bir adım geride,
olduğu yerde kalakalmıştı,
susuz ve sessiz…

Kapkara ve umutsuz çehresini
kırıştırır biber acısı gibi
ne tuzu vardır ne de tatlı bir rengi mevcut
körpelenmiş bir acı yumağa dönüşüverir
yoldan çıkmış beyhude adam…

Gülüşünde aldatıcı bir mevsim saklıdır,
yaprak yeşertmez,
tohumunda filiz yetişmez,
acı bir adımla yaklaşır kara toprağa…

Hayatı meçhule aldanmış,
bir kıyıda sallanır çaresizce,
solgun ve yorgun bir titreyişle,
hücrede kalır elleri,
sayfalardan dökülür,
kötülük yüklü ameller,
yüzü kırışır belalı bir çizgi
bırakır, hayattan geriye…

Sessizliğin ölü bir gemisiydi,
durgunluğun virane olmuş bir şehri,
kızgınlığın ve öfkenin güldeki dikeni gibi,
sıkıntıların dağınık odasında terkedilmiş,
apansızca burkuluvermişti yüreği,
soğuk bedeninde ebu Lehebin elleri kalmıştı…
Sitede Önceki / Sonraki
Yazarın Önceki / Sonraki
Oylama
0 (0 oy)
  • Yorumlar 0
  • Yorum Yaz
  • Tebrikler
  • Beğenenler
  • Popüler Yazıları
Yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın.

edebiyatevi.com

Beyhude Adam

mustafa-ucan mustafa-ucan