Tema
Üye Ol Giriş Yap
Anasayfa Şiir Deneme Hikaye Makale Serbest Kürsü Yazarlar Forum Sohbet Online Üyeler
(0 oy)

Cumartesi Mektupları





’ içime açıldığım günler…’’          

 


Dün gece balkondaki masayı kaldırıp yere bir kilim serdim, bu yaz ilk defa… Birkaç yastık alıp yere uzandım, ayaklarımı balkon kenarına uzatıp gökyüzünü izlemeye başladım, tıpkı çocukluktaki gibi..


Zamanı geri almanın tatlı hissi.. Sanki günlerdir aradığım huzuru o eski günleri yaşayarak, hissederek bulacağım umudu…Ayaklarımı balkon kenarına uzatmış, kitap mı okusam diye düşünürken o an  bana bahşedilen bir hediye gibi birden elektrikler kesildi. Bu, inanılmaz güzel bir sürprizdi. Başka bir zaman olsaydı kesinlikle mutsuz olacağım durum o an hak edilmiş en güzel hediye oldu benim için.. Gökyüzü tüm berraklığıyla ışıldıyordu..Ay tam karşımda parıldıyor şimdi, hemen yakınında müthiş yıldızlar...Ay ışığı saksıdaki fesleğene vurmuş, öyle güzel görünüyor  ki…Rüzgar estikçe o büyülü salınımı yaprakların…Günlerden sonra payıma düşen öyle sevinç…Sevinçlerin sarsıcılığı…

Anlat sen de diyorum Ay’a… Şimdi her şey sende…Güç de merhamet de umut da karanlık da…

Senin için ben kimim?


Sessizce ona şarkı bile mırıldanıyorum sevinçle..

‘’Ve sen, ben

Değirmenlere karşı

Bile bile

İki yitik savaşçı

Akarız denizler gibi

Denizlere

Belki de.

En güzeli böyle…’’

 


Sonra sessizlik çöküyor yine…hep özlediğim an, özlediğim his…Saatlerce burada durabilirim, düşünerek, kırılgan sözcüklerle ve  hayaller kurarak…


Müthiş bir erinçle ölüme direniyor içimdeki olumsuz her şey…Tüm olasılıklar kararlılığa dönüşmeli diyorum.. Tüm yenilgiler baştan yaratmalı umudu…

 


Düşünüyorum da

İnsan hep kendi hikayesini mi anlatır?

Yoksa yaşadığı hayat başkalarına aittir de o hayattan sadece kendisine kalanları mı yansıtır sözcükleri?

Yaşadığımız hayat elbette bizimdir deriz; ancak biraz düşündüğümüzde bize ait olan ''şeyler''in kadarı bize aittir?

‘’Şey’’ dediklerimiz …korkular, kaygılar, dayatılanlar, hatalarımız, taşıdığımız genetik özellikler, alışkanlıklar…

Ve ne çok anlamsız, tanımsız ayrıntılar,

En çok da kaçışlar…

 



’Mahkumum geceleri karanlıkta gezmeye,

  gündüzler ateşler içinde kalmaya’’


Belki de gece en çok da kendilerine göç edenlerin biriktirdiği öykülerden oluşan müthiş bir armoni..

Umut ve umutsuzluğun aykırı sığınağı…Geride kalanların şarkısı…Sessizliğe kaçanların huzursuzluğunun resmi, bazen de en güzel lacivert hüzün…

Ayaklarım uzatmışım hâlâ…Yapmak isteyip yapamadıklarımı, geçmisten  bu güne yanlışlarımı,,umutlarımı anlatıyorum Ay'a. 



Düşle gerçek, geçmiş-şimdi,umut-umutsuzluk,özgürlük-tutsak olma hissi birbirine o kadar yakın birbiriyle o kadar iç içe kavramlar ki...

Gitmekle kalmak gibi...

İnsanın en büyük karmaşası belki de.

Anlam vermekte zorlandığı,hep yanıldığı yaşamsal gerçekliği kavramlar...


Ve düşlerin ve beklentilerin sarmalında insanın  ‘ben de varım’ diyebilme telaşı…insanın kendi dünyasını özgürce yaratma çabası…ceplerinde kırılgan, sessiz, pencere ardında kalan bir çocukluk ve içinde kalan yenilmişlik duygusuyla. 

Yaşayabilirse bu yükle…İyimser bir gölge misali

Işığını  yansıtarak…karanlıkta kendini bırakarak..

Tıpkı karşımda şu duran ay gibi.

 


Yasadığımız çağda,korkunç gerçeklikte  kül olmanın sınırı var mı?

İnsanın kendi yarattığı hayallerinde yeniden doğması için?

 

 

Keşke şu an ‘geceye’ yakın hissettiğim kadar ait hissetsem kendimi gerçek hayata ve her şeye…

Şu an hissettiğim huzurla,

umutla…

 


Öyle güzel ki ay, her şeye aykırı olası geliyor insanın, güzellikleri yeniden yaratmak için…

Nazım'ın ''severmişim meğer ''dizelerini anımsıyorum..Gökyüzünü severmişim diyordu.Ben de ay ışığını severmişim meğer...

Göğün bu eşsiz güzelliğinde, 

Turgut Uyar’ın ‘’Göğe Bakma Durağını’’da okumalı şimdi..Ağustos'un en son gününde..

 

‘’Dönmeyeceğimiz bir yer beğen başka türlüsü güç

  …

  Durma kendini hatırlat

  Durma, 

 Göğe bakalım…’’

 

 

 


Sitede Önceki / Sonraki
Yazarın Önceki / Sonraki
Oylama
0 (0 oy)
  • Yorumlar 0
  • Yorum Yaz
  • Tebrikler
  • Beğenenler
  • Popüler Yazıları
Yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın.

edebiyatevi.com

Cumartesi Mektupları

Paloma Paloma