
Rüya geçti, Rebeca; hüzün başladı.
Vakti geldi, köhne bir şehirde; vakit doldu.
Kirli elbiseleri atalım, bayram yaklaştı.
Hatıraların ihtişamını atmanın vakti geldi.
Bir gün, bir zaman güçlükleri yeneceğiz.
Ah, Rebeca, savaş zamanı geldi.
Travmatik hayalleri satın aldık.
Bir gazoz kapağına bir bıçak,
Bir plastik mandala, bir tabanca.
Karanlık baykuş ve karanlık saflarda,
Dişlerini sıkarak hareket eden lejyonlar.
Ah, Rebeca, bu sefer
Kanlı hasat; kurbağaların kafası kesilmiş
Ve kayıtsız bir bakışla kan akarken,
Sardalyalar sanki bir tabutun içine bastırılmış gibi yatıyor.
Ritimle yarışan namlular,
Kalplerin nasıl attığını hissediyor musun bu gece?
Vahşet caddesinde, sarhoş bir nağme;
Karanlıkla kucaklaşmanın zamanı geldi.
Bu zaman ki aşk ve siyaset gibi değişken,
Nefret darmadağın; bu başka bir şeydir,
Okul derslerinin yerini sokak dövüşü derslerinin aldığı vakitte.
Soğukta nefesler,
Hayali özgür üniversitelere dönüştüğü yerde,
Kuytu, tenha sokaklara diz çöktüğünde,
Tinerci çocuğun diz çöktüğü yerde,
Elinde bir ustura, saçları karmakarışık, gözleri deli.
Dur o zaman, Rebeca, gör;
Kalbimiz hayatta kalacak,
Ölü gözlerinin içine bakarak
Ve romantik şiir bırakarak.
Usturalı çocuk, bir vakit bu vakit;
Savaş esirlerini tara tara,
Yumrukla, sulh yakın, ayağa kalk,
Bir şarkı söyle,
Kan ve dişlerini tükür,
Yüzünü ellerinle örtme;
Tapınakları yıkma zamanı.
Kardeşler, yoldaşlar,
Bir daire içinde durdu ve bağırdı:
Vur! Vur! Yoldaş vahşet;
Kızıl devrim başladı.
Kitapları okumaya ihtiyacımız kalmadı;
Artık siyasi mücadeleye girmeyelim.
Vakit geldi, ne ölüyüm ne de yaşıyorsun;
Unutulmaya yüz tuttuk bu yeni düzen.
Öfkem önderlik ediyor sessizliğe;
Sensizliğin çölünde bir bedeviyim.
Kızıl dudakların zemzem suyum,
Mavi gözlerin hatıralarımda deniz.
Ah, Rebeca,
Bu gece ne sen diri ne de ben ölü.
Uyan, Rebeca, uyan;
Yıllarca uyuduğun yeter.
Ölüm soğuk, toprak kara;
Gel, Rebeca, gel, asi kadın;
Gel, bu bir ölüm meselesi.
Bu kara günde, bu vakit uyan;
Rüzgar, manolya kokan saçların.
Haykırışlarım seni ararken,
Darmadağın bir gece bu gece;
Kızıl mitingler, oraklı pankartlar.
Yine her şey mahvolacak
Senin yokluğunda;
Uçurumlardan düşeceğim bin kez, bin gece…