
Gazze'de tanklarla
çarpışır yüreklerimiz
Ve tebessümlerimiz
yansır sokaklarda
Kahkahalarımız
okunur dudaklardan
Atılan bombalara
Dualar silahımız
/Mesela çiçekler
büyütür gözyaşlarımız
Nasırlaşmış
kalplerde/
Yakılmış
darağaçlarına
Gölgesini bırakır
güneş
Salasız okunur belki
ezanlar
Yağmurlar sadece
sokakları yıkar
Yeni yeni bağırda
birikirken hıçkırıklar
Çekilir ufuklardan
vahşetin sesi
Henüz doğacak
çocuklar
Belki de
ağlamazlar…
/Mesela kana
boyanmaz gece
Kana bulanmaz
sokaklar/
Sorarım sormalıyım
Neden kıyarlar
Maria’ya
Fatimaya , Ola’ya ,
Shorog’a, Marwan’a
Daha çocuk
gözlerinde büyümemişti
Şu fani Dünya
Daha güneş
gülmemişken yüzlerine
/Mesela sevgiyle
örsek saçlarını
Sabaha uyanmadan /
Melekler ölüm
suretinde indi Gazze'ye
Sanırsın kan
çiçeklerini suladılar…!
Adı neye lazım
Çoluk , çocuk , yaşlı
, kadın…
Her yer sanki Kerbela
Her taraf bir cehennem…
On sekiz binlere ulaştı şehadet
Yüzlerce cana
denk düştü her dakika
Allah’u Ekber diyen
dillerden
Dualar dökülürken
birer birer
Ya Rab sen zalime
aman verme
Ya Rab sen zulme
izin verme
Resul yeniden
dalgalandırsa sancağını
Haksızlığın tam
ortasına kuşanıp kılıcını
Vahşetin
çığlıklarıyla uyanan sabahta
Ha Gazze
Ha Filistin
Ha tüm coğrafya…
Uzansak hep
birlikte özgürlük bayrağına
/Mesela birlikte
söylesek hürriyet şarkılarını
tüm dünya
dillerinde/
Ve siz bu fermanın
kişiliksiz sahipleri
Hangi ırkın
ordusuna kulsunuz
Hangi milletin soyu
Ebrehe yeniden mi
geldi dünyaya
Firavun yine
mi tanrılık inadında
Siz var ya siz
Kabilin tohumları
Ne istersiniz
İsmail'in torunlarından
Dayanın kardeşlerim
Şimdi her yer ve
her yüz siz
Merak etmeyiniz
Zulmün heba bulacağı anda
Yanınızda olamasak
da
Dualarla geleceğiz
Ve siz zulme devam eden vahşetin sahipleri
Adaletinizi
yıkacaktır cesetlerimiz…
Âdem Efiloğlu