Kızaklı Celenk 11
Vaktinden ivedi veya zamanindan sonra vücuda gelen alan
meydan tiren kavsak yol serit köy kasaba tarim mevsim ticaret yolculuk ve
güzergah, dogum ve ölümü ayni anda gerceklesmis olan eksik noksan insan gibidir,
suni tenefüslerle veya oksijen cadiriyla genelikle kurtulsa dahi dogal saglikli
huzurlu diri canli kimyasallarla kendini gerceklestirip ispatlamaya mahkumlugun
HORMONSUZ-KATKISIZ olmayan yapay tohumlastirma ürün cesnisinden baskaca bir
kiymeti harbiyesi yoktur. Maalesef herseyini ( kök hücreler ve esleri olmayan
ayriliklarin birinci listede müsteri ve müdavimi olduklari sperm bankalari dahil
) kurtcuklarin daha doyuran ve besleyen lezzetli vitamin olduklari dünyasini
KOVID`leyerek , cok yakin gelecekte tüm dünyayi zorunlu tüketime
hazirlayanlarin dondurulmus soguk depo ambarlarindan giyiniyor gidalaniyor görünüyor
kayboluyor hep erken doguyor daima siddetli gecimsizlik cinayetiyle moglasarak ölüyor,öldügü coraklikta yeniden kendine doguyor harciyor dögüsüyor cemkiriyor calkalaniyor selfi yapiyor soyut sinema dikizliyor abuk
subuk müzik dinliyor sahtekar görsellere sekil ve bicim aliyor insanlik.
Erken dogumlu soyan sömürenler operasyon rahminde ve hirsi
yarisi mükemmelciligi özentiyi gösterisi savurganligi fitneyi gecimsizligi
ihtirasi bencilligi haksizligi devletsizligi kimliksizligi ve kisiliksizligi
duyarsiz onursuzlugun kabullendigi her maksada her yol mübah bagnaz -yobaz sistematigine
önceleyerek ; ve insanligi hep dünya ve insanlik hayatindan sonraya geciktiren
veya geri planlara öteleyip sonraliyan tarz ve türevde tek tiplilige alistirip asimile
edemedikleri TÜRK`lere her zor bela calisma kosulunu esir kampindaymis gibi yilliklarla
üzatilan PASAPORT vizesine baglayarak ve CIFTE VATANDASLIGI neredeyse bir asira
yaklasan zamanlar boyunca sürekli HARITALANMIS kontrol ve korku baskisiyla TÜRK`lerden
esirgeyerek bugünlerin tarih ve miladina karakterine uygun IRKCILIK ve
dislayicilik lekesi süründü ve süsledi AVRUPA rol model öncüsü ALMANYA. Bugünlerde artik amacina
yönelik düzene uyumlulugun kimliksiz kayitsiz duyarsiz ve her dayatilani
kolayca kabullenen; tüm dünyadaki tek tipliligin muntazam benzerine adapte
olmus ASIMILASYON operasyonculugunu ülkede dogan büyüyen Türk`ler üzerinde de harfiyyen
basarmis ve kazanmis olan Avrupa rol model öncüsü Almanya, cifte vatandaslik
hakkini bugünlerde vakti gecikmis ve ölümü coktan geceklestigine inandigi YASA DÜZENLEMESI´yle
`buyurdugum kadar özgürsün`seklindeki GÜNTER JAUCH Demokrasi ahlak ve
anlayisina global cinnet vitrinine koydu ve pilastik sanatlar grafigi dolasima
sürdü.
Diger taraftansa BATI
MERKEZLi EMPERYALLER ve DOGU KÖKENLi PETRO DOLAR AGALARI ve SÖMÜRGECiLERi olmaksizin BOP iktidar hükmünü sürdürmesi asla
mümkün olmayan ; ve iyilestirici ve düzeltici hic bir cözümü caresi olmayaniyla
On Iki Eylül Tüzügü yazilimlisi ve hic bir yetkili sorumluluk almak istemeyen BOP
YEDEGI MUHALiFLiGiN dayanak destegiyle ancak iki bucukluk gibi bir gecimsizlik
pansumanini sefalette sürünenlere reva görüldügü günler söndü yandi, trafikte
hep kirmizi isiklara saplanip tikanik kalan toplumsal sarmal .
Denize gitmistim, su
kacmis olacak ki kulagim gittikce sancidi.
Saglik ocagina gittim. Ordaki avludan koridora kadar saatinden evvel gelip sira
bekleyenler arasinda zor adimlara muhtac iki büklüm insanlar en ilk gelenlerin
en önündeydi. Sonradan gelen zipcik zebaniler bunlarin sesi solugu cikmiyor
diye iteleyip kakarak birbiri ardina doktor muayenesine kimi türbanli kimi yari
doncak her biri birbirine hüner gsterircesine girip girip ciktilar. Dayanamadim
`ulan dedim Allahsiz peygambersiz iblisler, bu sizden önceligi oldugu halde
yikik bükük hallerinde sanciyip sizlayarak doktor kapisi bekleyen insanlarin
hayati ve aciliyeti sizinkinden daha mi
degersiz ve hangi hakla namussuzluk ediyorsunuz ` dedim ve kime nasil bagirdigimi
bile duyamadigim delirmislige koptum..`ne bagiriyorsun, kime kiziyorsun, onlar da
siranin kendilerinde oldugunu cikip söylemezse suc bizde mi, tamam abi tamam amma
da büyüttün sen de isi ` laflari ürdü uguldadi döndü dolandi durdu . Ihtiyar
egilip bükülenlerin siraya koyma cabamdan sonra herkes, yine ne bozulmus berbat
olmus insansizliga dair hangi yanlis hangi zorba hangi zarar hangi ahlak kanun
kural disiligina dair hangi insanlik disi mahluklugu islese yapsa etse ortaya koysa , vaktinden evvel eksik yoksun dogumlarin gecikmeli insanligiyla morglasarak, herkesten
hakli öncelikli muntazam hatasiz dürüst dogru mükemmel kutsal ve birinci olmanin
kisiliksiz karaktersizliginde birbiriyle kaldigi yerden köpürterek yaristi.
Bundan bir önceki yazdigimda belirttigim gibi, simdi ek ilaveden
yazdigim bu seriye devamla yenilerini yazar miyim bilmiyorum. Dere dag bayir
deniz orman bahce tarla sahil koy yamac uzak veya yakin her bir günü geze
dinlene güzelliklere yol revan olmalarimdan artik ben bile kendimi meraka
sardigim, bakacagiz artik…
Asagidaki siir ordandir..:
KIZAKLI CELENK 11
Gökler gürler, yer inler
Uguldayarak kapisiz kilitsiz cingiragin sesine
Issizligin yol gecen hanidir daglar, kervan ya gelir, ya gitmez..
Her saniye günaha girip bekaretini tövbesini bozmus rahibenin
Simsiyah bir celenk gibi kendi gögsüne egildigi kor ateslere
yanmak pahasindan
Ve derinligi bilinmeyen suskunluga dokundugu kördügümlesmeye
Palas
Pandiras
Kiralik bir koza gibi
Yildirim carpmalarina ugramak gibi
Kara toprak, kizil gonca, sari ay cickleri gibi
Dünyaya gelip giden herkes gibi, bicak yarasi, hasret sancisi
gibi
Bulutlarin kirpiklerindeki yagmur yagmur göz yasinin
Zindana düsmüs dolunaya sazli sözlü istirakiyle
Körükleyen yellerin terkedemedigi ateslerde yanmasi gibi
Avuclari birbirine yapismis parmak uclarinda pismanlikla
ihtirasli sevismeler arasi
Klasik tangoda kostagi kivrakliga kundaktan büyütülmüs
merakla
Dertli mektubunu püsküllü bagciklarini ve gamli halini
sonbahar efektlerinden
Yikanmis
Kurutulmus
Ve askilardan düsmüs dökülmüs eylül ekimler gibi yalniz
diyarsiz
Katlanmis bükülmüs makaralar saran ücüncü evre, bilmem
kacincisina final
Sakli dolaplarda ucu acikliga önü sonu belirsiz
Herkesin icinde bir yoksul calan agir aksak ritim vardir
Bir yanik cira
Bir gece vardiyesi vardir
Bir matem heves ve havasi vardir, kandilli suskunluga dogru
götüren bir yol
Bir hayal meyal
Ve binlerce köprü
Kumar yahut ameliyat masasinda kayit altina alinmis dünya günlügünü
birakip
Karanligin ayaz ve sisli tarafina radarli sinyaller gönderen
rihter ölcekli
Her mevsim yalinciplak
Kasirgali kuleden firtinali mekanlara hem sekreter hem model
hem esnaf
Öp diyenle sevisecek kadar saatini hep ileriye kuran
Öl diyene tüm dünyaliklarindan vaz gececek kadar catlamis nar
gibi
Sokagindan aksam üstü gecen evler gibi
Kizligini yasamadan yakaran dualarin en kayip kösesindeki dul
Tekerlerin döndügü yerde duran ladesler dügümünde kurak
tarlalar ve dereler gibi
Alcak damli
Yüksek duvarli
Silinmis cizgiler kadar uzak
Zemheri günesiyle ayaz yerlerini kucaklasan solmus sararmis yüzler
gibi
Kayiklarini tufan ediyor cünüp randevuya gücenmis gecikmis tersaneler
Sirtina hüzün ve esmeralda yüklü bavulunu vurup
Cifte kavrulmuslugun taze gelinligini eskitmis kirletmis
Kimsesizlige dogru yol almalarin yarisini gecmis gitmis
olarak
Kitalar birbirinine gel gelelim hergeleligi bindiriyor, seftali
cekirdegi
Icini tüketmis rahibeye bakarak ordan burdan cennet elmasini
soruyor
Gün bitimi piyesi oynuyor vade vucut ve velvele
Yeserdigi köklerden soluyor otlar cicekler ve insanlar
Seyfi Karaca……….Temmuz / 24
- Yorumlar 0
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.