Eskazaraya
Erisilebilecek bütün güc
servet saltanat imkan gösteris dekor konfor heybet azamet nufus ihtisam ganimet
söhret doruk ve zirvelerinden sonra görünür görünmezdeki cevrelenmis etrafina
hakim olan her saplantili sabit nokta gibi gerek yönetimde gerek denetimde arac
gerec cihaz malzeme istif israf her seye
sahip oldugu halde üstesinden gelip cözümleyenmedigi ve dünya hayatinin en karakteristik
önemlisi ve önceligi olan en temel hayati celiskide kafeslenmis uzayip kisalan
calkanti sarmallariyla tikanir,
telaslanir, debelenir, savrulur, yenilir, yanilir, azgin ve sapkinlasir….
Dünyanin gerek amacta gerek
gayrette gerek arzuda gerek niyet maksatta dibini sebebini ve sonucunu
bulamayip, kibirlere kasvetlere ayricaliklara yitirdigi deger ve dengelerden
hücreleyen kopukluklara sönmüs sogulmus SINIRSIZ SAHIPLENME acgözlülügü ve
ruhsuzluguyla her gün eskiyip cürüyen ömrünü ÖLÜMSÜZLÜKLE bogup bulusturmalar
sapagina derinlesir ve kendi kendini hunharca katletmenin yaratikligina aklini
fikrini sevgisini saygisini vicdanini sözünü sesini kaybederek murdar canini
cehennem zebaniligine tesim eder insan.
Burdan, yani dünyadan henüz
bize isigi ulasmamis tiriyarlarca yildiz kümesi, adalar toplulugu ve dönüm
dolasim sistemleri oldugunu ve burdaki kiyametten sonra ihtimal baska bir yerde
paralel yahut dümdüz evrenlere kacip tasinmanin tam zamani diyerek yatalak
hayatindan morg olup öldü gitti Stephan
Hawwking. Artik klonlanmis insanlar herkesin aynisini kndisinden yapip yigmak var
mevcutlusuna gerek yok diyerek dünyayi salgin ve ölümlerle virüslüyor Paul
Allen veya Bill Gates. Ve birgün bir zamanda tekraren yeniden yaratilmaya hücre bankalarina sagimlar
yaptirip soguk depolarin kilitli kapilari ardina istifliyor kendine ölümsüzlük
iksiri arayan azgin sapkinlik. Elon Mask, yapay zeka sanayisinde üretilmis
robot manitasiyla `hic kimseyle olmadigi kadar bununla huzurlu mutlu mesut
gecinip gidiyoruz` diyor fink attiriyormuus. Bu meyanda yeralti sularinin hic
bir ihtiyat cekingesi göstermeksizin sömürülp sarf edildigi icin dünyanin
ekseni seksen santim yana kaymis. Buzullar hizla buhar olmakta. Türler,
ormanlar, denizler, daglar , cevreler, yöreler her kitada ayni hizla kopmus
olan sürekli savaslarla destekli ve ÖLÜMSÜZLÜGÜ ararken belasini bulan kiyametin
azap ve gazabina ugramakta.
Asagidaki siir ordandir :
ESKAZARAYA
Uzar gider ses bazan
Ses kilitlenir kesilir ibresini
yönünü bulamadigi insandan
Bir zipkin
Bir sünger
Bir kutup yildizi ve
sürekli gezip dolanan ay..
Kendini görmeyen aynalarda gölge
kaybolur isiklar sacar dünyanin ölü toprgina düsen
Delibozuk kor kivilcim
Süveterine kokusuz renksiz karanfil
de takmistir siyah beyaz oyuncak
Gün dogmadan erkenden
kumarhane mesaisine kapilari hizla cekip cikarak
Hep dere kenarinda gelene
gidene cakil taslari atan cocugu ortaliklarda birakan
Sahtiyen deriler cekilmis
suratsizliklarin
Sümük ve köpüksü
malzemelerden olgun dolgun poz kestigi
Belli ki bu kesik ve kurak
cizgi elipsin tamamlanmamis tarafina eksik kalacakti
Gecenin gözetledigi hudut ve
gümrük kapilarina takilip kalacakti
Pili biten hayat
Ve insandan dökülen tüy
Gittigi gidebildigi yere
kadar ele güne muhtac tabut
Ve bavullu bavulsuz ziynet
Servet
Mülk
Sera gazi
Sonbaharda takoz
Kime
Kime
Kime
Yandigina güzelim hic bilemeden
bozuk kumbarali bosluk
Ve kimin kimsesine aldanip
yandigini bilemeden
Bozkir
Corak pinar
Dükkanci cicekleri
Ve eskazaraya kabirdeki
susuzluk…
Seyfi Karaca………..Agustos /
24
- Yorumlar 0
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.