Tema
Üye Ol Giriş Yap
Anasayfa Şiir Deneme Hikaye Makale Serbest Kürsü Yazarlar Forum Sohbet Online Üyeler
(0 oy)

Sürgün Ülkeden Başkentler Başkentine

Sürgün Ülkeden Başkentler Başkentine

Gelin gülle başlayalım atalara uyarak
Baharı koklayarak girelim kelimeler ülkesine
Bir anda yükselen bir bülbül sesi
-Erken erken karlar ortasında
Güneş dönmüş ışık saçan bir yumurta-
Bana geri getirir eski günleri
...Paslanmış demir bir kapı açılır
Küf tutmuş kilitler gıcırdarken
Ta karanlıklar içinde birden
Bir türkü gibi yükselirsin sen
Fısıldarım sana yıllarca içimde biriken
Söyleyemediğim ateşten kelimeleri
Şuuraltım patlamış bir bomba gibi
Saçar ortalığa zamanın
Ağaran saçın toz toprağını
Bana ne Paris'ten
Newyork'tan Londra'dan
Moskova'dan Pekin'den
Senin yanında
Bütün türedi uygarlıklar umurumda mı
Sen bir uygarlık oldun bir ömür boyu
Geceme gündüzüme
Gözlerin
Lale Devrinden bir pencere
Ellerin
Baki'den Nefi'den Şeyh Galib'den
Kucağıma dökülen
Altın leylak

III

Ölüler gelmiş çitlembikler sarmaşıklarla
Tırmanmışlar surlarıma burçlarıma
Kimi ırmaklardan yansıma
Kimi kayalardan kırpılma
Kimi öteki dünyadan bir çarpılma
İçi ölümle dolu
Dönen bir huni
Doğarken güneş
Kesilmiş ölü yüzlerden
Bir mozayik minyatürlerden
Dokunur tenimize
Soğuk bir azrail ürpertisiyle ay
Ve birden senin sesin gelir dört yandan
Menekşe kokulu sütunlardan
Komşu dağlardaki nergislerden leylaklardan
Gözlerine ait belgeler sunulur
Ey aşkın kutlu kitabı
Uçarı hayallere yataklık eden
Peri bacalarının yasağı
Gönlümün celladı acı mezmur
Bana bıraktığın yazıt bu mudur
Ölüm geldi bana düğün armağanın gibi
Senden bir gök
Senden yıldızlar ördüler
Ateş böcekleri
O gece dört yanıma
Ey bitmeyen kalbimin samanyolu destanı
Sen bir anne gibi tuttun ufukları
Ve çocuklar gülle anne arasında
Seninle güller arasında
Tuhaf bir ışık bulup eridiler
Çocuklar dağ hücrelerinde erdiler
Aramızdaki sırra
Bir de ay ışığında büyüyen fısıltılar
Gençlik monologları
Seni alıp kaybolmuş zamanın çağıltısından
Bana getiren
Yasamız vardı
Öfkeyle yazardın sen bir yüzüne
Ölür ölür okurdum öbür yüzünde ben

IV

Senin kalbinden sürgün oldum ilkin
Bütün sürgünlüklerim bir bakıma bu sürgünün bir süreği
Bütün törenlerin şölenlerin ayinlerin yortuların dışında
Sana geldim ayaklarına kapanmaya geldim
Af dilemeye geldim affa layık olmasam da
Uzatma dünya sürgünümü benim
Güneşi bahardan koparıp
Aşkın bu en onulmazından koparıp
Bir tuz bulutu gibi
Savuran yüreğime
Ah uzatma dünya sürgünümü benim
Nice yorulduğum ayakkabılarımdan değil
Ayaklarımdan belli
Lambalar eğri
Aynalar akrep meleği
Zaman çarpılmış atın son hayali
Ev miras değil mirasın hayaleti
Ey gönlümün doğurduğu
Büyüttüğü emzirdiği
Kuş tüyünden
Ve kuş sütünden
Geceler ve gündüzlerde
İnsanlığa anıt gibi yükselttiği
Sevgili
En sevgili
Ey sevgili
Uzatma dünya sürgünümü benim

Bütün şiirlerde söylediğim sensin
Suna dedimse sen Leyla dedimse sensin
Seni saklamak için görüntülerinden faydalandım Salome'nin Belkıs'ın
Boşunaydı saklamaya çalışmam öylesine aşikarsın bellisin
Kuşlar uçar senin gönlünü taklit için
Ellerinden devşirir bahar çiçeklerini
Deniz gözlerinden alır sonsuzluğun haberini
Ey gönüllerin en yumuşağı en derini
Sevgili
En sevgili
Ey sevgili
Uzatma dünya sürgünümü benim

Yıllar geçti saban ölümsüz iz bıraktı toprakta
Yıldızlara uzanıp hep seni sordum gece yarılarında
Çatı katlarında bodrum katlarında
Gölgendi gecemi aydınlatan eşsiz lamba
Hep Kanlıca'da Emirgan'da
Kandilli'nin kurşuni şafaklarında
Seninle söyleşip durdum bir ömrün baharında yazında
Şimdi onun birdenbire gelen sonbaharında
Sana geldim ayaklarına kapanmaya geldim
Af dilemeye geldim affa layık olmasam da
Ey çağdaş Kudüs (Meryem)
Ey sırrını gönlünde taşıyan Mısır (Züleyha)
Ey ipeklere yumuşaklık bağışlayan merhametin kalbi
Sevgili
En sevgili
Ey sevgili
Uzatma dünya sürgünümü benim

Dağların yıkılışını gördüm bir Venüs bardağında
Köle gibi satıldım pazarlar pazarında
Güneşin sarardığını gördüm Konstantin duvarında
Senin hayallerinle yandım düşlerin civarında
Gölgendi yansıyıp duran bengisu pınarında
Ölüm düşüncesinin beni sardığı şu anda
Verilmemiş hesapların korkusuyla
Sana geldim ayaklarına kapanmaya geldim
Af dilemeye geldim affa layık olmasam da
Sevgili
En sevgili
Ey sevgili
Uzatma dünya sürgünümü benim

Ülkendeki kuşlardan ne haber vardır
Mezarlardan bile yükselen bir bahar vardır
Aşk celladından ne çıkar madem ki yar vardır
Yoktan da vardan da ötede bir Var vardır
Hep suç bende değil beni yakıp yıkan bir nazar vardır
O şarkıya özenip söylenecek mısralar vardır
Sakın kader deme kaderin üstünde bir kader vardır
Ne yapsalar boş göklerden gelen bir karar vardır
Gün batsa ne olur geceyi onaran bir mimar vardır
Yanmışsam külümden yapılan bir hisar vardır
Yenilgi yenilgi büyüyen bir zafer vardır
Sırların sırrına ermek için sende anahtar vardır
Göğsünde sürgününü geri çağıran bir damar vardır
Senden ümit kesmem kalbinde merhamet adlı bir çınar vardır

Sevgili
En sevgili
Ey sevgili


AHMET SEZAİ KARAKOÇ

Sezai Karakoç, 16 Kasım 2021’de İstanbul’da vefat etti nedenle, her yıl 16 Kasım’da ölüm yıldönümü anılıyor. Karakoç, Türk edebiyatının ve düşünce dünyasının önemli isimlerinden biri olarak, eserleri ve fikirleriyle geniş bir kitleye ilham vermeye devam ediyor. Üstadımın Mekanı cennet olsun.


İNCELEME

Temalar ve Anlamlar

  • Sürgün Metaforu:

    • Şiir, insanın dünya hayatındaki geçiciliğini "sürgün" metaforuyla anlatır. İnsan, yaratılış itibarıyla bir misafirdir ve asıl yurdu Allah’ın huzurudur. Dünya hayatı, bir nevi arada kalmışlık, hakiki yurda dönme yolculuğudur.
  • Medeniyet Tasavvuru:

    • Şiirde, İslam medeniyetinin zirve noktasından uzaklaşma hissi, bir “sürgün” olarak ele alınır. Karakoç, bu uzaklaşmayı derin bir eleştiriyle aktarır. Başkentler başkenti, medeniyetin ruhani merkezi olarak bir ideal yeri temsil eder; bu da Kur’an ve peygamber rehberliğindeki İslam medeniyetine işarettir.
  • Aşk ve Özlem:

    • Şiir, Allah’a duyulan derin bir aşkı ve özlemi yansıtır. Bu aşk, tasavvuftaki "ilahi aşk" kavramına yaklaşır. İnsan, Allah’tan bir nefha olarak yaratılmıştır ve ona dönmeyi arzular.
  • Kayıp ve Yeniden Doğuş:

    • Sürgünlük, bir kaybı ifade ederken aynı zamanda yeniden doğuşu ve uyanışı ima eder. İnsanın kendi hakikatine dönmesi, kaybettiği değerleri yeniden bulmasıyla mümkündür.
  • Şiirdeki Mesajlar

  • Hakikati Arayış:

    • İnsan, hakikati aramak zorundadır. Bu yolculuk, hem zorlu hem de bir o kadar kutsaldır. Şair, okuyucuyu, bu arayışa çağırır.
  • Müslüman Kimliği ve Medeniyet:

    • Karakoç, İslam medeniyetinin geçmişteki ihtişamına vurgu yaparken, modern dönemde yaşanan yozlaşmaya ve özden kopmaya dikkat çeker. Müslümanlar, bu medeniyet sürgününden kurtulmalı ve hakikate dönmelidir.
  • Sabır ve Umut:

    • Sürgünlük her ne kadar bir hüzün kaynağı olsa da Allah’a duyulan inanç, umut kaynağıdır. İnsan, sabırla bu geçici hayattan hakiki yurda dönmelidir.
  • Manevi Yükseliş:

    • Şiir, bireyin kendi iç dünyasında bir yükselişi hedeflemesi gerektiğini ima eder. Bu, dünyadan yüz çevirmek değil, dünyayı ilahi bir pencereden görerek anlam kazandırmaktır.
  • Genel Değerlendirme

    Karakoç’un bu şiiri, bireyin ve toplumun içsel bir muhasebeye girişmesini sağlayan bir eser niteliğindedir. Tasavvufi çağrışımlar, tarihsel eleştiriler ve metafiziksel sorgulamalar bir araya gelerek, okuyucuyu derin bir tefekküre sevk eder. Şair, hem geçmişi unutmamaya hem de geleceği Allah’a yönelerek inşa etmeye davet eder.

    Bu şiir, Karakoç’un "Diriliş" felsefesinin güçlü bir yansımasıdır; insanı kendi özüyle ve Allah’la yeniden buluşmaya davet eder.

    NOT: Alıntıdır
    Sitede Önceki / Sonraki
    Yazarın Önceki / Sonraki
    Oylama
    0 (0 oy)
    • Yorumlar 0
    • Yorum Yaz
    • Tebrikler
    • Beğenenler
    • Popüler Yazıları
    Yükleniyor...

    Yorum yazmak için giriş yapın.

    edebiyatevi.com
    Sürgün Ülkeden Başkentler Başkentine

    Sürgün Ülkeden Başkentler Başkentine

    NEJAT HOCA NEJAT HOCA