Hayal Dünyası


Bir hayal dünyasıydı burası,
düşlerin rüzgârla savrulup
gökyüzüne müzayedeye çıktığı.
Her köşede bir sızı, her rafta bir hikâye.
Kimi gözyaşıyla ıslanmış,
kimi umutla mühürlenmiş.

Satıcılar sessiz, alıcılar kırık dökük.
Ne de olsa burada
her düş kendi yangınının harcı.
Bir kere girdin mi,
ya yanmayı öğreneceksin,
ya da külleri avuçlamayı.

Hazan, burada bir mihrab gibi yükselirdi;
solmuş yaprakların altında
küflenmiş özlemler,
ellerinde mühürsüz mektuplar taşıyan bir geçmiş.
Ve aşk?
Ah, aşk, devasa bir ambar,
kapısını araladığında
içine dolan her nefesi
zehirle tatlandıran.
Belki bir mucizeydi, belki de bir ceza.

Zaman dururdu bu pazarda,
ama bir kez bakan göz,
hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağını bilirdi.
Ve sen, o yangının mimarı,
kendi eserinle baş başa kalırdın.
Bir düş mü satardın,
yoksa hepsini bir yangınla mı yok ederdin?

Burası hayal pazarının sırrıydı:
Kimsenin kâr etmediği,
herkesin borçlandığı bir sonsuzluk.

ahmet nejat


( Hayal Dünyası başlıklı yazı NEJAT HOCA tarafından 1.01.2025 tarihinde sitemize eklenmiştir. Sitemizde yayınlanan eserlerin hukuki sorumluluğu , kullanılan materyaller ve yazının içeriği yazarlarına aittir.İzin alınmadan kaynak gösterilse bile sayfamızdaki eserler başka yerde yayınlanamaz. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. )
Okuduğunuz Yazının Site Kurallarını İhlal Ettiğini Düşünüyorsanız, Site Yönetimine Bildirmek İçin Tıklayınız.
 

EdebiyatEvi.Com | Edebiyat ve Kültür Platformu

EdebiyatEvi.Com | Edebiyat ve Kültür Platformu

EdebiyatEvi.Com | Edebiyat ve Kültür Platformu