
Kapatmışken
göğün yüzünü
Mayısın uzun
boylu kamışları;
Kaybolurdum
tarlaların kalabalığında
Geceye
bakarken
Günebakanlarla
konuşurdum özlemimi
Avuturdu gecenin müşfik ışıkları
Toprak kokan
mahzunluğumu
Teselli
ederdim ben de
Geceye boyun
eğen günebakanları
Şenliklerle
akardı vakit
Sen
çıkagelirdin, bir yılkı atının zülüflerinde
Beni de
alırdın rüzgarına
Ve güneş
doğardı ötelerde
Düşmüş
ruhları asilce yükseltecek…
Saçlarının
esintisiydi yılkıyı şaha kaldıran
Koşardın
dörtnala
Gözünü ufka
dikmiş hissiyatımla
Aşardık dünyevi
engelleri
Fanilikten usanmış
aşkımızla
Gün
yorulurdu
Yorulmak
bilmez vuslatımızın arasında
Çökerken tarlaların
ensesine karanlık
Gece ürkerdi
bu kez
Yılkının
sesiyle
Yüreklerimizin
yılmaz sesini konuk eden
Gece
aydınlanırdı,
Güneş
olurdun sen
Hem beni hem
günebakanları uyandıran…