Bitmeyen Bir Günün Hüznü
Usulca yürüyordum, kimseye ait olmayan bir sokakta,
Nobran zaman omzuma dokundu, fark etmedim.
Bir pencere kapandı içimde, söndü ışıklar o revakta
Ve dışarısı da içerisi kadar karanlıktı artık göremedim
Dün gece yorgun bir rüyadaydım hatırlayamıyorum,
Sanki yaşanmıştı, uyandığımda yorgunum
Bir hayali sevdim belki de, bir hülyanın meftûnuyum
Belki sevme fikrine kandım, belki düşlere, bilmiyorum.
Hayat bu, düz bir çizgide yürüyen kırık adımlar,
Her adımda biraz daha kendimden uzaklaşıyorum.
Ne yaşadığımı biliyorum, ne aradığımı,
Her bulduğum şeyin içi boş, buhranların vurgunuyum
Mezar taşları kadar sessizim, kaldırım taşları kadar çaresiz.
İçtiğim sigaralarda unutuldum, ne dumanı anlam taşıyor,
Ne de külü geride bir iz bırakıyor.
Rüzgâr da hatırlamaz ki geçtiği yolları, yalnızca esip durur bilinçsiz
Saatler ilerlemiyor, zaman akmıyor, sadece değişiyor.
Aynaya bakıyorum kimse yok,
Varlığım, yokluğumun daha parlak bir yüzüdür, elemler çok
Düşüncelerim konuşmuyor, sükûtun sesi yayılıyor
Bir dostum vardı çocukken — galiba bendim.
Şimdi ise her dem kendime yabancı bir misafirim.
Kalbim bir otel odası gibi bomboş kimsesiz
Ve ruhum, bavulsuz yolcularla dolu, hepsi ötesiz.
İşte bugün de yaşadım mı bilmem, geçti gitti.
Nedir bu, başarı mı, alışkanlık mı, zarar mı ziyan mı?
Hiç bilemedim ki hepsi yaşanmadan geçti gitti
Ama gün bitiyor yine de, akşam çöküyor ıssız ve sensiz tepelere
Ve ben, bitmeyen bir günün içindeyim hâlâ, hüzünler birikti
Nobran zaman omzuma dokundu, fark etmedim.
Bir pencere kapandı içimde, söndü ışıklar o revakta
Ve dışarısı da içerisi kadar karanlıktı artık göremedim
Dün gece yorgun bir rüyadaydım hatırlayamıyorum,
Sanki yaşanmıştı, uyandığımda yorgunum
Bir hayali sevdim belki de, bir hülyanın meftûnuyum
Belki sevme fikrine kandım, belki düşlere, bilmiyorum.
Hayat bu, düz bir çizgide yürüyen kırık adımlar,
Her adımda biraz daha kendimden uzaklaşıyorum.
Ne yaşadığımı biliyorum, ne aradığımı,
Her bulduğum şeyin içi boş, buhranların vurgunuyum
Mezar taşları kadar sessizim, kaldırım taşları kadar çaresiz.
İçtiğim sigaralarda unutuldum, ne dumanı anlam taşıyor,
Ne de külü geride bir iz bırakıyor.
Rüzgâr da hatırlamaz ki geçtiği yolları, yalnızca esip durur bilinçsiz
Saatler ilerlemiyor, zaman akmıyor, sadece değişiyor.
Aynaya bakıyorum kimse yok,
Varlığım, yokluğumun daha parlak bir yüzüdür, elemler çok
Düşüncelerim konuşmuyor, sükûtun sesi yayılıyor
Bir dostum vardı çocukken — galiba bendim.
Şimdi ise her dem kendime yabancı bir misafirim.
Kalbim bir otel odası gibi bomboş kimsesiz
Ve ruhum, bavulsuz yolcularla dolu, hepsi ötesiz.
İşte bugün de yaşadım mı bilmem, geçti gitti.
Nedir bu, başarı mı, alışkanlık mı, zarar mı ziyan mı?
Hiç bilemedim ki hepsi yaşanmadan geçti gitti
Ama gün bitiyor yine de, akşam çöküyor ıssız ve sensiz tepelere
Ve ben, bitmeyen bir günün içindeyim hâlâ, hüzünler birikti
Bitmeyen Bir Günün Hüznü başlıklı yazı Gültekin Avcı tarafından
29.05.2025 tarihinde sitemize eklenmiştir.
Sitemizde yayınlanan eserlerin hukuki sorumluluğu, kullanılan materyaller ve yazının içeriği yazarlarına aittir.
İzin alınmadan kaynak gösterilse bile sayfamızdaki eserler başka yerde yayınlanamaz.
Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
- Yorumlar 0
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın.