Tema
Üye Ol Giriş Yap
Şiir Deneme Hikaye Makale Serbest Kürsü Sesli Şiirler Yazarlar Forum Sohbet Online Üyeler
(0 oy)

Yitik Sevda Fısıltısı

Yitik Sevda Fısıltısı


Gecenin ince tülünde bir fısıltı adın,
Kim sorar ki şimdi, kim hatırlar
O vefasız gölgeni, ey yar?
Rüzgârda savrulan kuru bir yaprak gibi
Uçup gittin avuçlarımdan,
Ardında bıraktığın bu kalp,
Viran bir şehir şimdi, inan.

Odamın loşluğunda keskin bir koku, senin,
Hayalin gezinir durur, her köşede sinsice,
Ve yüreğimde açtığın o yara,
Ah, o yara nasıl da derin, nasıl da kanar!
Aldığım her nefes, içimde yanan bir ateşe körük,
Göz pınarlarım kurumuş bir nehir yatağı,
Donmuş kalmış tuzlu izler.

Yıldızlar tanığıdır bu sonsuz hasretin,
Gönlümün her zerresi, adınla çağlar durur.
Uçsuz bucaksız gecelerin yalnızlığında,
Sensiz geçen her an, kor bir alev sanki,
Kim anlar ki bu sessiz çığlığı, kim duyar?

Ansızın bir rüzgâr gibi esip geçtin,
Hayallerimi savurdun dört bir yana,
Kül ettin umutlarımı.
Bak şimdi gönül haneme,
Bir harabe sanki, taş üstünde taş kalmamış,
Acılarla hemhal olmuşum,
Sözcükler düğümlenmiş boğazımda, lal olmuş dillerim.

Bomboş sokaklarda, bir divane gibi gezerim,
Gölgeni arar gözlerim, her köşe başında, her tanıdık yüzde,
Sonra usulca süzülür düşlerime, o tanıdık silüet.
Ama nafile...


Yüreğimde dinmeyen bir hüzün,
Dudaklarımdan dökülmeyen, yarım kalan bir sözüm.
Kim silebilir alnıma kazınan bu yazgıyı,
Kim dindirebilir gözlerimden süzülen bu sızıyı?




Sitede Önceki / Sonraki
Yazarın Önceki / Sonraki
Oylama
0 (0 oy)
  • Yorumlar 3
  • Yorum Yaz
  • Tebrikler
  • Beğenenler
  • Popüler Yazıları
Yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın.

edebiyatevi.com
Yitik Sevda Fısıltısı

Yitik Sevda Fısıltısı

NEJAT HOCA NEJAT HOCA