İki Düşkün Ruh

Sarhoş bir kadınla, absintin yeşil uçurumunda,
İki düşkün ruh - aşkın son bekçileriyiz...

Akşam olunca, bir hançeri saplıyorum cama,
Ve biz günahın, iki kor meyvesi zamanın arafında…


Şehvet teri damlıyor bu bahçenin duvarlarından,
Koşuşturan gölgelerimiz  

Bu gece - Şeytanın kuklalarıyız
Aşk bir kundakçı, yakıyor bedenlerimizi
Avuçlardan sızan ter taneleri gibiyiz..


Rüzgarı Dinle! kalbinin çanları inliyor,
Bedenine her vuruşta bir günahın dökülüyor.
Nefesimin gölgesinde  succubus gibisin,
Gecenin örtüsü alkışlıyor bu sahneyi!


O nemli gözlerin, ateşle parlatılmış yıldızlar gibisin
"Aşk benim!" diye inliyorsun cehennemin bahçesinde

Ama biliyorum,sen sadece benimsin her gecede

Ateşin söndüğünde sen eşsiz güzelliğinle kalıyorsun…


Ve ben bir sigara yakıyorum şerefine -  ruhumla…



Sabah olunca gidiyorum... Siyah pelerinim sislere karışarak,
Arkamda bıraktığım tek şey: teninde aşkın kokusu
Ve bir avuç tatlı küfür...


( İki Düşkün Ruh başlıklı yazı Mikail Dede tarafından 11.06.2025 tarihinde sitemize eklenmiştir. Sitemizde yayınlanan eserlerin hukuki sorumluluğu , kullanılan materyaller ve yazının içeriği yazarlarına aittir.İzin alınmadan kaynak gösterilse bile sayfamızdaki eserler başka yerde yayınlanamaz. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. )
Okuduğunuz Yazının Site Kurallarını İhlal Ettiğini Düşünüyorsanız, Site Yönetimine Bildirmek İçin Tıklayınız.
 

EdebiyatEvi.Com | Edebiyat ve Kültür Platformu

EdebiyatEvi.Com | Edebiyat ve Kültür Platformu

EdebiyatEvi.Com | Edebiyat ve Kültür Platformu