Kimseler duymaz artık gönlümün feryadını
Kimseler duymaz artık gönlümün feryadını
Açma şu pencereyi çıkmasın dışarı ses
Feryat eylesem bile kimse bilmez adımı
Belli olmasın sakın ne bir soluk ne nefes.
Şu çile deryasından katre katre içmişim
Bembeyaz kefenimi elim ile biçmişim
Değilim şikayetçi yolum kendim seçmişim
Ardım dolu fırtına önüm göz görmez bir sis.
Akşam olur anılar birden batar ok gibi
Dost ararım bulamam nazım çeken yok gibi
Her çileden tatmışım karnım artık tok gibi
Ben onlarla yaşarım yüreğimde olmuş süs.
Yıldızlar yasta mıdır birer birer söndüler?
Mehtap da çekip gitti hepsi yad’a döndüler
Dertliler meclisinde bu garibi andılar
Kederden tokmak inse altında başım mı örs?
Şu Saadet ülkesi çok mu ıraktır bana?
Ömür boyu aradım yolum çıktı yabana
Bir lahza yüzüm gülse derim ki mihnet cana
Gönlümde umut ölmüş ağlayıp tutarım yas.
Gözümün pınarından artık yaşlar akmıyor
Yürek bir alev topu ateş od’u yakmıyor
Sırt dönmüş dünya bana hiç yüzüme bakmıyor
Barışmadı yıldızım onun için oldum küs.
Umudumu bağladım uzaktaki yollara
Dönüp dönüp bakarım mahzun açan güllere
Açmışım şu bağrımı deli esen yellere
Gönül kabım dolmadı elimde boş kaldı tas.
Hamur gibi yoğurdu çektiğim bunca çile
İmrenip bakmam artık güle aşık bülbüle
Yaşayan bilir derler anlatması kolay dile
Her biri ömre bedel her çileden aldım ders.
Nuri Baş
Dost Kalemden Katkılar
——————————————-