Kapımı Çaldı Bugün Meçhulden Gelen Bir Kul
Al güller yanında bahçeye kurduk sofra
Karşıda yeşil otlar uzamış olmuş mera
Naif bir ses duyuldu ne bağırtı ne nara
Kapımı çaldı bugün meçhulden gelen bir kul.
“Şöyle biraz otursam uzak yoldan gelmişim
Boynup büküp isterim sizi yaren bilmişim
Kimi tersledi kovdu kimisinden almışım
İçeri girem dedim buraya düşünce yol.”
“Buyur bacım, soframız her gelene açıktır
Önce doyur karnını gör ki benzin kaçıktır
İstediğin veririz bizim için küçüktür
İhtiyaçlar bitmez ki damla damla dolar göl. “
Ne de olsa yabancı “yemem” dedi çekindi
Utanıp sıkılınca fakirlikten yakındı
Kimseler var mı diye sağa sola bakındı
Bir kuru ekmek ona olmuştu yağ ile bal.
Altı Şubat depremi olmuş ona felaket
Eşiyle çocukları kurban almış o afet
Toprak yutmuş onları beton olmuş her ceset
Bir dakkada yok olmuş bunca servet, bunca mal.
Hanım dedi”Ey bacım, sabır yaraşır sana
Derdine derman olmak vazifedir bu bana
Taş taş üstüne konur böyle yapılır bina
El ele verilince yeniden kurulur il.”
Asil biri olduğu her halinden belliydi
Orta yaşlı birisi yaşı en çok elliydi
Üstünde eski fistan rengi solmuş güllüydü
Güneş yakmış yüzünü vardı bir kaç tane çil.
“Gardaş, dedi “Milletim ne güzel bir milletmiş
Cömertlik bu millete Hak vergisi izzetmiş
Nankör olursam eğer boynumda bir zilletmiş
Verenlere duaya durmalıdır daim dil. “
İhtiyacı olanı verince bizim hatun
Gözleri ışıldadı sanki bulmuştu altun
Titredi eli birden yüreği oldu mahzun
“Bacım” dedi bizim ki “üzülme şunları al.”
“Rabbım eylesin sizi cennetinde efendi “
Selam verip ayrıldı bilemedim ki kimdi
İçimdeki sıkıntı sanki bir anda dindi
Dalga dalga yayıldı çiçek açtı birden dal.
Nuri Baş
Dost Kalemden Katkılar
——————————————-