Su misali akan zaman...
Bana
seni hatırlatır
İçime
çektiğim duman...
Bana
seni hatırlatır
Menzile
varmayan yollar
Kenetlenemeyen
kollar
Kökünden
habersiz dallar...
Bana
seni hatırlatır
Saçlarımdaki
beyazlar
Sonbaharlar,
kışlar, yazlar...
Yediğim
onca ayazlar...
Bana
seni hatırlatır
Fecre
varmayan geceler
Dilime
batan heceler
Karlı
dağlar ve yüceler...
Bana
seni hatırlatır
Kötülükten
arınmış öz
Yürekten
söylenen her söz
İbrahim'i
yakmayan köz...
Bana
seni hatırlatır
Gonca
güller ve lâleler
Gözden
akan şelâleler
Dermansız
onca çileler...
Bana
seni hatırlatır
Bir
tarafta şeref, şanlar
Bayrağa
renk veren kanlar
Bir
varmış, bir yokmuş canlar...
Bana
seni hatırlatır
Baba,
oğul, ana, bacı
Kaçı
gitti, kaldı kaçı?
Yürekte
bitmeyen acı...
Bana
seni hatırlatır
Karlı
dağların başları
Hiç
dinmeyen gözyaşları
Kimsesiz
mezar taşları...
Bana
seni hatırlatır
Gördüğüm
ipeksi saçlar
Sahibi
olmayan suçlar
Hiç
beklenmedik sonuçlar...
Bana
seni hatırlatır
Sevdaya
dair yasalar
Ayrılıklar
ve tasalar
Işıklar
ve yarasalar...
Bana
seni hatırlatır
Çağlayanların
akışı
Annelerin
saf bakışı
Karanfillerin
kokuşu...
Bana
seni hatırlatır
Bütünden
ayrılan paylar
Demini
almamış çaylar
Denizler,
kıyılar, koylar...
Bana
seni hatırlatır
Onca
türkü, onca şarkı...
Ters
dönen feleğin çarkı
Kimi
gerçek kimi kurgu...
Bana
seni hatırlatır
İçimde
sönen ışıklar,
Kalbimdeki
sarmaşıklar,
Bahtı
karalı âşıklar...
Bana
seni hatırlatır
Dağ
başında esen yeller
Kirpiklerden
akan seller
Dostuyla
tutuşan eller...
Bana
seni hatırlatır
Ömür
tek bir kalp atımı
Gün
doğumu, gün batımı
Her
insan dünya yetimi...
Bana
seni hatırlatır
Gidimli,
gelimli dünya
Ne
kadar sürer bu hülya?
Gördüğün
ne varsa rüya...
Bana
seni hatırlatır
Bu
dünya kimine arsa
İstanbul,
Trabzon, Bursa
Unuttuğum
her ne varsa...
Bana
seni hatırlatır
M. NİHAT MALKOÇ