Köyün kenarında, dut ağacının altında oturmuştu yaşlı amca. Güneş yavaş yavaş dağların ardına kayıyor, köyün üstüne serinlik çöküyordu. Çocuklar oyun oynuyor, tavuklar kümese giriyor, ocaklardan akşam yemeklerinin kokusu yükseliyordu.

Ben ise, elimde küçük bir taşla toprağı karıştırıyordum. O an, amca bana dönüp derin bir nefes aldı:
 “Dünyalar kadar malın mülkün olsun, geceleri sarılıp yatacağın sevdiğin eşin yoksa, neye yarar?” dedi.

Aradan yıllar geçti. Okudum, büyüdüm, şehirlerde dolaştım,paranın, makamın, evlerin peşinden koştum ve hep daha fazlasını istedim. Aç kaldım,susuz kaldım, yeri geldi dostlarımı ve sağlığı ihmal ettim.Hiç ölmeyecekmiş gibi çalıştım sanki dünyanın tapusunu alacaktım.Geceleri  ışıkları kapattığımda, odamın sessizliğinde o sözler kulaklarımda hala  yankılanıyor. Gece yarılarında geçirdiğim ateşli nöbetlerim,ölümün soğuk  yüzünü gözler önüne seriyor.
Gün gelecek,beni kötü bilenler, "iyi biliriz"diyecekler.
Gün gelecek,üşüyen bedenimi toprak ana kucaklayacak.
Gün gelecek,onlar ağlarken ben güleceğim;  sevgiyi,dini ve  ahlakı alet edip iki yüzlü davrananlara veda edeceğim için.
( Gün Gelecek başlıklı yazı berberce tarafından 1.09.2025 tarihinde sitemize eklenmiştir. Sitemizde yayınlanan eserlerin hukuki sorumluluğu , kullanılan materyaller ve yazının içeriği yazarlarına aittir.İzin alınmadan kaynak gösterilse bile sayfamızdaki eserler başka yerde yayınlanamaz. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. )
Okuduğunuz Yazının Site Kurallarını İhlal Ettiğini Düşünüyorsanız, Site Yönetimine Bildirmek İçin Tıklayınız.
 

EdebiyatEvi.Com | Edebiyat ve Kültür Platformu

EdebiyatEvi.Com | Edebiyat ve Kültür Platformu

EdebiyatEvi.Com | Edebiyat ve Kültür Platformu