Öğretmenlik
Öğretmenlik; sabır, vicdan, fedakârlık ve sevgi gerektiren kutsal bir meslektir. Çocuğun hayalleri ve karakteri onların elinde şekillenir. Ortaokul ve lise yıllarımda etkisi altında kaldığım birçok öğretmenimizi tanıdım. Bazıları hâlâ aktif görevde, bazıları emekli oldu, bazıları ise rahmetli oldular. Onlar bizim rol modellerimizdi. Söylediklerine inanır, bazılarını babalarımızdan bile çok severdik.
Nereye mi gelmek istiyorum?
Her yıl milyonlarca öğrencimiz büyük umutlarla eğitim fakültelerini dolduruyor; ders çalışıyor, sınavlara hazırlanıyor ve öğrencilerine kavuşacağı günü iple çekiyor. Buraya kadar sorun yok. Sorun, mezun olduktan sonra “atama” gerçeğiyle başlıyor. Yeterli kontenjanların ayrılmaması onların umutlarını kırıyor. Üstelik bu sorun yeni de değil; nedense görmezlikten geliniyor.
Rehber öğretmenlerimizin sosyal medya hesaplarındaki paylaşımları beni derinden üzmektedir ve onlara hak da veriyorum. Çünkü bu işin saklanacak bir tarafı kalmadı. Her yıl mezun sayısı katlanarak artıyor.
“Edebiyat, tarih, coğrafya, resim ve felsefe grubu öğretmenliklerini yerinizde olsam okumazdım.” diyenleri görüyoruz. 2000-3000 kişinin girdiği sınavlarda ayrılan kontenjan sadece 100-200 kişi oluyor. Bazı branşlarda ise katılım çok daha fazla olmasına rağmen ayrılan kontenjan çok daha az. Karşımızda buz gibi gerçek ve acı bir tablo var... Üstelik bu durum sadece bu alanlarla sınırlı değil; diğer branşlar için de geçerli.
Ben kimseyi öğretmenlikten soğutmak istemiyorum, öğretmen olmak benim de hayalimdi ancak bildiklerimi susarak gençlerimizin hayallerinin çalınmasına göz yumamıyorum.
Peki, neler yapılabilir?
Bence iki temel çözüm var:
1. Eğitim fakültelerine alınan öğrenci sayısı kesinlikle sınırlandırılmalıdır.
2. Düşük maaş alacağını düşündüğü için emekliye ayrılmayan öğretmenlerimiz için düzenlemeler yapılmalı, emeklilik teşvik edilmelidir.
3. Sınav sisteminde köklü değişikliklere gidilmeli, ezbercilikten vazgeçilmelidir. Örneğin biyoloji öğretmeni olmak isteyen bir kişi, dört yıl boyunca gördüğü alan derslerinden sınava tabi tutulmalıdır. Sürekli aynı konuları evirip çevirip sormanın kimseye faydası yoktur. KPSS’de öğretmen adaylarına daha çok alan bilgisi sorulmalıdır. Çünkü atandıklarında ihtiyaç duyacakları bilgi, esas olarak budur.
Öğretmenlik başlıklı yazı berberce tarafından
04.06.2026 tarihinde sitemize eklenmiştir.
Sitemizde yayınlanan eserlerin hukuki sorumluluğu, kullanılan materyaller ve yazının içeriği yazarlarına aittir.
İzin alınmadan kaynak gösterilse bile sayfamızdaki eserler başka yerde yayınlanamaz.
Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler
- Yorumlar 0
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın.