Sanma ki göz ağlamaz, yürek ise özlemez
Öyleyse söyle neden, selamın bile gelmez?
Sanma gönül özlemle, her an yolun gözlemez
Hasretinle beklerim, ağlarım yüzüm gülmez.
Hasret demişler adına...Şu yürek sızısının
Yaprak yaprak açılan gönlümdeki gülüsün
Bir sevda şairinin aşk yazan yazısının
Name edip şakıyan gülşende bülbülüsün.
Şu yüreğim ne demir ne bükülmez çeliktir
Hasret yükü yüklendi umut arar aşkına
Sevda yaktı kavurdu bak gör ki delik deliktir
A sultanım insaf et bu biçare şaşkına.
Sevdanın diyarında kalmışım tek başıma
Ne olursun uzatma o tatlı visalini
Hasret diye yazarlar belki mezar taşıma
Bu aşığın gönlünde görülen misalini.
Gönüldeki hayale göz de olurmuş perde
Beklerim geceleri giresin şu düşüme
Cemalin ışık bana kapkaranlık her yerde
Hasret beni üşütür sakın sen de üşüme.
Seherde esen yelden senden haber sorardım
Kuşların kanadında gözyaşım göndererek
En ıssız yerde bile durmaz seni arardım
Çaresiz kaldığım anı umuda döndürerek.
Çöle dönmüş yüreğim seraba çeker beni
Fırakın kızgın güneş ateşinde yakıyor
Vuslatının gözyaşı yıkasın şu bedeni
Arada varken hasret bilmem nere akıyor?
Hicranın şu narında yandım yandım kavruldum
Onun için her mekan gurbet geliyor bana
Ayrılık rüzgarıyla uzaklara savruldum
Ah! Şu hasret bitse de bir kavuşsaydım sana.
Nuri Baş