Her beş yılda bir gördüğüm olurdu
Bir arkadaşı
Her gördüğümde farklı bir yüze bürünürdü
Derken zaman geçti üzerınden
Neredeyse tanıyamadım onu.
Eser kalmamıştı eski hâlinden
Saçlar ağarmış, yer yer seyrelmiş,
Yaşama sevinci kalmamişti sanki
Kaybolmuş o neşeli, kıpır kıpır halleri.
Yerine geçmiş asık bir yüz,
Bir sessizlik, bir yorgunluk…
Farklı mıyım ben ondan sanki?
Zamanı durdurmak istedim,
Çünkü insanın ömrü durmadan geçiyor elinden.
Saniyelerle akıyor,
Her nefes biraz daha ileriye gidiyor.
Zamanı getiremeyiz geriye,
Aman Ya rabbim… bu yüz mü benim?
Geçmişim kırışmıştı orada.
Ve anladım ..
Eskiten zaman değil, biziz aslında.
Buruk bir akıştır bu çağda.
Bir yanımız “dur” diyor hâlâ,
Bir yanımız yorgun ve şaşkın.
Başka seçenek kalmamış:
Ölümle kalım arasında ince bir çizgi.
Bir yandan “burası senin değil” diyen bir nida,
Bir yandan hâlâ direnen çaresiz bir ruh.
Ne yaparsak çaresi yok;
Su akar, mecrasını bulur.
Belki bugün, belki yarın,
Belki de daha da yakın…
Akıntıya kapılan çerçöp gibi,
Kimse durduramaz bizi
ve Akkan zamanı,..
mesakin -21/10/2025