GAVUR İZMİR
Sahil kentleri değişik ülkelerde de olsa birbirini andırır. Bir Kordon boyu mutlaka olmazsa olmazıdır .Anıt bir yapı Nice de soyut bir heykel olarak kendini gösterirken, Odesa da "şehitler anıtı" olarak gösterir. Marsilya da özgürlük anıtı olarak gösterirken ,New york da "özgürlük heykel "i olarak kendini gösterir .
Güzel ama bahtsız İzmir de en son fethedilen Anadolu kenti olarak bir sahil kentidir. Güzel
kordonu ve tarihi mekanları ile birlikte anıt yapısı ,şarkılara filmlere esin kaynağı olan saat kulesidir ."Güzel izmir" tamlaması bir otobüs firmasının adından öteye gidememiş tarihi ve doğal güzelliklerin merkezi izmir giderek köhneleşmiştir.
Bu köhneleşmenin altında yatan tek sebep yöneticilerinin yersiz ve yetersiz olması, parti şablonuna uygunlukdan başka hiç bir özellik taşımayarak, parti kimliği ile kamuflajlı şekilde ayıplı olarak şehri yönetmelerine rağmen herkes bu ayıbı gizlemek için sebebi bilinmez şekilde, el birliği halinde çalışmaktadır.
1-İzmir Körfez i milyonlarca yıldır olduğu yer de aynı balıklara aynı deniz mahsullerine ikamet olarak orada duruyor.. Ama hiç bu kadar tecavüze uğramamıştı .Hiç bu kadar siyaha bürünüp karalar giymemişdi. .Arıtılmayan pis sular doğrudan körfeze akıtılırken kesif bir b*k kokusu yıllardır İzmir e gelen herkese" hoş geldin "der.. Hatırlayın İstanbul da Bedrettin Dalan ın Belediye baskanlığı döneminde Bir zamanlar bakhanelerin bulunduğu boğazdan, kara içine eskiden "altın boynuz" olarak anılan Haliç leş gibi kokardı. Deniz demeye bin şahit gerekirdi . Vizyon sahibi yöneticiler geldi ve İstanbul un bu leşe dönen Bir zamanların en uhrevi topraklarını İstanbul un "ilk Türkleşen "topraklarını ,temizlediler. Akıl almaz şekilde Ayazağa mahallesi üzerinden kanallarla getirdikleri boğaz suyunu, Kağıthane deresi ile Haliç e bağlayarak duragan suya sirkülasyon kabiliyeti katarak, suyu oksijene boğup haliç'i temizlediler. Şimdi sularında Bilgi üniversitesinin ögrencileri" yelkenli ve kürek kulupleri" ile sportif faaliyetlerde bulunuyorlar kayık kiralayıp geziyorlar. ..
2-İzmir in toprakları, allahın suyu ile dağı ile mümbit arazileri ile yetişmiş kalifeye insan gücü ile tüm kaynakları bu topraklar bahşetmiş ama şehirde ters giden bir şeyler var..Bu güzellik çamurun içinde debelenen güzel misali sahibini bekliyor. 1970 yılından beri durdurulamayan iç göçlere ragmen şehir hala ruhunu koruyor ve geleni yobaz da olsa, keko da olsa kendine benzeterek medenileştiriyor.. Buna rağmen Kentte ters giden bir şeyler var.. Yaşayanların her biri "işletme körüne" dönüşmüş, konfordan uzak yasam onlara kader gibi gelmekte, yakın yazlık bölgelere mevsimsel geçişlerle kurtuluş sağladıkları yanılgısındalar..
3-T:Soyer isimli sanıklaşan Belediye Başkanı zamanında CHP buraya da çöreklenmiş , ceketi koysam seçilir mantığı ile iş üretmez ,iş bilmez genel merkeze sadakatten başka bir özelliği ve yeteneği olmayan ,particilik taassubunun ötesine geçemeyen son tutuklamalarla, belediye işletmeleri üzerinden "hırsızlık ve dolandırıcılık" suçlarını işleyerek kurdurulan kooperatiflerle ,rant oluşturup, kaynakları hamudu ile götürenlerin işletmeciliğinde şehir , YAĞMA HASAN BÖREĞİN E dönüşmüştür..Sahilin ön tarafı 30-40 katlı binalarla ruhsatlandırılırken bunların "YARATACAĞI TRAFİİK KEŞMEKEŞLİĞİ"ne çözüm katkısı oluşturulmamıştır. Arka mahallelerde oturanların meltem rüzgarından yararlanma ve deniz görme hakkı da ortadan kaldırılmıştır .
4-Biz çocukken Balıkesir den izmir giriş yaptığınız Sabuncu bellinden yokuş yukarı çıkıp ,sürekli yokuş aşağı gelerek giriş yaptığınız yol hala duruyor.. İyi ki zamanında bu yol yapılmışdı hala tüm şehri taşıyor. 1980 yılında tüm Türkiye de araç sayısı 1380,000 di. Oysa şimdi sadece İzmir de de şu an itibari ile 2 milyon 100 bin arac bulunmaktadır ..Akşam üstü 16 itibari ile şehre Manisa istikametinden yada Turgutlu-Ankara istikametindeki Bel kahvesinden de girseniz yeterli yol ve geçişler üretilmemiştir. İstanbul da 39 ilçe bitişik nizama göre yer alırken her ilçeye 3 otoban girişinden bağlalanan yan yollar üstten doğa ve yya geçişleri yapılmıştır.. İzmir in ışıklarını gördüğünüz andan itibaren çile başlıyor.. Yetersiz yan yol sapakları ,tünel ve köprü geçişlerinin olmaması , OSB lerle donatılmış Manisa-Kemalpaşa-Bağyurdu-Turgutlu OSB leri ile kent ana artelleri bağlanamamıştır. Yoğun trafik iş dönüş ve başlangız saaatlerinde ızdırap olmaktadır
5-İnsanoğlu okyanuslarda dubalar üzerinde güneş tarlaları rüzgar gülleri kurarak elektirk üretirken ,denizlere ait en küçük hükmedilebilir alanlarından olaN İZMİR KÖRFES kendi haline bırakılmıştır. Buca dan Karşıyaka ya, Karşıyaka dan Kordon a köprü imalatı yapılmamış ,İDO benzeri deniz ulaşımı ise yetersiz seviyede kalmıştır
6-Tepelere konaklanan E*KA E*ekoop gibi uydu kentlere tünel geçişleri yapılmamış, kıç kıça yükselen gökdelenler tüm sahil boyunca işkencenin boyutlarını genişletmekten başka bir işe yaramayacak oturanların bile burnunu dışarı çıkaramaz hale dönüştürecektir.
7-Kent te giren tek ana artele liman ın Alsancak Limanın taşınmaması sebebi ile limana girecek koca koca tırlar da keşmekeşliğe hizmet ediyor. Şehrin ve ülkenin ticaretini dışa taşıyan ve kadükleşmiş Hamburg Rotterdam Singapur limanları ile boy ölçüşemeyecek şekilde cüceleşmiş liman bile işkence haneye dönüşmüştür ..
. Yapılmayan hizmetler sebebi ile ortaya çıkan toplumsal yaşamı işkence boyutu ile çekilmez hale getiren yöneticilerin GAVUR gibi davranarak Ege ye dökülen YunaN askerinin dökülmeden İzmir i yakma eylemine eş değer şekilde hizmet üretmemesinden kaynaklıdır
Peki hem yöneticilik yapmıyorsun hem de yöneticilik yaparken şehrin kaynaklarını devletin iller bankası kanalı ile gönderdiği paarları ,yanlı imar uygulamaları ve oluşturulan kooperifleri, taşoran eliyle soyulması ile de gavurluğu katmerlik boyutuna ulaşmıştır..
Halen İzmir Ağır Ceza Mahkemelerinde gözükmekte olan kooperatif davasında Proje de gözüken havuz ve ortak alanları 11 villa kondurup parti il yöneticileri ve seçilmiş bir kısım vekkıllerın akrabayı tarikat racılığı ile de en az 3 milyon dolarlık da ekstra villa vurgunu Kurucunu iradenin düştüğü halei göstermekteddir.
Şimdi İzmir e neden Gavur İzmir diyelim ? Gavur gibi yönetilen şehir dersek İzmirlileri de bu yanılgıdan korumuş oluruz...