Ölüm Sessizliği
Ben köylüyüm; tarlalardan domates, biber, soğan, patates ve sarımsak toplaya toplaya geçti çocukluğumuz. Meyve ağaçları tarlaların bekçiliğini üstlenirdi. Atalarımız:
“Meyve olsun da kurt, kuş, karınca yesin” derlerdi.
Köylülerimiz meyve ve sebzeyi kendi yetiştirdiği gibi hayvancılık da yapardı. Hatta bazı aileler dağlarda küçükbaş beslerdi. Tarım ve hayvancılık köylerimizin can damarıydı; geçim kaynağıydı, omur iliğiydi, iki gözüydü, ciğerleriydi, kalbiydi… Ata mesleğimizdi.
Süt, yoğurt, peynir ve kurbanlıklar hep komşudan alınırdı.
“Yeter ki komşunun işi görülsün” denir, üç beş kuruşun hesabı yapılmaz, alışverişler vadeli olurdu.
“Ekmek herkese yetecekti aslında.
Tarlaya karga dadandı, ambara fare, fırına hırsız, memlekete harami…”
Okul bahçeleri cıvıl cıvıl çocuk sesleriyle dolar, bakkallar kırtasiye malzemeleri de satardı. Çamur yollarda yürümenin, buz gibi sınıflarda ders işlemenin, yağan yağmurda iliklerimize kadar ıslanmanın keyfini yaşardık.
Akşam üzeri köy kahvesinin önüne mini bir pazar kurulur, anons yaptırılırdı:
“Eski köy kahvesinin önüne balıkçı gelmiştir.”
“Kahvenin önüne giyimci gelmiştir; uygun fiyatlarla satış yapmaktadır, çocuk elbiselerinde indirim vardır.”
“Ayakkabıcı gelmiştir.”
“Tatlıcı, simitçi gelmiştir.”
“Bıçakçı gelmiştir.”
“Semerci gelmiştir.”
“Züccaciyeci gelmiştir.”
“Kuruyemişçi gelmiştir.”
Duyan duymayana haber verir, kadınlar çocuklarını alıp pazara koşardı. Paranın değil, insanın değeri vardı.
“Abla sen al, sorun değil; haftaya gelirim, o zaman verirsin” diyerek satıcılar köydeki hanımlarımızı teşvik ederdi.
Rahmetli babamın da bir adeti vardı: Saat beş ya da beş buçuk olduğunda üstünü değiştirir, ayakkabılarını yıkar ya da boyar, kokusunu sürer, kırmızı taş tesbihini çeke çeke kahvenin yolunu tutardı.
Annemle hafif sürtüşmeleri olmaz değildi:
— “Bugün gitmeyiversen olmaz mı Kadir?”
— “Olmaz Marzı, senin çeneni mi dinleyeceğim burada; çay borcum var.”
— “Senin borcun hiç bitmez zaten.”
“Bizim köy İstanbul çarşısı gibi maşallah” derdi babam… Tabii yirmi yıl önce.
Bugün sadece köyümüz değil; ilçemiz, hatta ilimiz bile in cin top oynar hâle gelmiş. Bu durum beni çok üzüyor, çok yaralıyor. Sayısız fabrikanın, dükkânın ve insanların kol kola gezeceği yerde artık ölüm sessizliği hâkim…
Ölüm Sessizliği başlıklı yazı berberce tarafından
02.01.2026 tarihinde sitemize eklenmiştir.
Sitemizde yayınlanan eserlerin hukuki sorumluluğu, kullanılan materyaller ve yazının içeriği yazarlarına aittir.
İzin alınmadan kaynak gösterilse bile sayfamızdaki eserler başka yerde yayınlanamaz.
Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
- Yorumlar 0
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın.