Evvelden ahire kalkarken trenin
Toprak kokusuyla yoğrulur tenin
Rahmetle yıkanır masum bedenin
Geçer gider ömrün ahla yel gibi

Aynadaki gerçek vurdukça yüze
Bir lokma bir hırka yetmedi bize
Doğruyu pay ettik her yalan söze
Vahla gider ömrün, akar sel gibi

Gafletle yaşarsan boş geçer yıllar
Hakla yoğrulmazsa hamdır akıllar
Sana altın olsa  tüm den çakıllar
Uçup gider ömrün, kalır çöl gibi

Yalan dünya malı küfre battığın
Emanet bir candır caka sattığın
Kara toprak olur en son yattığın
Solup gider ömrün, kurur dal gibi

Son durak görünür puslu ovada
Başkası konaklar yaptın yuvada
Bâkî kalan var mı yalan dünyada
Kurur gider tenin, solar gül gibi

Zamanın pas tutar duvar dibinde
Çürük öz saklanır insan kibrinde
Kopya götürülmez kefen cebinde
Sönüp gider umut, yanar kül gibi

Makbûl bir İbadet gençken olanı
Nefsin koru yakar şevke dalanı
Allahım affetsin şeytana kananı
Zayıflar tüm iman, kalır tül gibi

Bayram Ataç derki yükümüz ağır
Duyduğun ezana kalma hiç sağır
Taksirli günahlar şirkden de ağır
Biter bir yolculuk, düşer pul gibi
Ne mal kalır ne mülk, kurur göl gibi
( Evvelden Ahire başlıklı yazı Bayram Ataç tarafından 12.01.2026 tarihinde sitemize eklenmiştir. Sitemizde yayınlanan eserlerin hukuki sorumluluğu , kullanılan materyaller ve yazının içeriği yazarlarına aittir.İzin alınmadan kaynak gösterilse bile sayfamızdaki eserler başka yerde yayınlanamaz. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. )
Okuduğunuz Yazının Site Kurallarını İhlal Ettiğini Düşünüyorsanız, Site Yönetimine Bildirmek İçin Tıklayınız.
 

EdebiyatEvi.Com | Edebiyat ve Kültür Platformu

EdebiyatEvi.Com | Edebiyat ve Kültür Platformu

EdebiyatEvi.Com | Edebiyat ve Kültür Platformu