Tema
Üye Ol Giriş Yap
Anasayfa Şiir Deneme Hikaye Makale Serbest Kürsü Yazarlar Forum Sohbet Online Üyeler
(0 oy)

Manisa Demirci Saraycık Kaplıcaları

Manisa Demirci Saraycık Kaplıcaları
MANİSA DEMİRCİ “SARAYCIK KAPLICALARI” TARİHİ
Saraycık Kaplıcaları, Türkiye'nin önemli termal kaynaklarından biridir. Tarih boyunca şifalı suları nedeniyle ilgi odağı olmuştur.
Bu kaplıcalar, antik dönemlerden günümüze uzanan zengin bir tarihe sahiptir. Özellikle Lidya, Pers, Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerine ait izler taşır.
Saraycık Kaplıcaları, sadece şifalı sularıyla değil, antik çağlara uzanan, tarihi geçmişiyle de bölgenin en önemli tarihi ve kültürel miraslarından birisidir.
Kaplıcalar, Demirci ilçe merkezine yaklaşık 40 km, Manisa il merkezine ise 124 km uzaklıktadır.
Demirci-Salihli yolu üzerinde, Borlu yakınlarında bulunur. Suyun sıcaklığı 45-54°C arasında değişirken, debisi 15-30 lt/sn'dir. Romatizma, siyatik, kireçlenme, cilt hastalıkları ve kadın hastalıklarına şifa için, ilgi duyulduğu bilinmektedir.
Halk arasında "Saraycık Hamamı" olarak da bilinen bu kaplıca, antik çağlardan bu yana bir şifa merkezi olarak kullanıla gelmiştir.
 
Antik Sidas(Saittai) kentiyle Bağlantısı:
Saraycık kaplıcaları, İcikler yakınlarındaki antik Sidas (Saittai) kenti ile bir bağı olduğu bilinmektedir. Bölgedeki antik döşeme yol kalıntıları, bu şifalı su kaynağının antik çağlarda, Sidas kentinin aristokratları ve halkı tarafından yoğun olarak kullanıldığını göstermektedir.
Mimari Kalıntılar: Kaplıca alanında bugün hala, Roma dönemine ait antik kemerli bina kalıntıları ve tarihi hamam yapıları gözlenebilmektedir. Bu yapılar, alanın 1. Derece Arkeolojik Sit alanı ilan edilmesini sağlamıştır.
İsim Kökeni: "Saraycık" isminin, bölgede bulunan ve antik dönemde bir sarayı andıran görkemli hamam yapılarından geldiği düşünülmektedir.
 
Saraycık kaplıcalarının tarihi geçmişi.
Saraycık Kaplıcalarının tarihi, antik Lidya Krallığı'na kadar uzanır. Kaplıcalar, Lidya'nın önemli yerleşim merkezlerinden biri olan Sidas(Saittai) Antik Kenti'nin yakınlarında yer alır. Sidas(Saittai), M.Ö. 600'lü yıllara dayanan bir Lidya kenti olup, Lidyalıların sanat ve ticarette parlak bir şehri olarak bilinir.
Sidas antik kentinin, orijinal adı Saittai olup, "güzel-kutlu orman" anlamına gelir. Türklerin egemenliğine geçtikten sonra, adı "Sidas" olarak değiştirilmiştir.
Bu isim, bölgenin doğal zenginliğini de yansıtır. Sidas (Saittai), Lidya döneminde ticaret ve sanatın çok geliştiği önemli bir merkezdir. Tarihi kaynaklara göre, ilk metal parayı Lidyalılar basmıştır. İşte tarihte basılan ilk metal paranın, burada basıldığına dair bilgiler vardır.
Kaplıcanın geçmişi Lidya Kralı Alyattes (M.Ö. 610-560) dönemine kadar uzanır. Alyattes, tarihteki ilk Spa(Salus per aquam-Sıcak suyla sağlık) merkezini, volkanik kilin de çıktığı bu alanda kurmuştur.
Volkanik kil, yaklaşık 3 milyon yıllık, volkanik aktivitelerle oluşmuş ve Lidya döneminden beri sağlık ve temizlik amacıyla kullanılmıştır. Bu kil, kaplıca sularıyla birleşince şifalı bir etki oluşturmuştur.
Sidas’ın(Saittai) Lidya dönemindeki önemi, Sart (Sardes) antik kentinden sonra mimari açıdan en ileri yapılara sahip olmasıyla bilinir. Fakat bilimsel kazılar yapılmadığı için, yapıların detay bilgileri maalesef sınırlıdır. Bölge halkından, İciklerli yazar-şair İsmail Sarıçay’ın “Unutulan Antik Kent Sidas” adlı Türkçe ve İngilizce basılmış kitabı, sınırlı da olsa, Sidas’la ilgili önemli kaynak bilgi ve resimler sunmaktadır.
Aslında bu bölge, Hitit, Frig, Lidya, Roma, Selçuklu, Osmanlı egemenliklerini görmüştür. Demirci ilçesinin tarihi ise, Yontma Taş Devri'nden başlayarak Cilalı Taş, Bakır ve Tunç devirlerine kadar uzanır.
Lidya Devleti'nin M.Ö. 546'da Persler tarafından yıkılmasıyla, bölge Pers egemenliğine geçmiştir. Volkanik kil ve termal sular Persler tarafından da kullanılmıştır.
Kaplıca asıl ününü Roma döneminde kazanmıştır. Helenistik-Roma dönemine ait antik saray hamamı kalıntıları, kaplıcanın Geç Roma döneminden beri aktif olduğunu gösterir.
Roma İmparatorluğu'nda, Mısır Kraliçesi Kleopatra'nın güzellik sırrı olarak kili kullandığı anlatılır. Kil ve kaplıca suları, cilt bakımı için de tercih edilmiştir.
Kleopatra'nın, bölgedeki bu volkanik kili sarayda güzellik sırrı olarak kullanması, Saraycık kaplıcalarının önemini daha da artırmıştır. Bu kullanım, kilin tarih boyunca önemini yitirmemesini de sağlamıştır. Saraycık kaplıcalarıyla ilgili bir şiirde şöyledir.
 
SARAYCIK KAPLICALARI
Demirci saraycık kaplıcaları
Dertlere devadır sıcak suları
Tarihte nice devletler görmüştür
Lidya Roma Bizans Osmanlıları
 
Kral Kraliçeleri misafir etmiştir
Şifa dağıtmış marazlar bitmiştir
Sidas Antik kenti bağlantısıyla
İnsanlar devamlı gelip gitmiştir.
                           İsmail Sarıçay
 
Kaplıcadaki hamam, tarihi kemerli binalar ve taş yapı kalıntıları, Roma mimarisini yansıtır. Aynı zamanda İcikler yakınında yer alan Sidas(Saittai) antik kent kalıntılarıyla da benzerlik taşır. Sidas antik kentine yazılmış bir şiiri de buraya almakta fayda vardır.
 
GEZDİM İCİKLER SİDAS’I
Gezdim gördüm İcikler’i Sidas’ı
Yaşamış Osmanlı Bizans Lidya’sı
Geçmiş medeniyetin yatar hası
Bekler kâşifi gün yüzüne çıksın
 
Sidas’ın ayakta stadyum kal’ası
Saklı tarihin metal ilk parası
İlgi duyulmamış Lidya sonrası
Bekler kâşifi gün yüzüne çıksın
 
Muhteşem, Sidas mezarlar anıtlar
Üretilmiş taş bakır tunç sanatlar
Kaybolmuş sanat eseri kanıtlar
Bekler kâşifi gün yüzüne çıksın
 
Nal tepesinde saklı altın beşik
Sütunlar dik girişte kale eşik
Kral binası çarşısı delik deşik
Bekler kâşifi gün yüzüne çıksın
 
Kuzeyde durur Ağin mağarası
Altta döşeme mermer toprak arası
Güreş yeri gösteri arenası
Bekler kâşifi gün yüzüne çıksın
 
Tekne taşları olmuş Kral mezarı
Yanına gömülmüş eşi kızları
Konmuş şişeyle akan gözyaşları
Bekler kâşifi gün yüzüne çıksın
 
Ayakta direnir yaşlı sütunlar
Toprağın koynuna saklanmış onlar
Tarihe ilme ışık tutar bunlar
Bekler kâşifi gün yüzüne çıksın.
 
Kırk direklidir yeraltı çarşısı
Yanda Nal tepesi Ağin karşısı
Bulunur mangırların Kral başlısı  
Bekler kâşifi gün yüzüne çıksın
 
Akar tam ortasından kızıl pınar
Toprak altında hazineler yatar
Sarayı görenin yüreği yanar
Bekler kâşifi gün yüzüne çıksın
 
Gider gizli geçit Sidas Kofur’lu
Krezüs tatil yapar yanında oğlu
Taş döşelidir tarihi Kral yolu
Bekler kâşifi gün yüzüne çıksın
 
İsmail Sidas’ı çok inceledi
Uzun yıllar üstünde geceledi
Taş toprak levhaları heceledi
Bekler kâşifi gün yüzüne çıksın.
       İsmail Sarıçay
 
Saraycık kaplıcalarının, Selçuklu ve Osmanlı Dönemleri:
Kaplıcalar 11.yüzyılda Anadolu Beylikleri dönemiyle birlikte, Türk egemenliğine girmiştir. 1310'larda Karesioğulları, ardından Saruhanoğulları hâkim olmuştur.
Saruhanoğlu Hızır Şah döneminde (1410'a kadar) kaplıcayla ilgili vakıflar kurulmuştur. 1412'den itibaren Osmanlı'ya bağlanmıştır.
Demirci, Osmanlı zamanında, Saruhan Sancağı'na bağlı bir kaza merkeziydi; 1595'e kadar veliaht şehzadelerin yönetimindeydi. Kaplıcalar, işte bundan dolayı, Selçuklu ve Osmanlı mimarilerinden de izler taşır.
Kurtuluş Savaşı'nda Demirci, Yunan işgaline karşı büyük bir direniş göstermiştir. Kaplıca bu dönemde de, milli kuvvetler tarafından tedavi ve temizlik amacıyla kullanılmıştır.
Kaplıcanın suları, sodyum bikarbonatlı ve gazlı sular grubundadır. Banyo ve içme kürü olarak faydalı olduğu bilinmektedir.
 
 
Demirci saraycık kaplıcalarının güncel durumu:
Saraycık kaplıcalarına, Demirci-Salihli yolu üzerinden ulaşılabilir. Kaplıca, Demirci'ye yaklaşık 40 km, Manisa il merkezine ise 124 km mesafededir. Ya da Salihli-Demirci yolu üzerinden de ulaşılabilir. Kaplıcanın suları, Demirci Çayı'na karışan bir noktada bulunur. Yakınında da Saraycık maden suyu kaynakları da mevcuttur.
Suyun sıcaklığı 45-54°C arasında değişir, debisi 15-30 lt/sn'dir. Romatizma, siyatik, kireçlenme, cilt hastalıkları ile kadın hastalıklarının tedavisi için faydalı olduğu bilinir.
Kaplıca alanı, antik hamam kalıntıları ve ticaret kervanlarının uğrak yeri olan han kalıntılarıyla iç içedir. Bu da onun binlerce yıllık bir kullanım geçmişine işaret eder.
Bölge, Helenistik-Roma döneminden kalan antik saray hamamı kalıntılarına da ev sahipliği yapar. 1.derece arkeolojik sit alanı olarak korunur.
Yaklaşık 3 milyon yıl önce volkanik aktivitelerle oluşan, volkanik kil (kalsiyum montmorillonit türü), bölgenin termal zenginliğinin temelini oluşturur.
Bu kil, Akıllı Çamur" olarak da adlandırılır. Ciltteki toksinleri dışarı atarken mineralleri verir. Kollajen(Esnek) dokuyu sıkılaştırır ve peeling(Cilt yenileme) etkisi yaratır.
Antik çağlardan beri sürekli kullanılan tesis, Lidya, Roma ve Türk mimarisinden izler taşır ve çevre halkı tarafından, tarihi kemerli yapı olarak tanımlanır.
Selçuklu ve Osmanlı mimarilerinden de izler taşıyan kaplıca, ticaret kervanlarının dinlenme noktası olarak görev yapmıştır. Yakınındaki han kalıntıları, bu ticari rolü doğrular.
1989 yılında İl Özel İdaresi tarafından ek bölümler inşa edilerek bölge halkına açılmıştır.
2001'de Borlu Belediyesi tarafından devralınmış, 2006'da belediye imkânlarıyla odalar ve havuzlar restore edilmiştir.
Ancak 2009 yılına ait raporlarda, bakımsızlık nedeniyle harabeye döndüğü ve yenileme için izin beklendiği belirtilmiştir. Kaplıca Sit alanı içinde olduğundan restorasyonlar sınırlıdır.
Netice olarak bu kaplıca, antik dönemlerden modern zamana uzanan bir miras olarak, hem tarihi, hem kültürel, hem de şifa özellikleriyle hep dikkat çekmiştir.
İSMAİL SARIÇAY
Sitede Önceki / Sonraki
Yazarın Önceki / Sonraki
Oylama
0 (0 oy)
  • Yorumlar 0
  • Yorum Yaz
  • Tebrikler
  • Beğenenler
  • Popüler Yazıları
Yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın.

edebiyatevi.com
Manisa Demirci Saraycık Kaplıcaları

Manisa Demirci Saraycık Kaplıcaları

İ.Sarıçay İ.Sarıçay