Kulağımda bir şarkı,
Gözlerimde beyazlar ve sen.
Bir piste durmadan dans ediyoruz,
Zaman bükülüyor.
Aldırmadan, durmadan
Adımlarımız karışıyor birbirine.
Gözlerinde soluklanıyorum,
Yanağım yanağında alevleniyor.
Sarıyor şehri kuru bir ateş.
Biri bağırıyor:
“Roma’yı ben yaktım!”
Giyotinde bir fısıltı:
“Ekmek bulamıyorlarsa pasta yesinler.”
Cellatların ellerinde biri yüzülüyor:
“Enel hak!”
Bir balkon tiradı başlıyor:
“Romeo, neden Romeosun sen?”
Azrail iş başında,
İsrafil ustura gibi üflüyor.
Dünyalar yıkılıyor,
Tanrı ilk ruha can veriyor.
Biz, tanrılardan eski dansımıza devam ediyoruz;
Zamana, mekâna, tanrılara meydan okuyoruz.
Sessiz ve usulca dudaklarında doğuyorum,
Her adımımızda, her notada.