
Nasıl geldim bu dünyaya
Ve
ne getirdim avuçlarımda?
Ne
umdum,
Ne
buldum söyle,
Ne
götüreceğim geriye,
Günün
birinde öldüğümde
Rüzgârın
uğultusundan gayrı ne durur ki içimde
Ya
da ne kalır benden geriye?
Bu
ömür dedikleri,
Avuçta
tutulan su misali
Parmak
aralarımdan sızıp gitti.
Daha
dün,
Güneş
gençliğimden alırdı ilhamını,
Bahar
benim için kışın saltanatına son verirdi,
Yeryüzü
de gökyüzü de bana dar kalırdı,
Zincirler
tutamazdı damarlarımdaki delikanlılığı,
Ulu
dağlara yazmaya kalkardım şanımı.
Oysa
bugün,
Kendi
izimi toprağın üstünde bulamıyorum.
Sanki
ben hiç gelmemişim bu dünyaya,
Sanki
meydan okumamışım insanlara,
Dağlara,
taşlara, ovalara
Sanki
kalbim bir virane,
Gönlüm
eski mir misafirhane,
Duygular
göçmen kuşlar
Ve
sanki hiç yaşanmamışlar.
Soracaklar,
adım gibi biliyorum
“Ne
biriktirdin?”
Oysa
ben
Acıdan
başka neyi saklayabildim ki?
Kırık
dökük anılardan başka?
Sevinç
bile emanet durdu yüzümde,
Gülüşlerim
kiralık birer elbise,
Dünyanın
bu kadar geçici olduğunu nereden bilebilirdim ki?
Elbette
etrafımda insanlar öldü
Ama
ben görmedim ki…
Hesap
günü dedikleri o büyük susuşta
Herkes
kendi gölgesiyle baş başa kalacak,
Yaptıklarım,
yapmadıklarım
Ve
yapamadıklarım bir bir sıralanacak.
Ne
dost sesi,
Ne
sevdiklerin şefkatli gülümsemesi,
Hayattayken
de varlardı sanki,
Sadece
yüreğimin çırılçıplak hali.
Diyecekler
belki:
“Sevdin
mi dünyayı?”
Nasıl
sevebilir ki insan var olmayanı?
Acıtanı
ve kanatanı?
Altınlarım
olmadı,
Altın
hesaplarım da,
Ama
içimde altın kadar ağır bir özlem taşıdım
Omuzlarımda.
Saraya
girmedim,
Yitirdim
kendimi karanlık mağaralarda,
Kalabalıklar
içinde adım anılmadı,
Tek
servetim yalnızlığımdı.
Şimdi
dönüp bakıyorum da
Bunca
telaş, bunca kavga,
Hepsinin
sebebi bir lokma,
Bir
hırka.
Oysa
insan
Sığabilir
daracık bir mezara
Ve
sığmaz koca sonsuzluğa.
Ben
boş geldim bu dünyaya,
Kimsesizliği
de gördüm yoksulluğu da,
Ötelendim
ve yaşadım yoksunluğu da
Ama
boş gidiyorum sanmayın,
Yüreğimde
kadim bir dua,
Dilimde
bir yakarış yaratıcıya
Ve
kalbimde kimsenin görmediği bin bir secde var.
Sorarlarsa:
“Dünyada
kimin vardı?”
Diyeceğim
ki:
Bir
kalp atışı kadar yakın,
Bir
nefes kadar gizli
Tek
bir sevdam vardı
Ve
hiçbir dünya malı onu satın alamazdı,
Çünkü
O
bu dünyanın malı değildi,
Asırlarca
sinemde belirdi;
İman.
Yazarın
Önceki Yazısı