Arafa Hasret
İnsan kendini illaki iyi hissetmek zorunda mıdır? İnsan için iyi demektir ki? Sağlıklı olmak, zengin olmak, güçlü olmak, haklı olmak, sahip olmak ya da tüm bunların bir bütünü müdür iyi? Belki de kötü hissetmemektir iyi olan. Yani eksik hissetmemek, bir şeylerin yoksunluğunu algılamamak, öteki olduğunu düşünmemektir. Bu durumda üç kademeden bahsedilebilir sanırım; iyi hissetmek, iyi ya da kötü hissetmemek ve kötü hissetmek. İşin aslı ben iyi hissetmekten ziyade kötü hissetmemek istiyorum. Bu mümkün mü?
Sağlık, iyi olmanın en temel yapı taşlarından biridir. Ağrısız bir beden, dinç bir zihin, hastalıktan uzak bir hayat. Bunların kıymetini ancak kaybettiğimizde anlarız. Ancak sağlıklı olmak tek başına "iyi" olmak için yeterli midir? Sağlıklı ama yalnız, sağlıklı ama anlamsız bir işte çalışan, sağlıklı ama kimse tarafından sevilmeyen biri kendini gerçekten iyi hisseder mi? Sanmıyorum. Sağlık, iyi olmanın olmazsa olmaz bir koşuludur belki, ama tek başına yeterli değildir. Pek çok insanın zihninde iyi olmak ile zengin olmak arasında doğrudan bir ilişki vardır. Para, imkân demektir. İmkân ise rahatlık, özgürlük ve keyif demektir. Bu doğrudur. Yoksulluk, insanı iyi olma halinden uzaklaştıran en büyük etkenlerden biridir. Ancak zenginliğin mutluluk getirdiği bir eşik vardır. Araştırmalar gösteriyor ki temel ihtiyaçlar karşılandıktan sonra paranın mutluluk üzerindeki etkisi dramatik biçimde azalır. Daha da önemlisi, zenginlik çoğu zaman yalnızlık, güvensizlik ve tükenmişlikle el ele gider. Her zengin kendini iyi hissediyor olsaydı, intihar eden milyonerler olmazdı herhalde. Zenginlik, iyiliğin bir aracı olabilir belki ama amacı değildir. Güce gelince, başkaları üzerinde etki sahibi olma, hayatı kontrol edebilme kapasitesidir. Güçlü olmak insana "iyi" hissettirebilir. Kontrol sahibi olduğunuzda kaygılar azalır, istediğinizi elde edebileceğinize dair bir inanç gelişir. Ancak gücün bir yanılsaması vardır. Hiçbir güç kalıcı değildir. En güçlü imparatorluklar bile çöker. Ayrıca, güç sahibi olmakla iyi bir insan olmak arasında hiçbir ilişki yoktur. Tarihin en büyük zulümlerini yapanlar, en güçlü olduklarını düşünen anlarda bile kendilerini "haklı" ve "iyi" hissediyorlardı belki. Ama gerçekten iyi miydiler? Güç, iyiliğin garantisi değildir; aksine, gücü elinde bulunduranın karakterinin sınandığı yerdir. Bu sıraladığım şeyler arasında belki de en yanıltıcı olanı haklı olmaktır. İnsanın kendini haklı hissetmesi kadar tatmin edici çok az duygu vardır. Bir tartışmayı kazandığınızda, bir haksızlığı ispatladığınızda, "Ben haklıydım" dediğiniz o an iyi hissedersiniz. Ama haklı olmakla mutlu olmak, haklı olmakla iyi bir insan olmak aynı şey değildir. Bazen haklı olmak, yalnız kalmak demektir. Bazen haklı olmak, kazandığınız tartışmada kaybettiğiniz bir dost demektir. Bazen haklı olmak, içinizde büyüyen bir öfke ve kırgınlık demektir. Haklıyken bile iyi hissetmemek mümkündür. Çünkü insan sadece bir argümanlar bütünü değildir; bir kalbi, kırılganlıkları, bağlanma ihtiyacı olan bir varlıktır. Ev, araba, kariyer, unvan, takdir, beğeni sahip oldukça iyi hissedeceğimiz vaadiyle büyütüldük. Ancak sahip olmak, tıpkı zenginlik gibi, insanı doyumsuzluğa götürür. Sahip olduğunuz her yeni şey, kısa sürede sıradanlaşır ve bir sonrakini arzularsınız. Sahip olma arzusu, bir yarış pistidir. Ne kadar koşarsanız koşun, bitiş çizgisi hep ötededir. Dahası, sahip oldukça sahip olunan şeylere bağımlı hale gelirsiniz. Sahip olduklarınızı kaybetme korkusu, sahip olmanın verdiği iyi hissi zamanla zehirler. Belki de iyi, bunların hepsinin bir bileşkesi değil, bunların hiçbirinin garantisi olmadığı, bambaşka bir şeydir.
Antik Yunan filozofu Aristoteles, insan için nihai iyinin “eudaimonia” olduğunu söyler. Bu kelime genelde "mutluluk" diye çevrilir ama aslında daha derin bir anlamı vardır: İnsanın potansiyelini gerçekleştirmesi, kendine özgü işlevini (akıl ve erdem) yerine getirmesi. Bu tanıma göre iyi olmak: Haz duymak değil, erdemli olmaktır, rahat etmek değil, anlamlı bir yaşam sürmektir, sahip olmak değil, iyi bir karakter sahibi olmaktır.
Sevdiğiniz birini kaybettiğinizde üzülmezseniz, bu "iyi" bir şey midir? Yoksa ruhsal olarak bozulmuş olmanın bir işareti midir? Bir haksızlığa uğradığınızda öfkelenmezseniz, bu sizin "olgun" olduğunuzu mu gösterir, yoksa içinizdeki adalet duygusunun körelmiş olduğunu mu? Zor bir hedefe ulaşmak için çabalarken kaygılanmaz, rahatınızı bozmazsanız, o hedefe gerçekten ulaşabilir misiniz? Elbette iyi hissetmek zorunda değiliz. Bu modern çağın insana mutlu olmak zorundasın baskısı gibi bir şey olur. Peki, ya kötü hissetme durumuna ne demeli?
Kötü duygular esasında
tıpkı fiziksel acı gibi, birer sinyal sanırım. Ateşe dokunduğunuzda canınız
yanar; bu "kötü" bir histir ama sizi korur. Aynı şekilde, üzüntü,
öfke, kaygı, korku, hayal kırıklığı belki de bunlar da size bir şeyler
anlatmaya çalışan biyolojik ve psikolojik sinyallerdir. Bu sinyalleri
bastırmak, kendini "iyi hissetmeye" zorlamak, aracınızın gösterge
panelindeki uyarı ışıklarını bantla kapatmaya benzer. Sorunu çözmez, sadece onu
görmezden gelirsiniz. Belki de işin sırrı şudur: Kendini kötü hissetme
özgürlüğüne sahip olmak, gerçek iyi olma halinin ta kendisidir. İnsan kötü
hissetmeye alışabilir mi? Bu mümkün müdür?
İnsan nasıl acıya alışamazsa bence kötü
hissetmeye de alışamaz. Belki kötü hissetmeyi görmezden gelebilir. Ancak bu
doğru bir yol olmaz elbette.
Çoğu
inanç sisteminde ölümden sonraki yaşamda Cennet, Cehennem ve Araf’tan
bahsedilir. Cennet bir mükafat, cehennem bir ceza ve araf da bir tür arada
kalma yeridir. Yani pozitif, negatif ve nötr olarak nitelendirebiliriz bunları.
Cennet insanın kendisini iyi hissetmesi olsa bu durumda cehennem de insanın
kendisini kötü hissetmesi olarak örneklendirilebilir. Bu durumda araf da
insanın kendini ne kötü ne de iyi hissetmesi olarak örneklendirilebilir. İnsan
cehenneme alışabilir mi? İnsan eğer cehenneme gitmek gibi bir seçenek varsa bu
seçeneğin gerçekleşmesindense arafta kalmayı tercih eder. Elbette insan kendini
iyi hissetmek zorunda değildir. Ama aynı insan kötü hissetmeye de alışmak
zorunda değildir.
Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler
- Yorumlar 1
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.