Artık yapacağın bu son sefer.
Dur yolcu bu rahatlık nerden,
Bohçanda aşktan azık mı var?
Asıl aşk gönüldeki ateşte,
Susuz toprak gibi yanınca
Şafakta şen şakrak,
Huşu ile uçan kuşlar misali,
Gökyüzünde pervane olunca
O zaman korkma doğrudur gidiş…
Mahşere kalmadan,
Çokları birleştir, hiç olsun.
Şüphelerinle bir kere savaş,
Getirip durma sofrana,
Zehirsiz olsun aş.
Ne ola, gönül ne ola,
Seninki aşk mıdır?
Olmalısın hemi dilsiz hemi sağır.
Az seversin , çok istersin.
Bu aşka bu sofra fazla.
Dokunduğun taş, altın olsun istiyorsan,
Giden son kervan,
Yetişmelisin can…