ULAN İBO

Seni hiç sevmedim, biliyor musun İbo
Artık bilsen ne olur, bilmesen ne yazar
Hiç sevmedim ama 
arkadaşımdın, dostumdun, yoldaşımdın
Seni sevseydim özlerdim ibo
Ama özlemiyorum, umrumda bile değilsin
Özleseydim eğer
Şiirlerimde bir dize olurdun, defterinde bir anı
Yad ederdim eski günlerimizi
Yazın bu sıcak gününde terli ellerimde Sallarken ömür yelpazesini, 
Geri sarardım ömür makarasını
Ta... Çocukliğumuzun ilk günlerine kadar
hasbihâl ederdik hayalimizde
Ben, şimdi kuyu bir çay, sert bir tütünle avunmaya çalışırken
Hatırlayıp lanet ederdim sana
Ama olmuyor ki, bu kadarını bile yapamıyorum

Bu gün eski çarşıya gittim biliyor musun İbo!
Yine yerde izmarit aradım 
Bir tane izmarit bulup iki fırt çeksem ne iyi olacaktı
Yine yağmur yağdı İbo, eskisi gibi
Bize inat,  ıslattı bütün izmaritleri, şans bu ya
Hep öyle olmuyor muydu zaten
Yine, bir adamın peşinden gittim uzun süre
Elindeki sigarayı atar diye, atsa; alacaktım izmaritini
Atmadı İbo, atmadı
Hani betunun aşındığı bir gölcükte yarım bir sigara bulmuştuk ya
Götürüp kurutmuştuk, sırayla birer fırt çekerek içmiştik
Hatırlıyor musun? Artık o gölcuk yok
Belediye, bütün anılarımızı asfalta gömmüş

Ben, hiç değişmedim İbo, ama büyüdünüz, yaşlandınız diyorlar
Öyle mi? Bilmiyorum, hiç farkında değilim
Ya sen
Eğer öyle ise, ne bok yemeye büyüdük ki!
Ne dersin
Yüreğimizde kirpi gibi dolaşan sevdamızın mızrakları biraz daha derine batsın diye mi!
Bizde gülleri kuklamayı bilirdik
Gülbağı, ayrık otu sardı, dallarına kargalar dadandı
Yapraklarını kurtçuklar kemirdi
Ukdemizin zehirli sarmaşıkları kurumuyor İbo
Hâlâ eskisi gibi
Dallarında, dört mevsim yediveren çiçekleri
Sittin sene kurumasın

Okul günlerimizi hatırlar mısın ibo
Ben, yalnız ve kimsesilz!
Benimle arkadaşlık edin diye size sokulurdum
Hakaretlerinize boyun eğer
Bana soktuğunuz laflara gülerdim, içim yana yana
İşte o yangın
O yangın var ya, hiç sönmedi be dostum, söndüremedim
Tutuştuğu yerde hâlâ aktif, hâla gür ve heybetli 
Bir gün küllenir mi? Hiç sanmıyorum

Ne çok düşmanımız varmış İbo
Dost cübbesini giymiş şeytanlar, akraba görünümlü ahtapotlar, arkadaş gibi davranan akrepler
Aldatıldık, sarıldık ve binlerce kez tekrar tekrar sokulduk
Bizi vurdular İbo, bir tilki kurnazlığıyla bizi vurdular
Beni kimsesizliğimden vurdular
Seni de fedakârlığından
Eskilerini bayramlık diye giyip hava atan zavallı pecmurdeler deliliğine hükmetti
Kalleşler tarafından yargılandık, dalkavuklerca hüküm giydik
Sen sadece bir jokermişsin be İbo, başka hiç bir şey!
Benimde dürüstlüğümü zayıflık saydılar
İlkesiz insanların arasında yaşanmıyormuş be dostum bilemedik ki!

Sana, senin aklın ağır geldi ibo, benimde hayatım
Cıvadan bir yük gibi
İkimizde  taşıyamadık, bir bit gibi altında ezildik
Ama olsun
Her şeye rağmen kendimiz olduk, kendimiz kaldık
Kendimiz gibi yaşadık
Bir çocuğun delik cebinde dökülen misketler gibi
Dağılsak bile

Biliyor musun İbo?
Ölsek, yasımızı kimse tutmayacak
Bir hafta sonra unutulacağız, hiç yasamamış gibi
Seni hiç sevmedim İbo, biliyor musun?
Ama özlüyorum ve dostum



( Ulan İbo başlıklı yazı suphi-seku tarafından 14.02.2026 tarihinde sitemize eklenmiştir. Sitemizde yayınlanan eserlerin hukuki sorumluluğu , kullanılan materyaller ve yazının içeriği yazarlarına aittir.İzin alınmadan kaynak gösterilse bile sayfamızdaki eserler başka yerde yayınlanamaz. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. )
Okuduğunuz Yazının Site Kurallarını İhlal Ettiğini Düşünüyorsanız, Site Yönetimine Bildirmek İçin Tıklayınız.
 

EdebiyatEvi.Com | Edebiyat ve Kültür Platformu

EdebiyatEvi.Com | Edebiyat ve Kültür Platformu

EdebiyatEvi.Com | Edebiyat ve Kültür Platformu