İnsanın İçindeki Deniz
İnsandır kendini ulaşılmaz kılan,
Etrafına dalgalardan örülmüş surlar diken.
Kendi derinliğinin sığ sularında kaybolan,
Sonsuzluk deryasından çıkmaya korkan bir sürgün.
Dur diyen yok, sağa sola bak diyen yok;
Dünyanın uğultusu kıyıda kesilmiş,
Sadece nefsin sınırlarını zorlayan o dikey boşluk...
Özgürlük, o karanlık sularda gizli.
Sudan çıksa, ruhu susuz kalacak;
Kendi suları hem konforlu hem de en güvenilir limanı.
Oysa bir adım atsa toprağa,
Sorumluluklar başlayacak, omzunda dünyanın yükü...
Belki de bir kaçış bu;
Yaşam karada olsa da, deniz kızı değil ki insan,
Solungaçları yok ama derini seviyor.
Çünkü yüzmek, yürümekten daha güvenli;
Girdaplarda kaybolmak, düz yolda yürümekten daha heyecanlı.
Macera duygusunu öldürmemek için,
Bir balık gibi yaşamak gerek o sükunette.
Girdaplara bakarken ürperir ya tenin,
Oysa öteki alemlere açılan adsız bir geçittir o.
Zamanın içinden, başka zamanlara sızan bir yolcu gibi;
Baş döndürücü, sersemletici, mide bulandırıcı...
Gideceğin yere döne döne, bir jet hızıyla vardırır seni.
Gücün kalmaz o boşlukta,
Eriyip akar gidersin...
Eğer özgürlük buysa, kaybolmak en büyük hürriyet.
İçinde binlerce canlı barındırsa da bu deniz,
İnsanın tuzdan içi dışı kaynar, yanar.
Vücudun alt üst olur o yoğunlukta;
Kaybettiğin tuzu kazansan da, fazlası zehir.
Tuzdan kaleler suda birer birer eriyip giderken,
Denizin köpükleri cezbeder seni masal gibi...
Berraktır, durudur, arınmış bir sudur bu;
Sanki tüm derinliğin güzelliği o köpüklerde saklı.
Yüzeye çıkınca anlaşılır sır,
Ancak kıyıya vurunca görülür insanın içindeki deniz.
- Yorumlar 1
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.